logo

İpek Yolu ve Türkler

İpek Yolu ve Türkler



Çin tarihleri, kronoloji ve coğrafya bakımından en sağlam bilgileri veren kaynaklardır. Çünkü Çin tarihleri daha çok savaşlarda, ordularda tutulan günlükler ile öncülerin verdikleri raporlardan oluşmuşlardır. Karşılarındaki düşman ile stratejik bölgeleri ve yolları tanımak savaşacak askerin en büyük isteğidir. İktidardaki Çin sülalesinden önce bu kayıtlar sınırlı idi daha çok küçük derebeylikleri ilgilendiren bölgeyi ihtiva ederdi.

Çin sülalesi zamanında (M.Ö.255-215) Mete’nin babası Tuman ile ve onun idaresindeki hunlarla yaptıkları savaşta galip gelirler ve ilk kez Sarı Irmağın kuzeybatısına iterek aslında zaferden daha çok ilk kez kendi ülkelerinin dışına çıkarak başka dünyaları coğrafi alanları ve kültürleri tanıma fırsatı yakaladılar. Bu süreç Mete Han zamanı ve sonrasında da devam etmiştir.

Bu süreci ilk kez kayıt altına alan Ünlü Çin Seyyahı Chang K’ine’nin raporlarından öğreniyoruz. M.Ö.138 yılında yola çıkar. M.Ö. 125’de ülkesine geri döner. Gezdiği her yerin coğrafi, kültürel, ticari, bitki örtüsü ile ilgili büyük bir raporla geri döner.

Büyük ve ilk Çin tarihi SİÇİ’nin 123.bölümü bu gezi ve hatıralar ile doludur. Tabii buradaki en önemli tespitim Çinlilerin yeni dünyaları tanıması ve büyük Türk devletleri ile İpek Yolunu inşa edip yönetmeleri ve kavgaları bu süreçte başlar.

Bugünde Yeni İpek Yolu her iki devletin katkısı ile hayat bulacaktır. Bugünkü yeni dünya düzenindeki yegâne adrestir burası.

Bir diğer önemli hususta şudur: Türk devlet aklı her daim Çin’i içeride hapsetmiş. Batı Asya ve Kuzey Batı Asya’yı kontrol ederek Çin’in ürettiği maldan para kazanmıştır. Çünkü Türkler bütün batıya giden yolları hep fethetmiş ve kontrol edebilmiştir.

En son Anadolu’ya geliş ve Doğu Roma’nın-Bizans’ın Fethi ile bu ticaretin yegâne koruyucusu ve kâr edeni Türkler olmuştur. Buna İran ve Güney Hindistan’ın kontrolü ile Mısır’ı da sayabilirsiniz. Ta ki İngilizlerin gemi ve deniz aşırı ticareti başlatmalarına kadar.

Son üç yüz yılın iki yüz yılı bu ticaret, deniz ticareti ile İngiliz devletine geçmiştir. Ancak sömürgeci ve emperyalist olmaları onlara ancak iki yüz yılı kazandırmıştır. Şimdi ise Çin’de Pekin’den başlayan, İstanbul’dan geçen ve Londra’da son bulan kara ve demir yolu ticareti önem arz etmiştir. Çünkü kâr artık bu güzergâhtaki bütün ülkelerce paylaşılacaktır. Bölgemizdeki ve özelikle Afganistan’daki kaosun ana konusu budur.

Bölge ve dünya ticaretindeki ağırlığını kaybedecek olan ABD, Almanya ve Vatikan’ın itirazlarının temeli budur.
Türk devlet aklı, her daim ipek yolunun batıya açılan kapısını kontrolde olmuştur.

Bölgeye gelişimizin bir diğer unsuru da bu olmalı. Bu gözle bakabilmeliyiz.

Selam ve Dua ile
Necati Yüzüak

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
519 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

hasbahcegazetesi.com page title ... ... ... ... ... ...