logo

reklam

Çanakkale Zaferi 102 Yaşında

Çanakkale Zaferi 102 Yaşında

Bundan yaklaşık bir asır önce Kahraman ecdadımız bütün dünyaya “Çanakkale Geçilmez” diye haykırdı.

Onlar; İ’lay-ı Kelimetullah için, Din-i Mübin-i İslam için canlarını feda ettiler. Tevhidi savundular. İslam’ın izzet ve şerefini korudular. Müslümanların onurunu müdafaa ettiler. Mabetlerimize namahrem eli değdirmediler. Ezanlarımızın susturulmasına müsaade etmediler.

Çanakkale Zaferi, milletimizin kardeşliğini, birliğini, dirliğini, izzetini ve şerefini korumaya yönelik şuurlu bir mücadelenin adıdır.

Çanakkale bir ölüm kalım savaşıdır. Bütün bir milletin mutlaka zafere odaklanmış bir şeklidir. Çanakkale; İngilizlerin, Fransızların, Rusların, Yunanlıların kabarmış iştahlarının kursaklarında kaldığı yerdir. Çanakkale Zaferi, Osmanlı’nın İslam Dünyası karşısında itibarını yenilemiş ve güvenini arttırmıştır. Çanakkale Savaşında saldıran topa, tüfeğe, çeliğe, ateşe karşı etin kemiğin kendisini savunmasıdır.

Çanakkale savaşında maddi zenginlik; top, tüfek cephane kadar; manevi güç, iman, ahlak, sabır ve sebatta önemli olmuştur.

Balkanlarda kaybettiğimiz toprakların acısını silmek için bütün iç âlemimiz hazırdı. İmanımız tamdı. Kendimize güveniyorduk ve yeterince silahımız da vardı.

Çanakkale’de savaşı başlamadan önce kumandandan askere kadar herkes büyük bir heyecan içinde abdestini almıştı. Namazlar kılındı, dualar edildi, herkes birbiriyle kucaklaşıp, helallik isteyerek vedalaştı. Sonra cepheye: Bismillah ya Allah diye yürüdüler.

Nihayet Allah’ın yardımı ile Seyit Onbaşı’nın üçüncü defa kaldırıp topun ağzına sürdüğü mermi 276 kilo ağırlığında idi. Fırlatılan top, tam düşman zırhlısının bacasından içeri girdi. Fransızların Bouvet zırhlı gemisi 12 yerden isabet almış, kaptan dâhil 639 deniz askeri, boğazın soğuk sularına gömülmüştür.

Bu büyük zafer; mevcut silahlarla, Mehmetçiğin imanı, azmi, vatan, din, namus sevgisi ile komutanların üstün sevk ve idaresinde ve en önemlisi de Allah’ın yardımı ile kazanılmıştır.

Bu zaferin tek bir izahı vardır: O da Mehmetçiğin teslim ve tevekkülüdür. İnsanın gönüllü olarak canını feda etmesi ancak canından daha değerli bir amaç uğruna olur. O da vatandır, din ve namustur.

Şöyle ki; Ölürsem şehit, Kalırsam gazi, Ya İstiklal Ya Ölüm.

Mehmetçiğin ben ölürsem vatan sağ olsun dedirten imanıdır, idealidir, gözünü kırpmamasıdır.

Yabancı komutanlar Çanakkale Zaferi için şunları söylediler; “Türkler gaz kullanmazlar, çünkü onlar temiz savaşçıdırlar”, “Çanakkale’de Mehmetçik; korkmuyor, ürkmüyor, iman dolu sinesini, çelik duvara siper etmiş bekliyordu”, “ Dünyanın en yürekli ve kahraman askeri olan Mehmetçiğe; derin sevgi ve saygılar. Çünkü savaş alanında, günlerce bu kahraman askerinin cesareti, yaptığın işin güzelliği ve insani vasıfları konuşuldu.”

Mehmetçiğin güzelliklerinin kaynağında iman yatmaktadır. Onu güçlü kılan İslam imanıdır. Bu millet, bin senedir sahip olduğu bütün güzellikleri İslam imanına borçludur.

Çanakkale Savaşında İngiltere Genelkurmay Başkanının bilmediği bir şey vardı. O da Mehmetçiğin sarsılmaz imanı idi. Çanakkale harbindeki bu birlik, gönül birliğidir. İman birliği, din kardeşliği birliğidir.

Genelkurmay Başkanlığımızın kayıtlarına göre Çanakkale Savaşında; 589 Subay ve Astsubay. 56.495 Er ve Erat olmak üzere toplam 57.084 askerimiz şehit olmuştur. 97.864 yaralımız, 11.000 kayıp, 7.000 hava değişimi, 20.000 hastalık nedeniyle ölüm, 14.000 hasta eklendiğinde ordunun zayiatı toplam 206.507 olmuştur.

Bizlere bağımsız bir ülkeyi miras bırakan hiç düşünmeden canını vermiş tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.

Selam Huda’ya tabi olanların üzerine olsun.

Muzaffer Coşkun

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
462 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.