logo

reklam

Ayna Ayna Söyle Bana

Ayna Ayna Söyle Bana

Kitap okuma konusunda birden fazla köşe yazısı yazdım. Okuma kültürü hakkında da hep beylik laflar söyledim. Ne yazık ki söylediğim kesim, kitap okumayan kesim oldu. Onlar da zaten köşe yazısı okumadığından dolayı laflarımız semada kaybolup gitti. Yazılarımızı okuyanlar; zaten ben kitap okuyorum, bu eleştiriler bana olamaz, dedi. Okumayanlar ise okumamaya devam etti. 

Gelin bu sefer bir değişiklik yapalım. İşe kendimizi eleştirmekle başlayalım. Örneğin evimizde kaç kitap var ve bunlardan kaç tanesini okuduk, hesabını yapalım. Çizelgelerle, yüzde oranlarıyla hatta kesirlerle gösterelim kendimizin kitap okuma ile ilgili ilgisini. Örneğin, haftada bir kitap okuduğumuzu varsayarak yola çıkalım. İki bin on yedi yılının ekim ayının son günleri içinde olduğumuz bugüne kadar kitaplığımıza kaç kitap ilave ettik, onu soralım kendimize. Kırk kitap almış mıyız? Bunlardan kaçını okumuşuz? Sordukça soralım kendimize kitapla ilgimizi.

Başka bir eleştiri daha yapalım kendimize; yolda kaç kitap okuduk bunu soralım… Korkmayın, kimse duymuyor içinizden verdiğiniz cevapları. Hatta cevaplardan kendinizden başka kimsenin haberi olmayacak. Bazen kendimizin de haberi olmuyor ya… Neyse…

İş yerimizde, arabamızda, dolabımızda ve hatta cebimizde kaç kitap var. Evet, evet cep boyu kitaplar var. Her yerde satılıyor. Hani şu çok mağazalı, her şeyi ucuza sattığını söyleyen marketler de bile var. Her şeyi ucuza sattıklarından olsa gerek kitapların da fiyatı ucuz olmalı.

Kitap satın alma davranışımızı da bir gözden geçirelim. Kitaplarımızı alırken tavsiye üzerine mi alıyoruz yoksa kitapçıya gidip seçerek mi alıyoruz? Kitap türü konusunda bir ilgimiz var mı? Yoksa yemek seçmediğimiz gibi kitap da seçmiyor muyuz? Bir kitabın iyi bir kitap olduğunu nasıl anlıyoruz? Tanıdığımız, bildiğimiz yazarların yeni kitaplarını hemen alıyor muyuz? Kaç tane yazar ile kitabı hakkında görüşme fırsatı elde ettik? Ya da yeni çıkan kitapları tanıtan gazete veya dergi alıyor muyuz? Bu sorular bitmez aslında. En büyük zorluk kendimizi, kendi aynamızın karşısına oturtmakta… Oradaki sorular benim sorduklarımdan daha ağırdır. Soranda kendinizsinizdir, cevaplayan da.

Varsayalım ki buraya kadar tüm sorulardan alnımızın akıyla geçtik. O zaman yeni bir soru soralım; okuduğunu anlama ile ilgili kaç tartışmaya katıldık? Okuduğumuz bir kitabı kaç dostumuz ile tartıştık. Siz ne anlamışsınız, onlar ne anlamış? Kahramanları hakkında ne düşünüyorsunuz? Yoksa her okuduğunuza inananlardan mısınız? Okumak eylemi ne kadar önemliyse, okuduğunu anlamak eylemi onun belki on katı daha önemli.

Lise yıllarımda edebiyat derslerinde öğretmenlerimiz çokça kitap okuturlardı. Okuduğumuz kitaplardan da onlarca soru. Herkes farklı cevap yazsa da cevabı kitabın fikirlerindense doğru kabul edilirdi. Okuduğumuz kitapların gerçek metinlerini kullanırdık. Gerçek metinleri kullandırırlardı ki kelime bilgimiz artsın, sözlük kullanabilelim. Hayatımızı üç yüz-beş yüz kelime ile döndürmeyelim. Sonra on yıl önce yazılmış kitabı bugünün Türkçesine çevirmek zorunda kalmayalım. Kitap okumaya karşı direncimiz bu şekilde devam ederse on yıl sonra çocuklarımızın hangi Türkçe ile konuşacağını kestirmekte zorlanıyorum.

Benim işim çocuklarla. Çocukların gelişimi ile ilgili yazı yazmakla… Öyle yetişkinlere buradan (en azından bu köşeden) ahkâm kesmek istemiyorum. O yüzden siz yine çocuklara kızmayın; kitap okumayıp saatlerce cep telefonu, tablet ve bilgisayardan oyun oynuyorlar diye. Onlara başkası öğretti bunu. Yoksa niye bu şekilde davransınlar ki?

Not: İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün “Sözlük Özgürlüktür” adlı projesini takip etmenizi tavsiye ederim. Çocuğunuzun okulunda bu projeye başlanmamışsa, sizler evinizde bu projeyi yürütebilirsiniz. En azından ben öyle yapıyorum. Her gün yeni bir kelimeyi ailemizin sözlük hanesine kaydediyorum. Keşke bu projenin cep telefonunda oyun şeklide olanını yapsalar.  O zaman çocuklara derdik ki; hadi bu oyunu oynayalım.  Sözlüklerin internet adresi; http://sozluk.istmem.com 

Erdoğan Ergin

Etiketler: » » » » » » » » » »
Share
1307 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

hasbahcegazetesi.com page title ... ... ... ... ... ...