logo

reklam

Peygamber Efendimizin Aile Hayatı

Peygamber Efendimizin Aile Hayatı

Peygamber Efendimizin Aile Hayatı

Aile, insanın içinde doğup büyüdüğü küçük bir topluluğun adıdır. Bu topluluk kadın ile erkeğin anlaşıp “Nikâh akdi (sözleşme) ile bir araya gelmesinden teşekkül eder.

Aile her çeşit faziletin kaynağıdır. Milletleri ayakta tutan üç değer vardır; biri din diğeri aile, üçüncüsü de tarihtir. Onun için derler ki, “Ağaç kökünün üzerinde durur. Aslını inkâr eden haramzadedir.” Bunun için dinimiz bu üç değere önem vermiştir daha çok aile ocağının korunmasını öğütlemiştir. Bu sebeple Cenab-ı Hak insanı her bakımdan üstün kabiliyet ve yeteneklere sahip şekilde yaratmıştır. Bu kabiliyetlerinden en önemlisi de, bir arada yaşama özelliğidir.

Dünya’da hiçbir fert yoktur ki tek başına yaşayarak ihtiyaçlarını kendisi temin edebilmiş olsun. En ilkel kabilelerden tutunda, en medeni toplumlara kadar bütün insanlar bir arada yaşamışlar, her türlü ihtiyaçlarını iş birliği (imece-ırgat) karşılıklı anlayış ve çalışma ve sevgi ile de harmanlamışlardır. İşte aile yuvası denince akla, evlenme ve kadın gelir. Tabidir ki, kadınsız aile düşünülemez.

Bu hususa açıklı getirmek üzere Cenab-ı Hak, Er-Ra’d Suresi, Ayet 38’de “Andolsun ki biz hakikaten senden önce de peygamberler gönderdik, onlara da eşler-zevceler ve evlatlar verdik…” Er-Rum Suresi, 21.Ayetinde “Yine O’nun alametlerindendir ki, kendilerine meyil ve ülfet edesiniz diye, sizin için kendi cinsinizden zevceler-eşler yarattı ve aranızda bir sevgi ve bir merhamet icat etti şüphesiz ki bunda düşünecek bir kavim için ibret alacak alametler var.” El-A’raf Suresi, 189.Ayetinde de “Sizi bir nefisten (Âdem’den) yaradan ve bu nefisten de gönlü kendisine meyledip rahat etsin diye zevcesini (Havva’yı) yaradan O’dur…”

Aile yuvasının önemini Mübarek Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadisinde “Nikâh, (evlenmek yuva kurmak) benim sünnetimdendir. Bende evlendim, çoluk çocuk sahibi oldum. Kim sünnetime uymazsa, benim yolumdan ayrılmış olur.” Kişiye, evlendikten sonra hanımıyla, çocuklarıyla iyi geçinmeyi, hoş görülü olmayı, karşılıklı sevgi ve saygıyı daima hatırda tutmayı öğütlemiştir.

Efendimiz (s.a.v.) veda hutbesinde Arafat Sahrasında, 120 bin sahabeye şu mesajı vermiş: “Kadınlara iyilikle muamele etmenizi tavsiye ederim…. Sizin kadınlarınız üzerinde haklarınız olduğu gibi, kadınlarında sizin üzerinizde hakları vardır” diye uyarıda bulunmuştur.

Peygamberimiz (s.a.v.) kadınlarınız hakkında “Sizin en hayırlılarınız aile efradına, hanımlarına karşı en hayırlı olanlarınızdır, onlara iyi davrananlarınızdır. Ben de kendi aile efradıma, hanımlarıma en hayırlı olanınızım” buyurmuştur. Çünkü Adem babamız Havva validemizle huzur buldu, İbrahim (a.s.) Sâre validemizle bahtiyar oldu, Hz. Muhammed (s.a.v.) Hatice validemizle saadete erdi.

Efendimiz (s.a.v.)’in 52 yaşından sonra bazı sebeplerle evlilikleri oldu. Hiç birini üzmedi onların bazı kıskançlıkları sebebiyle münakaşa ettiler, onları idare etti.

Büyüklerimiz “Aile, mutluluk ve ızdırabın müşterek yaşandığı mukaddes bir müessesedir” “Aile hayatının güzelliği gibi, dünyada iyi hiç güzel bir şey yoktur.” “Karı koca hayatı, insanın zindanı değil sarayı olmalıdır” demişlerdir.

Hanımlar! Siz sakın, cennet vari hayatınızı-yuvanızı, cehenneme çevirmeyin.

Son Söz: Kadın kocanın eşi, evinin güneşidir.

Selam Hüda’ya tabi olanların üzerine olsun.

Muzaffer Coşkun
Ayasofya Camii Din Görevlisi
Dordrecht / Hollanda

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
1233 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.