logo

reklam

1453 ve Yeniden Fetih Ruhu

1453 ve Yeniden Fetih Ruhu

istanbulun fethi

“İstanbul mutlak fethedilecektir. O’nu fetheden komutan ne güzel komutan, O’nu fetheden asker ne güzel askerdir.” Hz. Muhammed (S.A.V)

Yüce Resulümüzün müjdesi olarak gerçekleşmiş, İstanbul’un Fethi’nin yıl dönümünü her yıl aşk ve heyecanla yaşıyoruz. Bu büyük olayı sağlıklı bir şekilde değerlendirebilmek için, Hicreti, Peygamber Efendimizin konu ile ilgili müjdesini ve İslam Tarihi’ni çok iyi bilmek gereklidir.

Müslüman toplumlar Peygamber Efendimiz’in şu müjdesi ile heyecanlanmışlar ve bu müjdenin muhatabı olmak için harekete geçmişlerdi: “İstanbul mutlak fethedilecektir. O’nu fetheden komutan ne güzel komutan, o’nu fetheden asker ne güzel askerdir.” Sahabe ve Müslümanların içine, şehirler dilberi “İstanbul sevdası” düşmesinin asıl sebebi işte bu müjdedir.

Emevîler, Abbasîler, Yıldırım Beyazıt, Musa Çelebi ve II. Murad’ın yaptığı seferler sonuçsuz kalmış ve sıra son kuşatmaya gelmişti.

II. Mehmet daha çocuk yaştan itibaren devrinin en seçkin hocalarının elinde yetişmişti. Kalbine “İstanbul Sevdası” daha küçük yaşta düşmüştü. 1451’de babasının ölümü üzerine Padişah oluyor, ilk iş olarak İstanbul’un Fethi’ni programına alıyordu. Çünkü baştan beri Fetih ruhu ile yoğrulmuştu. Bu anlayışla devrinin teknolojisinden faydalanıyor, askerini bu disiplin içinde eğitiyordu. Bizans’ın geçit vermez surlarını yıkabilecek, 1,5 kilometre uzağa fırlatılabilen 2 ton ağırlığında toplar döktürdü. Ayrıca “Havan topu”nu icad etti.

Bu sırada Bizans’ın durumu hiç de iç açıcı değildi. Halk ahlakî ve ekonomik çöküntüden bıkmış, Konstantin’in zulmünden yılmıştı. O kadar ki halk “Hristiyan külahı görmektense, Müslüman sarığı görmek daha iyidir.” diyecek duruma gelmişti. Çünkü o dönemde Osmanlı “Adil bir dünya düzeni” kurmayı başarmış, dünyanın hayranlığını kazanmıştı.

fatih sultan mehmetİstanbul’u fethetmekte kararlı olan II. Mehmet tarihin ilk ağır toplarını döktürdü. Karadan ve denizden kuşatılması gereken bu şehir için her türlü tedbiri aldı. “Ya ben İstanbul’u alırım, ya da İstanbul beni.” diyordu. Ölümü göze alacak kadar kararlı alan bir insanın elinden hiçbir şey kurtulamazdı. Öyle de oldu.

Fatih, düşmanların hayallerinin bile ulaşamayacağı şeyleri “gerçek” haline getirmişti. Donanmayı bir gecede Dolmabahçe’den Haliç’e indirmeyi başardı. Gemileri karadan yürüttü.

Akşemsettin Hazretleri kısa bir uykuya dalıyor, rüyasında “Ebu Eyyüb el-Ensarî’nin kabri gösteriliyordu. Bu fethin müjdecisiydi. Gece yarısı “Talebesini yeniden çağırıyor, 29 Mayıs sabahı için son hücum emrini veriyordu. Gerçekten bu son hücuma surlar dayanmıyor, İstanbul Osmanlıya teslim oluyordu. Surlara Tevhid Bayrağı’nı dikme şerefi ise Ulubatlı Hasan’ın oluyordu.

Fatih, önde hocası Akşemsettin Hazretleri olduğu halde, coşkulu bir törenle İstanbul’a giriyordu. Bizans halkı ve kadınlar yollara dökülmüş, genç Fatih’i selamlıyor, üzerine çiçekler atarak tebrik ediyorlardı. Başka bir ülkenin tarihinde böyle göz yaşartıcı bir sahneye şahit olabilmek mümkün mü? Çünkü Bizanslılar, Osmanlı’nın zulmetmeyeceğini çok iyi biliyorlardı. Öyle de oldu. Fatih, Bizanslıları dinlerinde serbest bıraktı ve mabetlerine dokunmadı.

Millet olarak, genç nesle zafer ve başarılarımızı yeteri kadar anlatabildiğimiz söylenemez. Eğer, Çanakkale, İstanbul, Preveze, Mohaç, Varna gibi zaferlerin birini Batılılar gerçekleştirmiş olsaydı, sırf onun için yüzlerce film yapar, bu başarısını yeni nesle anlata anlata bitiremezdi. Nitekim tarihlerindeki basit direniş örnekleri için bunu uyguluyorlar. Bize düşen ise “Fatih Ruhu”nu genç nesle taşımak ve yaşanmaya değer hayatın ne olduğunu göstermek.

Zaferlerimizi tanıtalım ki, “gençlerimiz inançları uğrunda fedakârlık yapabilme” zevkini tatsınlar. Kahramanlarımızı tanıtalım ki, her gencimiz “Fatih, Ulubatlı Hasan, Yıldırım, Yavuz, Seyyid Çavuş” olmaya özensin. Fetih bereketiyle, bütün insanlığın yüzü gülsün.

Fethin 562. yılını kutluyor, ecdadımızı hayır dualarımızla yad ediyoruz.

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
1982 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

hasbahcegazetesi.com page title ... ... ... ... ... ...