logo

reklam
20 Mart 2014

Fitneyi uyandırana lanet olsun

Fitneyi uyandırana lanet olsun

fitneyi uyandırana lanet olsun

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

Değerli okurlar Allah’ın selamı üzerinize olsun.

Yaşadığımız coğrafyanın tarihine şöyle bir göz attığımızda bu topraklar üzerinde tarihin her döneminde bir takım planların, oyunların hayata geçirilmeye çalışıldığını görmekteyiz. Bu plan ve oyunlar da uygulamaya konulurken fitne adeta bir savaş aleti olarak hatta yıkıcılığı itibariyle savaş aletlerinden bile daha etkili olarak kullanılmıştır. Dini kaynaklarımız ve tarihi gerçekler her dönemde bir düşünceyi, toplumsal birlikteliği yıkmak için fitnenin nasıl kullanıldığını, fitnenin sebep ve sonuçlarını bize örnekleriyle göstermektedir. Bu denli önemli bir konuya dair bilgi sahibi olmak gerek geçmişin gerekse bugün yaşanan bir takım olayların daha net anlaşılmasını sağlayacaktır.

“Fitne” kelimesi, lügatte altın ve gümüşün iyisini kötüsünden ayırt etmek için ateşe atıp eritmek manasına gelen “Fe-te-ne” fiilinden türemiş bir isimdir. Kelime zamanla daha geniş manalar kazanarak, iptila, tecrübe, imtihan, insanın ateşe atılıp azap edilmesi gibi manalarda kullanılmıştır. Aynı zamanda “küfür, her türlü günah, fısk-ı fücur, insanlar arasında vukua gelen ihtilaf kargaşa, şekavet ve kavgaya da karşılık gelmektedir.

Fitne kelimesi türemiş halleriyle Kur’an-ı Kerimde birçok ayette geçmiştir. Yüce Allah bakara suresi 191. Ayette fitnenin adam öldürmekten daha ağır olduğunu belirtmiştir. Peygamber efendimiz (s.a.v.) fitneyle ilgili hadis-i şeriflerinde toplum içerisinde çıkacak bozguncular, birlik ve beraberliği bozacak fitneciler konusunda Müslümanları uyarmıştır.

“İyilik yapmakta acele ediniz; yakın zamanda karanlık geceler gibi bir takım fitneler vukua gelecektir ki, insan mü’min olarak sabaha çıkar ve kâfir olarak geceler. Mü’min olarak geceler, kâfir olarak sabaha çıkar; dünya malı mukabilinde dinini satar.” (R.Salihin:87)

Bir toplum içerisindeki en büyük kötülük fitnenin ortaya çıkması ve yayılmasıdır. Bu durumda sadece belirli bir grup zarar görmez, fitne bütün topluma zarar verir. Fitneyi çıkaran ve bunun yayılmasını sağlayan kişiler dinimizce günahkâr kabul edilmiştir. Peygamber efendimizin vefatından sonra Müslümanlar arasında çıkarılan fitneler birlik ve beraberliği bozmuş ve Müslümanların gücünü zayıflatmıştır. Bugün de gerek ülkemizde gerekse birçok İslam beldesinde insanların fitneyle karşı karşıya olduklarını ve bölünüp parçalandıklarını görmekteyiz. Ülkemizde özellikle son aylarda fitnenin zararlarına daha net bir biçimde şahit oluyoruz. İnsanların dini kullanarak örgütlenmeye gitmelerine, dünyalık menfaatlerin peşine düşmelerine ve menfaatleri tehlikeye düşünce fitneye başvurmalarına şahit oluyoruz. Devleti ele geçirmek, dünyalık menfaatleri elden bırakmamak ve her yerde güçlü olarak gücüne güç katmak için bir takım çevrelerin yazılı, görsel ve sosyal medya aracılığıyla fitneyi yaydıklarını üzülerek görmekteyiz.

Müslüman olduğunu söyleyen bir insanın, İslam dini için hizmet ettiğini iddia eden bir topluluğun fitneyle uzaktan yakından bir alakası olmamalıdır. Fitneyle alakalı bir durum söz konusu ise herkesin durup düşünmesi ve ona göre hareket etmesi gerekir.

Mustafa Arı

Etiketler: » » » »
Share
1099 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.