logo

reklam

Kültürel Yozlaşma

Kültürel Yozlaşma

Kuresel Yozlasma

 

Yılbaşı Özenti ve İsraftır

Yılbaşı Toplumumuzda kültürel tahribata, kimlik bunalımına yol açtığı, yeni yetişen kuşakları kendi öz değerlerinden ve geleneklerinden koparıp Batı’nın önce hayat tarzına alıştır­dığı, sonra değer ve inanç esaslarına sıcak bakmaya ve giderek onları be­nim­semeye götürmektedir.

Şekli taklit, itikadi taklide götürür

İnsan ancak sevdiğini, takdir ettiğini ve büyük gördüğünü taklit eder. Başka inanç ve toplumlara benzemeye ve onları taklide yeltenmek, benlik ve şahsiyetleri mahveder, başkalarının kölesi haline getirir.

Yılbaşı: 31 Aralık gününü, 1 Ocak’a bağlayan geceyi Hıristiyanlar güya Hz. İsa (a.s)’nın doğum gecesi olarak kutlarlar. Güya dedik, çünkü Hz. İsa (a.s)’nın 1 Ocak’ta doğup doğmadığı tam olarak bilinmemektedir.

Noel: İngilizce orijinali “christ’s mass” (İsa’nın âyini) olan christmass noelde Mesih’in doğum günü için yapılan âyin ve kutlamaları ifade eder. Eski İngilizce’de “christes maesse” olarak 1123’te ortaya çıkmış, 1568’den itibaren de christmas şeklinde kullanılmaya başlanmıştır.

Hıristiyanlar, Noel adı altında eğlence, dans, içki, kumar, ağaçları süsleme, hindi kesme gibi çeşitli eğlencelerle bu geceyi kutlarlar.

İslam dininde Noel ve yılbaşı kutlamalarının hiçbir yeri ve izahı yoktur. Bu yılbaşını, biz Müslümanlar için bir takvim başlangıcı olmasından başka hiçbir özelliği yoktur. Böyle olduğu halde, dinimizde hiçbir yeri olmayan yılbaşı gecesini, bilinçli olsun veya olmasın dinden çıkmaya kadar varan yollarla, niçin ve nasıl kutlanır?

müslüman yılbaşı kutlamaz

Hâlbuki Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerimde: 

Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz. (Maide,90)

İçki ile kumarda Şeytan sırf aranıza düşmanlık ve kin düşürmeyi ve sizi Allah’ı anmaktan ve namaz kılmaktan alıkoymayı ister, artık vazgeçiyorsunuz değil mi? (Maide, 91)

Sen onların dinlerine uymadıkça, Yahudi ve Hıristiyanlar senden kesinlikle hoşnut olacak değillerdir. De ki: “Şüphesiz doğru yol, Allah’ın (gösterdiği) yoludur.” Eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların arzularına uyacak olursan, senin için Allah’tan ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı. (Bakara, 120)

Dinlerini bir oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini mağrur kılanları bırak. Onunla (Kur’an’la) hatırlat ki, bir nefis, kendi kazandıklarıyla helake düşmesin; (böylesinin) Allah’tan başka ne bir velisi, ne bir şefaatçisi vardır; her türlü fidyeyi verse de kabul olunmaz. İşte onlar, kazandıkları nedeniyle helake uğrayanlardır; küfre saptıklarından dolayı onlar için çılgınca kaynar sular ve acıklı bir azab vardır. (En’am,70)

Ya da o ülkeler halkı, kuşluk vakti eğlenceye dalmışken, onlara zorlu-azabımızın gelmeyeceğinden güvende miydiler? (Araf, 98) buyurmadı mı?

Peygamberimiz (s.a.v)’de; “Bizden başkasına benzemeye çalışanlar, bizden değildir.” “Yahudi ve Hıristiyanlara benzemeyin. Kim bir millete benzemeye çalışırsa oda onlardan olur” buyurmadılar mı? 

Hal böyle iken hey benim Müslüman kardeşim! Kimin yılbaşını kutlayacaksın ve nasıl eğleneceksin!

Çizgi filmler, diziler, yılbaşı özel programları…

Kültür misyonerliğinin derin etkileri…

Kültür emperyalizminin en etkili silahı televizyonlar eliyle ailelerin içine kadar giren ahlâki yozlaşma, başta çocuklar olmak üzere toplumun tüm fertlerini tehdit ediyor. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri Malatya’da yaşandı. Televizyondaki, “Hediye dağıtan Noel Baba” karakterinden etkilenen 6 yaşındaki bir çocuk Hıristiyan olmak istedi.

yılbaşı kürsel yozlaşma

İslami değerlerin yerini yozlaşma aldı

Türkiye’de son dönemlerde İslami değerlere karşı yürütülen dejenerasyon faaliyetleri meyvelerini veriyor. Televizyonlarda boy gösteren ve gayri ahlâki durumları normalmiş gibi sunan diziler, her türlü seviyesizliğin sergilendiği yarışmalar toplumun değer yargılarını sarsarken, hedef kitlesi çocuklar olan programlar da genç beyinleri zehirliyor. Müslüman bir toplumda İslami değerlerin yozlaştırılmaya çalışılıp yerine Batı tipi bir ahlâkın empoze edilmek istenmesi toplumun temeline dinamit koyuyor.

Yılbaşında Hindi Yeme Kültürü

Günümüzde geçmişten gelen bir gelenekte yılbaşında hindi yeme kültürü. Geçmişten geldiği doğru peki ya ne kadar geçmişten ve nereden geliyor? Elbette insanlarımız istediklerini yiyip içebilirler burada dikkat etmemiz gereken konu kültürel yozlaşma ve insanlarımızın dışarıdan empoze edilen bu yozlaşmaya ne kadar yatkın olduğunun tespit edilmesi. Her zaman dışarıdan bize empoze edilen kültürler kesilmiş hindi kadar masum olmuyor.

Etrafımızda yılbaşı yaklaştığı için hindi alma telaşını görüyoruz. Çoluk çocuk “anne-baba bizde hindi alalım diyor.” Peki bu çocuk nereden biliyor da istiyor. Yılbaşı hindisi konulu reklamlar, yılbaşı hindisi yeme sahneli Amerikan filmleri, facebook twitter sitelerinde paylaşılan hindi konulu görsel medya malzemeleri almış başını gidiyor. Kendi kültürümüzü ve geleneklerimizi iyi yaşatamadığımızdan insanın benliğinde ve fıtratında var olan “sosyal yaşamda aktivite yapma dürtüsü “işte bu yabancı kültürler ile doluyor.

Piyangodan uzak durulmalı!

Kur’an’da kumar ve şans oyunları kesin bir dille yasaklanmıştır. Geçmişte şans oyunlarından para kazananlar huzur ve mutluluğu bulamamışlardır. Müslümanların şans oyunlarına kesinlikle itibar etmemeleri gerekir. Rızkını helal yollardan temin yoluna gitmesi lazımdır. Piyango biletleri kuyrukları, Müslüman bir milletin tablosu olmamalıdır.

Mehmet Gülmez Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez :

 “Yılbaşı çerçevesinde yapılan kutlamalar, esasen bizim milletimiz yönünden, dini, ahlaki,  kültürel ve geleneksel hiçbir temele sahip değildir. Aklı ve sağlığı tehdit eden içki tüketimini,  aile bütçesini tahrip eden kumarı, savurganlığı ve cinsel taşkınlıkları, dini, milli ve ahlaki  değerlerimizle bağdaştırmak asla mümkün değildir. Bu tür davranış ve uygulamalar, ahlaki  yozlaşmaya, kültürel tahribata, gelenek ve göreneklerimizin bozulmasına da sebep  olmaktadır.”

 ”Diyanet İşleri Başkanı olarak en çok itiraz edeceğim husus, bu Noel tüketim ekonomisi  üzerinden hem de çocuklar üzerinden bir kültür ve kimlik erozyonunun oluşmasıdır. Buna  millet olarak, buna bilim adamları, fikir adamları, düşünce adamları, öğretmenler, üniversitelerin üzerinde kafa yorması lazım. Bu sıradan bir hadise değildir. Özellikle Noel tüketim ekonomisi üzerinden, çocuklar üzerinde bir kültür ve kimlik erozyonu oluşturmak doğru değildir.” dedi.

Kültürel Yozlaşma

Müslüman toplumların fert ve toplum olarak belli bir kimlik kazanmaları, kendi şahsiyetlerini korumaları ve kendilerine güven duygusunu geliştirmeleri gerekirken başka inanç ve toplumlara benzemeye ve onları taklide yeltenmek, benlik ve şahsiyetleri mahveder, başkalarının kölesi haline getirir.

Şekli benzeşme fert ve toplumu sonuçta itikadı benzeşmeye götürür. Mağluplar, galipleri taklit etme psikolojisini yaşarlar. İnsan ancak sevdiğini, takdir ettiğini ve büyük gördüğünü taklit eder. Şekli taklit, itikadi taklide götürür.

Hiç şüphe yok ki, milletler, millî örf ve adetleriyle tanınırlar ve onlarla yaşarlar. Millî örf ve adetleriyle tarih sinesindeki şerefli mevkilerini korurlar. Çünkü millî örf ve adetler, bir milletin millî kültürünün ve dinî inancının aynasıdır. Millî örf ve adetler, bir milletin şahsiyeti ve tanıtıcı vasfıdır. Sağlam millî örf ve adetlere sahip milletler, dinî bağları kuvvetli ve millî kültürü yüksek olan milletlerdir.

Milletlerin örf ve adetlerine, millî kültürleri ve dinî inançları güç verir ve şekil kazandırır. Hatta dinden de kuvvetli olur. Bu sebeple hiçbir Müslüman milli kültüründe olmayan, dinî akidesine ters düşen özentilere hayatında yer vermez.

Toplumumuzun, Batı’nın kültür ve gelenekleri altında nasıl değiştiği ve giderek o toplumla bütünleşmeye başladığı iyi izlenirse toplumumuza yabancı kültürlerden taşınan veya yabancı toplumlara özenti şeklinde başlayan örf ve âdetlere karşı duyarlı olunmasının önemi daha iyi anlaşılır. Bunun için kendi kültürel mirasımızdan ve dini anlayış ve heyecanımızdan kaynaklanan değerleri, gelenek ve âdetleri iyileştirerek yaşatmaya ve geliştirmeye çalışmak vazifemiz olmalıdır.

musluman noel kutlamaz

Öyle ise ey benim değerli Müslüman kardeşim!

Bu kadar gerçekler ve doğrular ortada iken, sırf Hıristiyan ahlakı olan bu geceyi kutlamak veya kutlamıyorum deyip de onların yaptığı basit ucuz şeyleri yapmak, bizim gibi kaliteli, şahsiyetli, değerli Müslümanlara yakışmaz.

Ne olursan ol! İster genç ol, ister yaşlı ol! Kadın, erkek, amir, memur, fakir, zengin demeden ölüm hepimize aniden geliyor. Üç günlük dünya hayatını ebedi olan ahiret hayatına tercih etmeyelim!

Ebedi olarak cennete girme imkânımız varken, ebedi olarak cehenneme sokacak işleri, amelleri yapmayalım. Uyanık olalım!

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
1852 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.