logo

reklam

Birliğimizi Benimsemek, Geleceğimizi Belirlemek

Birliğimizi Benimsemek, Geleceğimizi Belirlemek 

Önemsiyorum, çünkü yerel bir radyomuzun birkaç yıldır aralıklarla verdiği 10 Aralık 1931 “İslam Genel Kongresi Beyannamesi” bir insanlık örneği ve bir İslamlık abidesi olarak örnek olmuştur.

Bu toplantıda alınan kararlar oldukça içtenlik ve sorumluluk duygusu ile bize verilmiştir.

22 ülke ve 153 delege mezhep ve etnik köken aramaksızın bir araya gelmiş, İslam kardeşliğini geliştirmek ve Müslümanlar arasında işbirliğini sağlamak için kararlar almıştır. Şii din âlimi M. El Hüseyin Al-i Kâşif Cuma hutbesini “İslam kardeşliğinin önemi ve İslam birliğinin tesisi” olarak sunmuştur.

İstatistiki olarak belki Türkiye’de % 5‘imiz, Dünya’da ise milyonda 1’i bile belki duymamıştır. Aslında Kudüs’te alınan kararlar tüm insanlığı ilgilendirmektedir.

Nicelik ve nitelik olarak Sünni ve Şii toplumu daha yakından ilgilendirmektedir, bizim sorunumuz Sünni veya Şii ayırımı olamaz çünkü aynı dinin mensuplarıyız.

Aradaki ayrım olmaksızın, müşterek konuları ön plana çıkararak birlik ve beraberliğimizi tesis yollarını aramamız gerekir. Bunu yaparken İslam’ın temel kaidelerine riayet ederek, bidatlarden uzak durarak yapmamız gerekir.

Asıl olan insanları kazanmak olmalıdır; Kim bir kimseyi, bir kimseye veya (o kimsenin) yeryüzünde bir fesat çıkarmayan (ölüm cezasını gerektiren bir suçu olmadığı halde) bir kişiyi öldürürse o takdirde bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir insanın hayatını kurtarırsa, o takdirde bütün insanların hayatını kurtarmış gibidir. (Maide Suresi, Ayet:32) Ayet-i Kerimenin meali gereği biz bir insanı kurtarmak için uğraşmak zorundayız.

Bu hassasiyeti yeteri kadar hissetseydik belki bugün Irak, Suriye, Yemen ve diğer ülkelerdeki insan kayıplarımız olmayacaktı. İnsanlık insanları yok etmeye sarf ettiği çabayı veya daha azını insanları kazanmaya harcasa herhalde daha farklı bir dünya, daha gülen yüzlerle dolu insanlarımız olacaktır.

Hep beraber dizileri görüyor tarihimizde nice hıyanetlerin, nice zorlukların yaşandığına şahit oluyoruz.

Medeniyetimizin tekrar tesisi ve geleceğimiz için doğru yapmamız gerekeni takip ederek;

* Birbirimizi sevmeyi,

* Birbirimize gülümsemeyi,

* Bir diğerimize hoşgörülü olmayı,

* Aramızda saygıyı sürdürmeyi,

* Her ne olursa olsun selamlaşmayı,

* Yardım etmeyi hem de karşılıksız olarak,

* Düşeni elinden tutup kaldırmayı,
Yapabileceğimiz basit fakat önemli adımlar olarak görmekteyiz.

Toplum olarak dinamik bir toplum yapısına sahibiz. Başka ülkelere giden insanlarımız oradaki insanların bizlere hayranlıkla baktıklarını ve kardeş gördüklerini hep şahit olmuşlardır.

Yılların bizi ayırmış olması gönül birliğimizi bozamamış, belki dumura uğratmış olabilir fakat üzeri küllenen kor misali üfleyince tekrar canlanır ise aynı sevgi, kardeşlik üzerine gelen küller de bir üflemeye muhtaçtır.

Biz bu külleri kaldırmayı başarır isek bizim çocuklarımız, torunlarımız aynı neş’e ve canlılıkla birbirlerini sevecek, birbirine bağlanacak beklediğimiz ve geçmişte kurduğumuz medeniyetlerin yenisini tekrar inşa etmiş olacağız.

Aldığımız miras ve biz mirasyediler olarak bugün belki gelecekteki kardeşlik ve birliğimizin kıymetini unutmuş veya unutturulmuş olabiliriz, fakat bizim bırakacağımız miras herhalde aldığımızdan daha iyi olmak zorundadır.

Güvenle ve sevgiyle bir gelecek bırakmak ümidiyle.

Selam ve Dua ile
Fethullah Fakıoğlu

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
356 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.