logo

reklam

REİS

REİS

”Mübarek, yerinde misin?” diye telefonumu açmışsam sabah işe giderken, reis kahvaltıya geliyor demektir. Durun bir dakika! Bu reis, bizim mahallemizin reisi. Hamidiye Mahallesi’nin muhtarı, hiperaktif çalışma üstü çalışkanlığıyla meşhur Temel Şardan.

Kendisini 15 yıla yakındır tanırım. Çok sevdiğim, saydığım, sohbetinden keyif aldığım ağabeyimdir. Hamidiye Mahallesi’ne bakmayın mahalle dediğime bu kadar nüfusu ve kozmopolit yapıyı öyle her yerde bulamazsınız. İşte burada devreye bizim muhtarımız girer ve bu yapının idamesinde temel taşlardan biri olma görevini yıllardır sırtına almış adeta çile ile bütünleşmiştir.

Reisle sohbetlerimiz siyaset ve sosyal faaliyetler arasında gidip gelirken sözlerimizin tadını daima kesen bir telefonunun olması beni aşırı derecede yorar. Zira telefonu hiç susmaz. Telefon konuşmaları çoğunlukla uzadıkça uzayan problem çözme tekniklerine dönüşür. Elektrik kesilmişse 186 elektrik arızayı değil reisi ararlar, o derece yani. Varın, gerisini siz tahmin edin.

Aslında ondan dinleyeceğiniz hatıralar, özellikle seksen öncesi yaşadıkları (anladınız siz konuyu) ve ticaret hayatındaki inişleri ve çıkışları gibi mevzular çay eşliğinde saatlerce sürse hiç de yorulmazsınız. O çileli günleri (gülmek garanti) tadında anlattıkça bir romanın reise dönmüş halini ve romanın kahramanın size canlı anlatımını izlersiniz.

Bir insan yirmi dört saate en çok neleri sığdırabilir diye düşünseniz bilin ki reisin günlük ajandası yeterlidir. O dernek, bu vakıf, şu belediye, o sorun, bu ziyaret, şu düğün, o nişan, bu sünnet, şu cami, o cenaze, bu toplantı, şu tören ve daha niceleri…

 

Bu saydıklarımı bir kenara yazalım ve bir başka yönüne aslında benim en çok sevdiğim yönüne doğru ilerleyelim. Reis bir gönül adamıdır. İhtiyacı olanın peşindedir. Bu Allah’ın verdiği bir nimettir kendisine. İyilik köprüsü olmak öyle herkese nasip olmuyor. Hamidiye Mahallesi’nde yazdığı iyilik destanının ayrıntısına girmiyorum. Adıyaman’a, Elazığ’a, Anadolu’da birçok yere uzatabilmiştir (iyilik ve sevgi) ellerini. Kışın soğuk günlerinde o, doğuda bir köydedir. Etrafından destek ister, güçlü olmak ister. En iyisinin ulaşmasını ister. Okullar mı açıldı bilin ki bu konuda bir projesi vardır ve sizle paylaşır, Ramazan geldi değil mi, her sene geleneksel projesini hayata geçirir. Bizzat kendi dolaşır, gezer, tespit yapar, arabasını yükler ve yola çıkar.

Karadenizli olmasının ona verdiği biraz sinirlilik hatta bunu asabiyet diye de telaffuzlandırabiliriz, bazen devreye girer ve orada daha yüksek bir perdeden “Mübarek!” diye bir ses gelir üzerinize.

Hamidiye Mahallesi’nde bir güreş kulübü kurduğunu ve bu sporu gençlere sevdirmek için uğraştığını biliyorum. Yaşı elliyi geçmiş olsa da gençlerle çok kolay iletişim kurabilen bir kişidir. Gençleri kötü alışkanlıklardan uzaklaştırmak için ne kadar mücadele verdiğini çok iyi biliriz.

Biz, kendisini genelde sosyal medyadan takip edebiliyoruz. Hangi ilde, nerede, şu anda hangi programda, ne yapıyor, sıkı takipteyiz.

Mesajını aldık reis, cuma sabahı Çanakkale Şehitlerimizi ziyarete gidecekmişsiniz. Biz yine işleri bahane edip gelemeyeceğiz. Rabbim, şehitlerimize gani gani rahmet eylesin. Orası İslam coğrafyasının en kuvvetli sembollerinden bir tanesidir. Hepsine ayrı ayrı selam olsun. Rabbim onlardan razı olsun.

Allah sana da uzun, hayırlı, sağlıklı, ailenle sevdiklerinde mutlu bir ömür nasip eylesin.

Bu arada haftaya nasip olursa sabah sabah “Mübarek” diye başlayan bir cümle ile telefonumu açmak istiyorum. (Anladın sen onu)

Selam ve Dua ile

Serdar Çil

Etiketler: » » » » » » » » » » » » »
Share
771 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.