logo

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Basın Açıklaması

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Basın Açıklaması

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Aile Akademisi Derneği, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne dair yaptığı basın açıklamasında, 8 Mart’ın “Kadınlar Günü” ilan edilmesinin arka planına değindi.

“8 Mart 1857’de meydana gelen olaylarda, erkekler de ölmüştür. Direniş, erkeklerin ya da kadınların değil insanlık onurunun bir direnişidir. Ancak kadını erkeğe rakip ilan eden ve her iki tarafı da birbirine düşman eden cinsiyetçi bakış açısı, bu tarihsel cinayeti de bir kadın cinayeti olarak kodlamıştır” denildi. Ayrıca, “8 Mart 1857 günü Amerika’da vahşi kapitalizme direnirken yanarak canlarını kaybeden mazlum Amerikalılara Allah’tan rahmet diliyor; bu mazlumların katili olan, kadını erkeğin düşmanı yapıp, her ikisini de kendisine köle edinmeye çalışan küresel sermayeyi lanetliyoruz” ifadelerine yer verildi.

8-mart-neden-dunya-kadinlar-gunudur

Basın açıklamasının tam metni şu şekilde:

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI

8 Mart 1857’de yükselen kapitalizmin getirdiği insan sömürüsüne karşı, insanca çalışabilme, insanca yaşayabilme hakkını müdafaa etmek isteyen 40 bin işçi ayaklandı. New York polisi olaya sert bir biçimde müdahale etti. ABD polisinin bugünde görmeye alışkın olduğumuz aşırı şiddet kullanımı, işçilerin fabrikaya hapsedilmesiyle devam etti. Bu esnada çıkan yangın çoğunluğu kadınlardan oluşan 129 işçinin hayatını kaybetmesine neden oldu.

19.yüzyıl dünyasında vahşi kapitalizme yönelik bir çok isyandan birisi olarak görülebilecek olay, 26-27 Ağustos 1910 tarihinde düzenlenen Dünya Sosyalist Kadınlar Kongresi’nde Alman Sosyal Demokrat Partisi üyesi Clara Zetkin’in bugünün Dünya Kadınlar Günü olarak ilan edilmesi teklifiyle önem kazanmış oldu.

Kısaca tarihsel geçmişini verdiğimiz 8 Mart olayları, kapitalist manipülasyon ağının günümüze yansıyan en başarılı örneklerinden birisi olarak incelenmeye değerdir.

8 Mart 1857 direnişi, kapitalizme karşı yürütülen bir direniş hareketidir. İşçi hakları özelinde kapitalizmin insan sömürüsüne karşı bir harekettir. 19. yüzyılın ikinci yarısı ABD açısından Avrupa güçleriyle girişilen kapitalist yarışın en çok kızıştığı dönemdir. Erkeklerin tümü günde 16 saatlik ağır çalışma koşullarında çalıştırılmasına karşın endüstriyel kapitalizmin işgücü ihtiyacını karşılayamayınca kadınlar ve çocuklar da işgücü olarak iş hayatına sürüklenir. Erkek iş gücü ağır sanayide çalıştırılırken, kadın ve çocuklar göreceli olarak daha hafif olan sanayi sektörlerinde çalıştırılır.

İster erkek, ister kadın ya da çocuk olsun, insanın insan olarak değeri olmadan ölesiye çalıştırıldığı bu sisteme yönelik bir direnişin yıl dönümü, ekonomik özgürlüğün havuç olarak gösterilip, kadının, kapitalist sermayeye ucuz iş gücü olarak piyasaya sürükleneceği bir araç haline getirilmiştir. Bugün kadınlar gününe ilişkin kullanılan kadın imajları, genellikle ofiste çalışan, bakımlı ve gülen yüzlü kadınlar olsa da, kadınların çok büyük bir oranı hala insani değerlerin yok sayıldığı iş ortamlarında, ucuz iş gücü olarak çalıştırılmaktadır. Kapitalizm 8 Mart 1857’de olduğu gibi halen onları evlerinden, çocuklarından ve ailelerinden kopartıp almaktadır.

8 Mart 1857’de meydana gelen olaylarda, erkekler de ölmüştür. Direniş, erkeklerin ya da kadınların değil insanlık onurunun bir direnişidir. Ancak kadını erkeğe rakip ilan eden ve her iki tarafı da birbirine düşman eden cinsiyetçi bakış açısı, bu tarihsel cinayeti de bir kadın cinayeti olarak kodlamıştır. Bugün, kapitalizme karşı insanlık onurunun savunulduğu bir gün olarak anılacakken erkek egemen dünyaya karşı kadının bir günü olarak anılmıştır/anılmaktadır.

Olayın gerçekleştiği yer ve müsebbibi olan Amerikan kapitalizmi ve kolluk güçleri ise, bugünün lanetinden çok kolay sıyrılmış gözükmektedir. 1960’ların sonunda kapitalizmin çıkarları için bugünü, güçlü bir şekilde gündeme sokan Amerika, kapitalizmiyle ve kolluk güçlerinin kullandığı orantısız güçle 8 Mart’ın gündemi olmaktan çok uzak görünmektedir.

İnsanlığa gönderdiği kitabı Kuran’da 20 farklı yerde “ey insanlar” olarak hitapta bulunan Allah, hiçbir yerde “ey kadınlar” ya da “ey erkekler” diye muhataplarına seslenmemiştir. Çünkü İslam, cinsiyet ayrımcılığının, kadınla, erkeğin ayrılmasının uzağındadır. İslam kadını ya da erkeği değil, insanı şeytani sömürülerden korumak, insanın izzeti ve şerefini yükseltmek için indirilmiştir.

Bu çerçeveden hareketle 8 Mart 1857 günü Amerika’da vahşi kapitalizme direnirken yanarak canlarını kaybeden mazlum Amerikalılara Allah’tan rahmet diliyor; bu mazlumların katili olan, kadını erkeğin düşmanı yapıp, her ikisini de kendisine köle edinmeye çalışan küresel sermayeyi lanetliyoruz. İnsanlığın, İslam’ın ona getirmiş olduğu izzet ve şerefi kuşanarak bu sahtekarların maskesini düşüreceğini ümit ediyoruz.

aile akademisi derneği

Aile Akademisi Derneği
Yönetim Kurulu

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
724 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

hasbahcegazetesi.com page title ... ... ... ... ... ...