logo

28 Şubat 2014

17 Aralık Başbakana Yapılan Siyasi Bir Darbedir

17 Aralık Başbakana Yapılan Siyasi Bir Darbedir

Recep Tayyip Erdogan-17 Aralık

17 Aralık Başbakana Yapılan Siyasi Bir Darbedir

hakan-albayrak

Hakan Albayrak/Star Gazete

Birileri ülkemizin yere çakıldığını görmek için yanıp tutuşuyor. Nasıl yanıp tutuştuklarını anlamak için Ülkemizi milyarlarca lira zarara uğratacak ve ülkemizin itibarını sarsacak bir zamanlama ile adeta bombalı paket halinde ‘patlatmalarından’ anlaşılıyor.

Yolsuzlukla mücadele adı altında Hükümete ve ülkemize tuzak kuran çevreler, şahsiyetli dış siyasetin ve küresel emperyalist rejimi sarsma istidadı gösteren bağımsız iktisadi hamlelerin intikamını alarak bize güya haddimizi bildirmek isteyen uluslararası şer odaklarının taşeronlarıdır. Yargı darbesine, 28 Şubat’ı hatırlatan entrikalara, iktidarın çatırdadığı intibaını uyandırmaya çalışan komploculara inat, her zamankinden daha dik duralım.

huseyin akgul

Hüseyin Akgül/Makder

17 Aralık 2013 Türk siyasi tarihine yeni bir darbe sistemi getirmiştir. Bu darbeyi yapanların ise yıllarca darbelere karşı olduklarını söyleyen bir takım zevat olması zıt bir durumu teşkil etmektedir. 17 Aralık’tan günümüze kadar yaşanan gelişmeleri iyice tetkik ettiğimizde görüyoruz ki bu operasyonlar her ne koşulda olursa olsun Suriye, Mısır, Filistin ve tüm Ortadoğu’daki mazlum ve mağdur halkların yanında olan gücünü farklı şer odakları, sermaye ve çıkar gruplarından değil sadece Hak’tan ve milletinden alan milletin adamı başbakanımıza yapılmıştır.

Bu operasyonların amacı on yıllar boyunca başı kapalı olarak okuyamayan, kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmalarına müsaade edilmeyen, bizzat milletin kendisinin ifade ve temsil edildiği yer olan meclise girmelerini sağlayan zihniyete darbe vurmak ve önümüzdeki 3 seçime etki etmek için yapılmıştır.

Bugün bu operasyonların asıl amacının yolsuzluk değil milletin iradesini temsil eden hükümete ve onun şahsında milletin iradesinin temsil edildiği meclise yapılmıştır.

Bu operasyonlar bize göstermiştir ki bundan sonra başta bizim gibi düşünen Sivil Toplum Kuruluşları olmak üzere tüm STK’ların ve diğer baskı gruplarının ülkemiz, bölgemiz ve Tüm İslam alemi için büyük bir şans olarak gördüğümüz Başbakanımıza sahip çıkmamız gerektiğini, başbakanımızın kendi ifadesiyle küçük siyasi hesapları bırakıp değerli, ahlaklı ve ideal sahibi bir siyaset geliştirmenin yollarını hep birlikte arayıp bulmalı ve bunun İçin Çalışmaktan bir an olsun kendimizi alıkoymamalıyız.

Selim Asaf/Yazar

İktidar son yıllarda Türkiye’de büyük ekonomik, sanayi, savunma ve temel özgürlükler alanında büyük ataklar gerçekleştirmişti. Bu atılımlar ile çevresindeki ülkeleri ve batı ülkelerinin dikkatini çekmeye yetmişti bile. Bu yükselişi durdurmak için önce medya-sermaye ve çevreci görünen marjinal sol gruplar ile gezi isminde hükümeti düşürme operasyonu başlatılmıştı. Milletin büyük sağduyusu ve yüce iradesi ile hedeflenen amaç bertaraf edildi. Dış ülkeler büyüyen ve güçlenen Türkiye’yi hedef tahtasına oturtmuştu bir kere.

17 Aralık’ta iktidarın sırtından beslenen ve semizlenen, devletin yargı, emniyet ve birçok bürokrasine sızmış paralel elemanları ile başladılar operasyonlara. Destekledikleri tv, gazete ve sosyal medya olanakları ile hükümeti yıpratmayı, yerel seçimlere kadar verilen talimatlarla istifalar yaşatmaya ve hükümeti düşürmeye şartlandılar. Ve sonrasında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminde Recep Tayip Erdoğan’ı itibarsızlaştırarak önünü kesmek istediler, böylece kendi belirledikleri kişinin cumhurbaşkanı olmasını sağlayarak DEVLETİN kontrolünü tamamen ele geçirmeye hedeflediler. Tabi ki hesap edemedikleri birkaç nokta vardı. Milletin liderinin dik durmasını ve milletin liderine sahip çıkmasını da hesap edemediler. Operasyon sonrası şaşkına dönen millet ancak birkaç gün sonra farkına varmaya başladı olayların aslını ve hemen tepkisini vermeye başladı. Paralel yapının gazete abonelik iptalleri artarak çoğaldı, bankalarına güvenip mevduatlarını emanet eden millet paralarını çekmeye başladı ve bu yapının bankası borsada her gün düşüş yaşamakta, cemaatin üyeleri kendi içerisinde ikiye bölündü farkına vardı bu iktidara yapılan ihanete ve millet oyunu tekrar bozmak için gün saymakta. Tabi ki devlet içindeki sağlam kalan kurumlar hemen reaksiyon gösterdi ve bu paralel yapının elemanlarını tasfiye etmeye başladı. Nasıl ki millet bu oyuna kayıtsız kalmadı ise devlet’te bu ihanete kayıtsız kalmayacaktı. Asıl 31 Mart sabahı bu paralel yapının tüm artıkları temizleneceği kanaatindeyim ve şuna da eminim ki 80 yıl kandırılan, aldatılan, ekonomik buhrana sürüklenen bu halk artık istikrarın ve özgürlüğün tadına bir kere baktı, bırakmaya da hiç niyeti yok!

Etiketler: » » » » » » » »
Share
985 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

hasbahcegazetesi.com page title ... ... ... ... ... ...