logo

reklam
26 Şubat 2014

Hür Adam

Hür Adam

hur adam

İnsan yaratılmışların en şereflisi olma unvanıyla muazzam bir üstünlüğe yükseltilmiştir. Ona yüklenen ağır misyonu kaybettiği vakit esfele safilin sıfatına da haiz olan yine odur. İnsan kendisine yüklenen ağır yükün farkındalığından uzaklaştığı vakit işler hayli karışır. İlahla olan ilişkisinde kaymalar başlar, beşeri hayatta mutsuzluklar hâsıl olur, fitne fücur ortalığı kasıp kavurur, insanlık uçuruma doğru hızla savrulup gider. İrade beyanıyla donanımlı olan insan iradesini haktan yana, adalet ve özgürlükten yana koyduğu vakit eşrefi mahlûkat olur. İradesini Allah’ın hüküm ve emirlerinden yana koymaz kendini ve eşrafını özgürleştirmezse esfele safiline doğru yol alır. İnsan, iki eksen arasında irade beyanıyla hür bırakılan tek varlıktır. İnsan, bunca donanıma rağmen çoğunlukla iradesini kaybetme özelliğiyle merkezinden çıkan ‘şüphesiz ki insan nankördür’ ayetiyle muhatap olan da tek varlık. İnsanın varoluşunu sadece Allah’ı tanımayla ve ona kul olmayla tanımlayanlar aslında farkında olmadan insana haksızlık etmektedirler. İnsanın birçok farklılık melekeleri vardır. Ne var ki hür olma özgürlüğü onun eşrefi mahlûkat olma yolunda önemli bir mihenk taşıdır. Çünkü hür olmayan insan irade koyamaz, irade koyamayanında eşref olma hakkı elinden alınır aşağılara doğru yolculuğa başlar. Hürriyet o yüzden insan ruhunun kemale ermesi için olmazsa olmazıdır.

Hür kişi niyetine kaç defa namaz kılmış, kaç defa esir olmadan bir adamı uğurlamanın bahtiyarlığını yaşamışızdır. Hürriyet uğurladığımız insanın ruh güzelliği kadar iz bırakır bize. Uğurladığımız insanlar bize bıraktıkları izlerle vaaz eder gittikleri yeri. Uğurladığımız kişi hür ise prangaları kırılır bileklerimizin, gözlerimizden merhamet yaşları akar, dudaklarımızda titreşik bir mırıldanma. Kılmış olmak için toplanmaz bedenlerimiz meydanlarda. ‘Kulmuş’ demek için şahid ol Ya Rab demek için körpeleşir yüreklerimiz. Bir muştu gibi hafifler her yanımız. Hür olmak zordur çünkü hür olmak yaşarken zor anlaşılmak gibidir, hür olmak terk edilmiş bir sevgilinin geri dönmeyecek duygularının inceliklerinde gizlidir. Zordur hür olmak, onu başarmış olmak ‘er kişi’ işidir. Onu başarmış olmak bedeni titreten bir olgunluğa taşımaktır. Hürriyet ruhun bedene hükmetmesidir. Hiç bir zaman bedeninin ve dünyalık hiç bir şeyin esiri olmamaktır. Bir adam hür olduğu kadar vaaz eder, hür olduğu kadar değer bulur, hür olduğu kadar Müslümandır, hür olduğu kadar Allah katında değerlidir.

Yaşadığımız dönemde sanal optiklerle bağlı yüreğimize kadar inmiş onlarca kölelik halkaları vardır. Bu halkalar bizi Allah’tan uzaklaştırmakta iblisin her yerinden girdiği delik deşik edilmiş şahsiyetsiz bir mahlûka çevirmektedir. Sadece dünyalık bir meta için yaşayan, o metanın elde edilmesi sürecinde olmadık tavizlerle zavallılaştıkça zavallılaşan yoldan sapmışlarla dolup taştı hayatımız. Hür olmayan insan Müslüman olabilir mi? Yüce Allah’ın köleliği ortadan kaldırmasının hikmeti nedir? Günah işleme hürriyetindeki insanın aczi yetini anlayıp tövbeye yöneltilmesindeki hikmetler nelerdir? İnsan neden hürdür? Kâinattaki muazzam dengeyi bir yönüyle bozan insan neden irade koyma hürriyetine kavuşmuştur? İnsan bu yönünün gerçekten farkında mıdır? Hürriyet hayatın ana damarını oluştururken neden insanlar hürriyeti için çaba göstermezler? Neden insan iradesinde hür olduğu halde kendini sayısız kölelik zincirlerine vurur? Yaşadığımız hayat içerisinde kendini hür zanneden insanlar gerçekten hür müdür? Korkularının ve ikbalinin telaşında olan bir insanın hürriyetinden söz etmek abesle iştigaldir. Hezeyanlara kapılmış, başına bir hal gelmesinden korktuğu için yarım ağızla da olsa hakikati söylemekten çekinen adam hür olamaz. Hür olmayan insanında Müslümanlığı ciddi manada tehlikededir. Hürriyet yüce Allah’ın insanlığa bahşetmiş olduğu en muazzam değer iken bundan bi-haber olan insanın irade beyan etmesi mümkün olabilir mi? Allah müminleri korkularından arındırır. Allah müminleri gelecekle ilgili kaygılarından da arındırır. Allah hür olan insanı muhatap alır. Onu el-emin olarak niteler, cennetle müjdeler ve vaat ettiği yere yönlendirir. Allah vadinden asla dönmez.

Etrafımız bileklerinde kelepçe olmayan, dört duvar arasına hapsedilmemiş, cebren hürriyeti gasp edilmemiş kölelerle doludur. Bu köleliğin tarihsel ve tarifsel dönüşümü insanın hayat seyrindeki değişimlerini görebilen için gözler önüne seriyor. Esaretin günümüzdeki en bariz göstergesi gelecek kaygısına bağlı korkudur. İliklerimize kadar bizi sarmış korku yumağının içimizi boşaltan ve dışımızda inşa ettiği ‘kof insan’ yarın mahşerde Allah’a nasıl hesap verecektir. Kaygısız, duygusuz, hissiz, iradesiz duruşuyla Allah’a ne söyleyecektir eşrefi mahlûkat olarak yaratılan insan. Korku köleliğinin imparatorluğunu oluşturanlar kimin hangi dine inandığına aldırış dahi etmezler. Onların başardığı en önemli şey hürriyetini teslim edip, köleliği gönüllü kabul eden insanlarla dünyayı doldurmaktır. O yüzden sayısal anlamda Müslümanlardan asla çekinmezler. Nitelik olarak hür olmadığı ve bu hürriyeti insanlara aşılamadığı sürece sorun yoktur. İslami cemaatlerin çokluğu, çeşitlilik, büyük olmak, bilgili olmak onlar için çok önemli değildir. Onlar için en önemli şey hürriyetine düşkün olan müminlerin hayata dair koydukları adil bir iradedir. Onlar kişisel özgürlük adına konulan iradeden korkunç derecede endişeler taşırlar. Çünkü bilirler ki hür insan hakkıyla ancak Allah’tan korkan insandır. Allah’ın kelamından kopmuş kendini ısrarla bir yerlere bağlamış şahsiyetsizler topluluğuna dönüştürülmek istenmektedir insanlık. Ve bu ne yazık ki büyük oranda başarılmıştır. Şeytanın ürettiği korku yumakları herkesin içinde ummana dönüşmüştür. Memur zalimde olsa amirine baş eğmeği kural, işçi patronuna yalakalığı saygı, müridin şeyhinin cübbesiyle cennet hayali taşımayı itaat olarak tarif eder. Herkes dünyalık kaygılar için korkuları içinde yaşamaya mahkûm hale getirilmiştir. Ve binlercedir esaret halkaları, saymakla da bitmez yazmakla da. Hür olmayan insan kimseye faydalı olamaz. Cemiyetin içinde silik bir şahsiyet olarak yaşayıp gider. Hür olmayan adam cemiyetin hastalıklı adamlarındandır, hiç kimseye faydası yoktur. Ne yaparsa yapsın öncelikle ailesini mutlu edemez. Hür olmayan kadın kocasına itaat etmez. Hür olmayan kadın çocuk yapmaz, misafir ağırlamaz, eşine ve eşrafına hürmet etmez. Hür erkeğe teslim edilmeyen kadının ne hürriyetinden söz edilebilir nede mutluluğundan. Önce Allah’ın muhatap aldığı erkeğin hür olması gerekir. Erkek hür ve adil değilse gerisini zaten konuşmaya gerek yok. Hür olmayan erkeğin iradesi yoktur ve iradesiz erkekle bir kadın kerhen yaşar. İradesiz erkek karısının karşısında ezildikçe ezilir. O yüzden kadınlar evde karısını aldatan kocayı, kocalarda kahvede kocasını aldatan kadını seyrederek dedikodu yaparlar kendi sorunlarından kaçarak. İradesizlik yüzünden her yerde ‘idare’ iflas etmiştir. Saygı silinip gitmiştir, itaat ve otorite yok olmuştur. Hür olmayan adam hiç bir şeye hükmedemez. Hür olmayan işveren çalıştırdığı personelden gerekli verimi alamaz, gereken saygıyı da bulamaz. Hür olmayan ebeveyn şahsiyetli çocuklar yetiştiremez. Hür olmayan insan başkasının hürriyetini sağlayamaz. Hür olmayan insan Müslüman olamaz.

Şimdi soruyorum size bileklerinde prangaları olan yüreği diri adam mı köledir yoksa prangası olmayıp yüreği ölmüş adam mı?

Fatih Alim Daşpınar

Etiketler: » » »
Share
1549 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

hasbahcegazetesi.com page title ... ... ... ... ... ...