logo

reklam

Kaybedecek olanı belli, Kazanacak olanı belirsiz? Bir Seçim Yarışı

Kaybedecek olanı belli,
Kazanacak olanı belirsiz?
Bir Seçim Yarışı…

cumhurbaskanligi secimi

Nihayet Cumhurbaşkanlığı seçimine sayılı günler kala ana muhalefet partisi ile muhalefet partisi, ortak bir aday üzerinde karar kıldı. Son günlerin gözde söylemi ile Cumhurbaşkanlığı makamı için “Çatı Adayını” açıkladı. Ekmeleddin İHSANOĞLU…

İktidar cephesinden ise henüz makama gösterilecek aday hususunda net bir açıklama yok. Her ne kadar Sayın Başbakan ve kurmayları tarafından defaten gösterilecek adayın portresi çizilmeye çalışılmış ve açıklamalarında yeni cumhurbaşkanının nasıl olacağını anlatırken adayın kim olacağı yönünde ipuçları vermişseler de henüz net bir açıklama yok. Ne değişir?

Ekmeleddin İHSANOĞLU Cumhurbaşkanlığı seçimini ancak ve ancak iktidarın herhangi bir aday çıkarmaması durumunda kazanabilecek güçte bir aday olarak gözüküyor. Eğer AK Parti hükümeti bir aday göstermez ve bu yarışta Sayın İHSANOĞLU, Kamer GENÇ gibi bir aday ile baş başa kalırsa kazanma olasılığı oldukça yükseliyor. Konuyu neden mi bu kadar uzatıyoruz.

Şöyle ki; şu ana kadar Cumhurbaşkanlığı adaylığı açıklanan isimler Kamer GENÇ ve Ekmeleddin İHSANOĞLU dur. Bu iki isim yani bu yarışta gelinen bu nokta bana göre Cumhurbaşkanlığı seçimi yarışında kimin kazanacağı hakkında net bir bilgi vermiyor çünkü asıl adayını açıklaması gereken iktidar henüz bir isme işaret etmedi. Ama gelinen bu nokta bu yarışı kimin kazanacağını gösteremese de kimin ya da kimlerin ya da hangi zümrelerin bu yarışı kaybedeceğini açık ve net bir biçimde ortaya koyuyor. Bana göre ismi açıklanan bu iki aday da destekçileri de daha şimdiden bu yarışı kaybetmiştir. Neden mi?

Bir çatı adayı için çatıyı ayakta tutan normlar değerler birbiri ile örtüşür nitelikte iyi entegre olmuş biçimde olmalıdır ki çatı üzerinde sağlam olsun. Üzerine çatıyı bindireceğiniz dikmelerin bir tanesi demirden bir tanesi ahşaptan, biri plastikten, birisi camdan olursa muhakkak ki bu çatı sağlam bir çatı olmayacaktır. Tıpkı muhalefet ve ana muhalefetin “çatı adayı” gibi. Şahsen yorumum söz konusu adayın kim olduğu ya da kimliği ile alakalı değildir. Tarihin bize ya da en azından bana Türkiye Siyasi Arenasında göstermiş olduğu bir gerçek var ki o da MHP ile CHP’nin herhangi bir yarışta ortak aday gösteremeyecek olmasıdır. Çünkü her ne kadar son dönemlerde sırf AK Parti iktidarını devirmek adına bu iki partinin zirvesinde ki isimler kısmen bir araya gelmiş ve özellikle de yerel seçimlerde birbirlerinin adaylarını destekleme kararı almışsalar da bu yan yana görüntü her iki partinin de tabanına etki etmemiştir. Şimdi de her ne kadar MHP ile CHP’nin liderleri aynı adayı destekleme konusunda karar almışsalar da belki de kuruldukları günden bu güne ayrı felsefeleri güden, birbiriyle mutlak şekilde zıtlaşan iki farklı ideolojiye sahip olan bu iki partinin liderlerinin tabanlarından gelecek tepkiyi düşünmeksizin aldıkları bu yersiz karar oy hakkı sahibi tabanda yer bulmayacak ve böylelikle de çatı adayının başarısız ve de yanlış bir hamle olduğu seçimlerle ortaya çıkacaktır.

Tarihte Rusya devletinin izlemiş olduğu politikalara daim bir şekilde yakın duran bir SOL Parti ile yine aynı Rusya’nın zulmünde ezilen Türk Devletlerinin İstiklal Mücadelesine destek olmuş, daim bir şekilde SAĞ parti olarak varlığını sürdürmüş, Ozan ARİF’in deyimiyle “Başbuğum olmasan her şey bitmişti, Türkiye Komünist olup gitmişti, sen sağol sayende gençlik yetişti” Türkiye’nin komünist bir ülke olmaması yolunda mücadele vermiş bir MHP’nin bu ortak girişimden verim alamayacağı aşikardır.

Her ne kadar 1999 seçimlerinde halk özellikle de merhum Alp Arslan TÜRKEŞ’in vefatının ardından belki de ahde vefa ilişkisinden ötürü Milliyetçi Hareket Partisine teveccüh göstermiş ve % 17,97 oy vermiş, iktidar olmaya hak tanımıştı. Fakat yine o günün parti lideri Sn. Devlet BAHÇELİ kendi gibi düşünen sağ partileri görmezden gelip yine bir başka SOL parti olan DSP ile hükümeti kurmuş ve o günde parti ideolojisine ters davranmıştı.

Halk % 17,97 oranında oy verip hadi sen git iktidar ol dediği partinin kendi seçmeninden gelen sese kulak vermeyişine kızmış bulduğu ilk fırsatta vermiş olduğu imtiyazları çocuğun elinden şekerini alırcasına geri almıştı. MHP’nin oy oranı 2002 Türkiye Genel Seçimlerinde % 8,35’e düşmüş, parti seçim barajını dahi aşamamıştı.

Almamız gereken ders; Milliyetçi Hareket Partisine sol ittifaklar yaramıyor aksine zarar veriyor. Çünkü var oldukları günden beri iki parti temelinde zıtlık olan iki farklı politika gütmüştür.

Netice; Cumhurbaşkanlığı seçiminde diğer adaylar kimler olur? AK Partinin adayı Sayın Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN mı olur yoksa tekrar Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL mü aday gösterilir? Ve neticede bu seçimi diğer adaylar açıklanmadığı için kimin kazanacağını, Cumhurbaşkanlığı koltuğuna kimin oturacağını bilemem ama bildiğim bir şey var ki o da “Derme çatma çatı adayı” nın ve ismi açıklanan mevcut adayların bu yarışı kaybedeceğidir.

Sevgiyle Kalın.

Hasan Ferhat Karagöz

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
1001 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

hasbahcegazetesi.com page title ... ... ... ... ... ...