logo

reklam
27 Nisan 2014

Devekuşu Modeli Okullarla Nereye Kadar?

Devekuşu Modeli Okullarla Nereye Kadar?

devekusu modeli okullar

Devekuşu hikayesini bilmeyenimiz yoktur. Demişler ya devekuşuna” uç bakalım!” Ben uçmasını bilmem. Çünkü ben deveyim. Öyleyse “koş bakalım!”. Ben koşmasını bilmem; Çünkü ben bir kuşum.

Bazen sözü sona saklamaktansa, peşinen söylemek diyeceğini daha kolay gelir bana. Bu yüzden olsa gerek,”kitabın ortasından” konuşmam sebebiyle çoğu kez zorluk yaşadığım da söylenebilir. Ne yaparsın, bizim mektepte –Şişli İmam Hatip Lisesinde okuduğum yıllar diyelim!- sözü dolandırılmak öğretilmedi bize büyüklerimizden. Sözü eğip bükmektense sözün sonucuna razı olmayı yeğlemişizdir hep.

Nereden çıktı diyecek olanları meraklandırmadan meramımızı ortaya koyalım en iyisi.  Daha evvel müteaddit defalar farklı zeminlerde paylaştığımız bir konuyu-yol yakınken- düzeltilir umuduyla kamuoyuyla paylaşmak istedim açıkçası. 28 Şubat bakiyesi kesintisiz eğitim modeli terk edilip kademeli (4+4+4) eğitim modeline geçiş yönünde bir düzenleme yapılması üzerine okulların bu modele uyumlu hale getirilmesi yönünde adımlar atılmıştı birkaç yıl önce. Kağıthane İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, daha önce de dile getirdiğimiz üzere Yeni Türkiye taleplerine ayak uydurmak yerine statükoyu tercih etti. Ne yazık ki hala İlçemizdeki okulların kesintisiz eğitim modeliyle eğitim faaliyeti yürüttüğünü kabul etmemiz gerekiyor.

Hani bazen “mış gibi” denir ya, yapmak istemediğin işleri, zevahiri kurtarmak adına yapmış gibi görünmek için. İlçemizde de kademeli eğitime geçilmiş gibi oldu aslında. Sağdan saydığımızda da, soldan saydığımızda da, okullarımızda kademeli eğitimin ruhuna uygun, tek tabela -İlkokul/Ortaokul- görmek için epeyce dolaşmamız gerekiyor. Bu keşmekeşe bir de Ortaöğretim Kurumları eklendi. Buna belki de “çıkartılmış sorun” gözüyle de bakabiliriz. Zira Ortaöğretim Kurumları yeni durumda ya Anadolu Lisesi ya da Meslek Lisesi olacaktı. Bina yetersizliğinin de katkısıyla yeni “ucube” ler ortaya çıkmış oldu bu süreçte. Bir okul bu yüzden hem Genel Lise hem de İmam Hatip Lisesi olabildi mesela. Eğitim camiasında “Çok Problemli Lise” tabiriyle anılan yeni “Çok Programlı Lise” ler de gördük yeniden.

Geçenlerde sendikacı olmamız hasebiyle dönüştürülen bir İmam hatip Lisesini ziyaret ettik. Gördüğümüz manzara itiraf etmeliyim bizi derinden yaraladı. Ne iklim olarak ne de fiziksel olarak bir İmam hatip vizyonunu yakalayamamış bir okuldu ne yazık ki. Nöbetçi öğrenciye mescidiniz var mı? Diye sorduğumuz da Cuma namazı için uygun olmadığını ve mahalle camiine gittiklerini ifade etti. Benzer sorunlar kuşkusuz ilçemizde de yok değil. Görev yaptığım Dr. Sadık Ahmet ASML’nin kamil anlamda bir Sağlık Meslek Lisesi olduğunu söyleyebilir miyiz? Ya da Ahmet Buhan Kız İmam Hatip Lisesi, Hasbahçe, Gültepe ve Kağıthane İmam Hatip Ortaokullarını bu yönüyle nasıl değerlendirmek gerekiyor?

Dost acı söyler hesabı, bu esasa dair sorunları usul sorunu olarak gören ve “eli yakan bir ateş” imiş gibi –beni yakmasın da denilerek- sürece terk edilmiştir. Ne tarihin ne de Kağıthane halkının affetmeyeceği bu kabahatli duruma, bir an önce son verecek bir iradeye duyulan ihtiyaç her geçen gün daha da önem arz etmektedir.

Umuyoruz ki, bu yönüyle son viraja girdiğimiz şu günlerde bu sorun, esastan ele alınır ve okullarımız, devekuşu formatından kurtularak,“tek kimlikli” olarak eğitime hizmet verir.

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » »
Share
807 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

hasbahcegazetesi.com page title ... ... ... ... ... ...