logo

reklam

AİHM’nin Din Dersi Kararını Nasıl Okumalı

AİHM’nin Din Dersi Kararını Nasıl Okumalı

Aihm Din Dersi Karari

AİHM’nin Din Dersi Kararını Nasıl Okumalı

Yeni Türkiye sloganıyla start vermişti kampanyasına Sayın Erdoğan. Cumhurbaşkanını halkın doğrudan seçebilme imkânı şunu ifade ediyordu kuşkusuz.

İlk defa halk, “cumhur” yerine konulmuş başkanını seçme imkânına sahip olmuştu. Bu seçim maratonunda Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN, “Eski Türkiye-Yeni Türkiye”  mukayesesi üzerinden vaatlerini millete arz etmiş ve millet tercihini salt çoğunluk ile “ Yeni Türkiye” den yana kullanmıştı. Yeni Türkiye, her alanda hepimize yeni sorumluluklar yüklemiş, yeni açılımları beraberinde getirmiştir. Eğitimden sağlığa, güvenlikten yerel yönetimlere kadar herkes bu bilinç ile üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmelidir bundan sonra. Zira artık millet eskisi gibi daha kötüsü ile iyi olanı kıyaslayarak tercih etmek yerine iyisi ile daha iyisini kıyaslayacak bir tercih etme basiretine erişmiştir artık. Kısır tartışmalar ve bildik algı operasyonları O’nun tercihlerine etki edebilme imkânından uzaktır.

Bugünlerde AHİM tarafında alınan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisine ilişkin karar, batı aklının Eski Türkiye üzerinde belki anlamı olabilecek bir karar durumu ifade edebilir. Şurası bir gerçek ki; bu karar, hepimizin hafızasında tazeliğini koruyan Leyla Zana ile Leyla Şahin davalarına bakıştaki ideolojik ve dizayn etme refleksli kararını hatırlatmaktadır. İslam Dünyasını ayrıştırma ve zayıflatma politikasının gereği Şii-Sünni çatışmalarının Türkiye’yi de içine çekmek isteyen bir stratejik hamle olarak anlamak gerekir bu kararı.

Sözüm ona Demokrasinin beşiği Fransa ve Almanya’da Din Dersi anlamında Hıristiyanlık Kiliseler tarafından okutulurken, Milli Eğitim Bakanlığının hazırladığı müfredat, tüm Dinler hakkında kültürel anlamda bilgilendirme ve bu coğrafyanın gerçeklerine cevap veren bir ders olma niteliğine sahip iken bu karar başka nasıl okunabilir?

Türkiye’de yıllardır başımızı ağrıtan  “etnik odaklı ayrıştırma ve çatıştırma politikası” bizi bu konuda yeterince tecrübe sahibi etmiştir. Artık Yeni Türkiye Aklı, sorunlarını yerli dinamiklerle çözme iradesine ve eski Türkiye’ye ait ne kadar  “üretilmiş sorun” varsa tespit etme ve dışarıdan akla ihtiyaç duymadan çözme potansiyeline sahiptir. Çözüm süreci ve diğer açılım çalışmaları(Alevi açılımı, Roman açılımı v.s) bu iradenin bariz göstergeleridir.

AİHM, Din eğitimine ilişkin bu kararı alırken bir şeyi doğru hesaplayamamıştır. Türkiye artık eski Türkiye değildir ve Din Dersi üzerinden yüzleşmenin önce Alevi olana zarar vereceğinin bu millet farkındadır. Yeni Türkiye, kendine çizdiği istikamet ile kronik sorunlarını bir bir çözmeye başlamış, toplumun bir kesiminin ötekileşmesine neden olabilecek her sorunu doğru tespit edecek bir ufuk ortaya koyarak kendine bu anlamda bir yol haritası belirlemiştir. Bugünlerde açıklanan Ortaöğretim Kurumlarındaki başörtüsü yasağını ortadan kaldırma iradesini de doğrudan Başbakan’a bağlanan Kürt sorununa ilişkin çözüm sürecini de böyle okumalıyız.

Sözün özü, Yeni Türkiye artık her türlü toplum mühendisliğine kapılarını kapatmış ve kendi medeniyet değerleri ile barışmaya karar vermiş ve bu coğrafyanın tarihsel sorumluluklarına vakıf bir stratejik derinlik ile kendine bir vizyon belirlemiştir. Bu vakitten sonra ne bu millet, ne de Türkiye’yi yöneten akıl, eski usul numaralara pabuç bırakacak değildir.

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
946 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

hasbahcegazetesi.com page title ... ... ... ... ... ...