logo

reklam

Milletçe Bekliyoruz

 Milletçe Bekliyoruz

milletce bekliyoruz

Türkiye yeni parlamentosunu oluşturmak için 7 Haziran’da sandığa gidecek.

Ana muhalefet partisi CHP’nin büyük bir hevesle hazırladığı “Milletçe Alkışlıyoruz” adlı seçim kampanyası, sosyal medyada alay konusu olmaya devam ediyor. “Milletçe alkışlıyoruz” diyeceklermiş muhteremler. Şahsi fikrimi en başta söyleyeyim. Çok provakatif buluyorum. Çok faşizan bir slogan. Sadece slogan mı? Ya reklam filmine ne demeli?  Al birini vur ötekine…

Halkı gruplar halinde alkışlatıyorlar. Ne var, alkışlasınlar diye düşünebilirsiniz. Keşke öyle olsa! Ama öyle değil tabi. Bu eylem, kesinlikle halkı “isyana” teşvik etmek ve halkı kamplara ayırmak için tasarlanmış. Halkın ortak olarak kullandığı kamusal alanlarda halkı karşı karşıya getirmek için, alt komşunun üst komşuya düşman olması için “taammüden” hazırlanmış planın bir parçasıdır. Gezi olayları sırasında denenmiş tencere tava işinin bir başka versiyonudur bu slogan.

Hazırladıkları reklam filminde tesettürlü kadınlarımızı yine ötekileştirmiş CHP. Doktorlar, beyaz yakalılar, yani cici insanlar arasında tek bir başörtülü bile yok. Tarlada, fabrikalarda işçi olarak çalışanlar arasında başörtülüler yoğunlukta. Alt mesajı nedir bu tutumun? Şu mu: Başörtülü olarak fabrikada çalışır, bankada çaycı olabilir, tarlada çapa yapabilirsin ama başörtülü olarak doktor olamazsın, beyaz yaka olamazsın. Yok artık… Ey CHP bu zihniyetten ne zaman kurtulacaksın!

Ülkeyi karıştırmak isteyen zihniyete son cevabı vermek için Millet 7 Haziran Seçimlerini bekliyor…

Artık Yeni Türkiye’de eski muhalefet anlayışı ile muhalefet yapılmaması lazım. Yeni bir muhalefet anlayışına ihtiyaç var. Muhalefetin bu şekilde siyaset yapması, iktidarın elini kolaylaştırıyor. Seçimlerde rakipsiz bir şekilde gitmeye devam ediyor. Ama bu muhalefet anlayışının siyasete faydası olsa da millete maalesef zarar veriyor. Ülke yararına olan bir muhalefet değil. Millet adına proje üretmeyen, milletin dertleri ile dertlenmeyen, milletin sorunlarının çözümü noktasında adım atmayan bir muhalefet var.  Muhalefet anlayışının değişmesini istiyoruz…

Yeni Türkiye’nin inşası ve ihyası adına, milletin iradesinin karşısında ne varsa bütün bunları bertaraf etmek adına, gerçek manada egemenliğin millete ait olduğunun tesisi ve tescili anlamında, mutlak surette millete ait olan kapsayıcı, kucaklayıcı yepyeni bir Anayasa’ya ihtiyacımız var. Maalesef eski parlamento darbe Anayasa’sını ortadan kaldıramadı. Yeni parlamentonun en önemli gündemi yeni Anayasa olmalıdır. Yeni Anayasa çalışmaları, gerek demokratikleşme gerekse Kürt meselesi ve onunla bağlantılı olan çözüm süreci konusunda çok ciddi gelişmeler sağlamalıdır.

Yeni Türkiye’de etnik kimliği, mezhebi ve inancı ne olursa olsun herkesi bağrına basan, onları eşit vatandaşlık ile evrensel ilke ve değerler temelinde demokratik bir ortak yaşam bilincine ulaştıran bir anlayışı, daha güçlü bir şekilde hayata geçirilmelidir. Yeni anayasa, milletimizin kültürel ve toplumsal çeşitliliğini tanıyan, herhangi bir etnik veya dini kimliğe referans yapmayan bir vatandaşlık tanımını esas almalıdır.

7 Haziran genel seçimlerinde Türkiye’nin çok önemli bir virajı alacağını düşünüyorum. Bizler kendimize güvenmeliyiz ve geçmişimizi irdelemeliyiz. Ecdatlarımızla övünerek, onların gayretlerini günümüze taşımalıyız. Bu kapsamda herkesi dikkatli ve uyanık olmaya davet ediyorum.

7 Haziran genel seçimlerinin hayırlara vesile olmasını, birlik ve beraberliğimizin daim olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ederim.

Ayetullah Coşkun

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
1315 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.