logo

reklam

Çevre Temizliği ve Toplumsal Bilinçlenme

Çevre Temizliği ve Toplumsal Bilinçlenme

Ülke olarak çevre temizliğine önem vermek zorundayız. İstanbul fethedildiğinde Fatih Sultan Mehmet çevre temizliği ile ilgili ferman çıkararak bu konuda önemli ilk adımı atmış ve her sokağa 2 görevliyi “çöp çıkaranlar” olarak görevlendirmiştir.

Tabi ki herkes kendi evi başta olmak üzere çevresini de temiz tutarsa sırayla ev, sokak, mahalle, şehir ve ülke temiz olacaktır. Aynı şekilde fert, aile ve toplum temizlik konusunda sırayla bu bilince ve temizliğe sahip olacaktır.

Ev den çıkıyoruz etrafa dikkatsiz bir fert çöp atmış, arabamıza biniyoruz önümüzdeki veya yanımızdaki arabadan bir izmarit, bir peçete veya çöp yola savrulmakta. Birbirimizi ikaz etmemiz lazım fakat bazı insanların ikaza dahi tahammülü yok maalesef. O zaman bu insanlar için caydırıcı hatta ceza içeren uygulamalar lazım aynı Singapur’daki gibi. Singapur’da yere çöp atmak yasak. Cezası 1.000 Singapur Doları yani yaklaşık 717 USD. Yere tükürmenin de ayrı cezası var. İnancımızın gereği bizler temiz olmak ve örnek olmak zorundayız.

Bu konuda hadislerden bir kaçını sizlerle paylaşmak istiyorum:

“Temizlik, imanın yarısıdır” (Müslim Taharet:1)

“Allah (c.c.) temizdir, temizleri sever. Etrafınızı temizleyiniz” (Tirmizi, Edep:41)

“Avlularınızı ve çevrenizi temiz tutun. Lânetli iki şeyden sakının; insanların gelip geçtiği yolları ve gölgelikleri kirletmeyin” (Müslim, Taharet:20)

Toplum olarak düşünürsek, bizim kirlettiğimiz yerleri bir başka insan temizlemek zorunda. Bu bir temizlik işçisi olabilir, çöp atıklarının içinden paraya dönebilecek eşyaları arayan insanlar olabilir veya ihtiyaçtan parasız kalarak çöp kutularını karıştırıp içinden bazı şeyler arayanlar da olabilir.

Tüm bunları düşündüğümüzde bizim ihtiyacımız yok diye çevremizi kirletemeyiz. Bu Şehir ve bu ülke bizim. Sadece biz yaşamıyoruz bu mekânlarda. Eğer başkalarına saygı göstermiyorsak o zaman fert olarak o kişinin yaşayabileceği bir yer araması daha doğru olur, eğer bulabilirse.

Çöp konteynerlerinden veya çöp kutularından; kutu, kâğıt ve benzeri malzemeler toplayan, bunların geri dönüşüne katkısı olanlardan bahsediyoruz… Bu insanlar büyük bir hizmet vermekteler. Bu yetişkin insanların yanında bazen vücudu mikroplara dayanıksız küçük çocuklarda bulunmakta.

İlgililer bu konuda duyarsız olmamalıdır: Belli yaşın altındakiler atık toplama işi yapmamalı. Atık toplayanların bir dernek çatısı altında birleşmesi sağlanmalı. Atık toplayan yerli ve yabancı kişilerin bir eldiven veya kendine uygun önlüğü yada forması olmalı. Belirli sürelerle koruyucu aşı yapılmalı ve sistematik olarak kontrol edilmeli (bu insanlarımızın koruyucu sağlık içinde olması için) Taşıma aracı olmayanlar için taşıma şekli veya kapasitesi belirlenmeli. Bu insanların işlerini kolaylaştırıcı başka önlemler de alınmalıdır.

Biz istesek de istemesek de bu insanlar fahri olarak bir görev üstlenmiş pozisyonda ve bu sayede atık kâğıt, poşet vb.gibi geri kazanım sağlanmaktadır.

Dünyada toplanan atık kâğıt vb. gibi geri kazanım oranı; Almanya’da %71, İsveç’te %52, ABD’de %45, İngiltere’de %43, Türkiye’de, %47’dir.

Bu yazımızda daha çok kişisel ve evsel atıklar konusunda dikkat çekmek gayesindeyiz. Evimizde her atık, çöp ve bunun gibi şeyleri aynı torbaya atmaya alışmışız bu alışkanlığın değişmesi lazım. Kâğıt, naylon gibi çıktılar aynı yere atılmalıdır. Diğer meyve, sebze ve doğal atıklar ayrı yere, elektronik vs. atıklar belirlenen ayrı kutulara atılması çok ciddi külfet-i ortadan kaldıracak ve kazanım sağlayacaktır.

Bahçesi olanlara tavsiyem; artan ekmek ve yemek artıkları için birkaç kümes hayvanı beslemek de ayrı bir fikir olabilir.

İsraf ekonomisinin getirdiği alışkanlıklarımızı dizginlemek, toplumun ve geleceğimizin ihtiyaçlarının karşılanmasında yarar sağlayacaktır.

Daha güzel ve temiz bir toplumun inşası için elele.

Selam ve Dua ile.

Fethullah Fakıoğlu

Etiketler: » » » » » » » » » » »
Share
339 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.