logo

reklam

Kitapla İmtihanımız

Kitapla İmtihanımız

Yapılan araştırmalar ülkemizdeki kitap okuma oranının istenilenin çok altında kaldığını ortaya koymakta. Kitap okuma alışkanlığı sanıldığı gibi çocuk okumayı yazmayı öğrendikten sonra kazandırılacak bir davranış değil. Yapılan pek çok çalışma erken çocukluk döneminde kaliteli çocuk edebiyatı ürünleriyle tanışan, aileleri tarafından okuma etkinlikleri yapan, ailelerini okurken gören çocukların kitap okuma alışkanlıklarının da yüksek olduğunu göstermekte. Yani kitap okumaya yönelik olumlu tutumlar çocuğun, erken çocukluk dönemindeki deneyimleriyle ve ailenin tutumuyla doğrudan bağlantılı olduğunu göstermekte.

Son yıllarda çocuklarla vakit geçirme anlayışı bir AVM gezintisine çıkmak, oradaki oyun alanını ziyaret etmek, evde birlikte TV izlemek ve tablet ve bilgisayar ile oyalanmak şeklinde düşünülmekte. Buna bağlı olarak da erken çocukluk okullarında devam eden çocukların güne başlama zamanında kitap merkezini daha az tercih ettiklerini ortaya çıkarmakta. Kanaatimce bu konuda birçok okul öncesi öğretmeninin gözlem kayıtları da vardır.

Bununla birlikte pek çok ailenin de çocuklarının kitaplardan hoşlanmadığını, sıkıldığını ifade ediyor. Çünkü piyasada çocuklara yönelik hazırlanmış hiçbir edebi ve sanatsal değer taşımayan, çoğunlukla didaktik yazılmış ve kötü resimlenmiş kalitesiz çocuk kitapları azımsanamayacak kadar çok. Yaptığım sohbetler ve rasyonel araştırma sonuçlarında ailelerin çocuklarına uygun çocuk edebiyatı ürününü nasıl tercih edeceklerini bilmediklerini gösteriyor. Nasıl ki akıcı olmayan, merak uyandırmayan, iyi repliklerle hazırlanmamış filmleri izlerken sıkılıyorsak, çocuklar da dili estetik olmayan, yaratıcı bir biçimde resimlenmemiş, çocuğun hayal dünyasını harekete geçirmeyen, güldürüp, duygulandırıp, düşündürüp, eğlendirmeyen kitaplardan hoşlanmıyorlar.

Bir proje için yapılan araştırmada ailelere; çocuklara yılda ortalama kaç kitap aldıkları sorulmuş ve projeye katılan ailelerim bir yıl içinde aldıkları kitap sayısı 8.03 olarak tespit edilmiş. Bu grubun içinde 4 aile çocuğuna hiç kitap almadığını, 1 aile ise 20 ve üstünde kitap satın aldığını ifade etmiş. Bu durum ailelerin çocuğuna ayda 1 kitap dahi satın almadığını gösteriyor. Araştırmaya katılan ailelerin çocuklarının yarısının evinde kendine ait bir kitaplığı bile yok. Çocuğuyla her gün kitap okuyan yalnızca 6 anne baba var. Her hafta kitapçıya uğrayan 1, iki haftada bir kitapçıya uğrayan 4 aile var. Pek çok aile çocuklarını, kitap fuarı, kütüphane ve ya okuma atölyelerine götürmemekte ve ya nadiren götürüyor. Birçoğu çocuğa hediye alırken kitap tercih etmediğini belirtmiş. Çocukları nadiren onları kitap dergi vb. okurken gördüğünü belirtiyor. Pek çoğu çocuklarının gelişim özellikleri ve kitap seçimi konusunda yeterince bilgi sahibi olmadığını ifade ediyor.

Bütün bunlardan hareketle çocuklarda okumaya yönelik olumlu tutumlar geliştirmek, ailenin çocuğuna kitap seçebilmesi ve uygun teknikle okuyabilmesi için gerekli bilgi ve beceriyi kazanmasını desteklemek ve evde kaliteli vakit geçirebilmelerini sağlamak çok önemli bir noktaya geliyor. Anne ve babaların bu konuda kendilerini yetiştirmeleri gerekiyor. Belki de çocuk kitaplarını kendileri okuyarak buna başlayabilirler. Daha da ileriye gidersek önce aileler çocuklarımız için evde bir kitap köşesi oluşturmalıdır. Orayı da çocuklarımızla beraber alacağımız doğru kitaplarla doldurabiliriz.

Erdoğan Ergin

Etiketler: » » » » »
Share
836 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.