logo

reklam
17 Ocak 2014

Sen üşürken ben uyuyamam

Sen üşürken ben uyuyamam

sen üşürken ben uyuyamam

Misafirperverliğimiz, Suriye’li Muhacirlere Yönelmelidir.

Millet olarak ortak misyonumuz ve tarihi derinliğimiz de, kendini gösteren kadirşinaslık ve misafirperverliğimiz işte bu günlerde kapımıza dayanan ve aman dileyen kadim komşumuz olan Suriye’li Muhacirlere yönelmelidir.

Savaş Mağduru Muhacirlere Çalışma ve oturma izinleri verilebilir

Meslek sahibi olan sığınmacıların çalışmadığı için sürekli yardımlarla yaşamını sürdürmek zorunda kalması. Kayıt dışı olduklarından çalışma izinleri olmayan savaş mağdurları ya işe alınmıyor ya da çok düşük ücretlere çalıştırılıyor.

Suriyeli Muhacirleri zor bir kış bekliyor

Suriye’den gelen muhacirlerin sayısı hızla artarken kamplarda kalmak istemeyip, şehirlerde hayata tutunmaya çalışanlar birçok zorluk ve tehlike ile karşı karşıya.

 

Kardeşlik Bedel İster

kardeşlik bedel ister

Savaş senaryolarının daha çok dillendirildiği son haftalarda Türkiye’ye sığınan muhacirlerin sayısı da hızla artıyor. Resmi rakamlara göre Türkiye’de şu an 490 bin Suriyeli mülteci var. Öte yandan kayıt dışı gelenlerin sayısının ise neredeyse kayıtlı gelenlerin sayısına denk olduğu tahmin ediliyor.

İktidar çekişmesi, kaos, itiş kakış ve derken savaş patlak veriyor.

Dünyamızın her coğrafyasında ve her zaman diliminde iktidar savaşları ve akabinde iç savaşlara dönüşmeler ve süregelen insan kıyımları.

Yakın bölgemizdeki komşularımızın iç meseleleri, İktidarın kendi ülkesini yönetme konusundaki zafiyetleri, Dış etkenlerin o ülke üzerindeki çıkarları doğrultusunda çıkardığı fitneler ne yazıktır ki çekişmenin dozunu artırmaktadır.

Kendi toprağında yıllarca komşuluk yapmış, kız alıp vermiş, aynı inancı ve kültürü yaşamış bu kadim insanlar kendi kapı komşusuna silah doğrultmakta, İktidar yanlısı olanlarla, muhalif olanların birbirlerine karşı en acımasız biçimde her türlü savaş aletleri ile saldırmaları çoluk çocuk demeden canlarına kastetmeye varan çok vahim duruma ulaşmaktadır.

Bu savaşlar sadece bizim yakın bölgemizde olmuyor, daha yakın zamanlarda ikinci dünya savaşında milyonlarca insan bu savaştan korunmak ve kurtulmak için göç etmiş yerlerini, mallarını, anılarını ve sevdiklerini terk etmek zorunda kalmışlardı. Amerika- Vietnam savaşı uzun yıllar sürerken bir kısmı savaşmış büyük bir kısmı bölge ve ülke değiştirmek zorunluluğuna zorlanmışlardı.

Afganistan’ın 1979 da başlayan dramatik durumu kısmen silinmiş hafızalarımızda tekrar canlanmaktadır. Afrika’da Hutu’larla, Tutsu’lar İnsanlığın dimağını zorlayan vahşiliğe bürünmüş, Bir milyon insan birbirini boğazlarken canını kurtarmak isteyenler komşu Ülkelere sığınmak zorunda kalmışlardı.

Çok yakın tarihte, ülkemiz halklarının akrabalarını da içinde barındıran Irak’ta Bir milyondan fazla insan telef olmuş, Üç milyon civarında Irak’lı komşu ülkelere sığınmak suretiyle mülteci konumuna düşmüştür.

Ve acımasız iç savaşların son perdesi kapı komşumuz olan Suriye’de sergileniyor, kim haklı kim haksız bakmadan İnsanlar birbirlerini boğazlıyorlar, Suriye insanının bu kaos ve savaş ortamında çokta sağlıklı düşündüğünü zannetmiyoruz.

Bu savaş nereye kadar sürecek, sonunda kim galip gelecek, kaybedilen can, mal ve milyonlarca ümit kaybını kim ve kimler karşılayacak, tabi ki giden gitmiş ve kaybeden bizatihi kendileri olacak…

Bahsi geçen yerlerde ve özelde Suriye’de birinci derecede kendileri sorumlu olabilirler lakin bir yangın varsa biz insanlık olarak seyirci kalamayız, kalmamalıyız!

Bir karıncayı ezmekten imtina eden insani fıtratımız bu konularda kayıtsız kalamaz.

Millet olarak ortak misyonumuz ve tarihi derinliğimizde kendini gösteren Kadirşinaslık ve misafirperverliğimiz işte bu günlerde kapımıza dayanan ve aman dileyen kadim komşumuz olan Suriye’li Muhacirlere yönelmelidir.

Evini barkını, edindiği maddi servetini, kariyerini, beklentilerini belki savaşta kaybettiği en yakınlarını bırakmak zorunda kalan çoluk çocuğuyla birlikte, sadece üzerlerindeki günlük kıyafetlerle kapımıza gelen Suriye’li Muhacirlere kol kanat olmak, bir nebzede olsa ihtiyaçlarını karşılamayı bir insanlık olarak görmek bu kadim Ülke İnsanının hasletlerinin başında gelmektedir…

Zorunlu durumları gereği Mahallemize gelen ailelerden birinden bahsetmek istiyoruz sizlere. Evin Reisi M.Nizar 1967 doğumlu, Memleketinde Tekstilci iş adamı idi, yanında 30 kişi çalıştırıyordu. Evi ve arabası vardı, gelir durumu kendisine yeten itibarı olan bir iş adamı idi. Savaş esnasında evine ve arabasına bomba isabet ediyor, ne acıdır ki eşini ve iki çocuğunu bu bombalama esnasında kaybediyor, Rabbim hiçbirimizi böyle bir durumla karşılaştırmasın.

Nizar, 3, 5, 7 ve 13 yaşındaki çocukları ve ikinci eşiyle Kağıthane’mize geliyor. Kendisi tekstilci olduğu için 1.100 TL maaşla Tekstilci bir esnafımızın yanında işbaşı yapıyor.

Oturacakları sobalı bir ev kiralanıyor ve badanası yapılıyor, evinin eşyası hayırsever komşularımız tarafından karşılanmaya çalışılıyor. Bugün itibarı ile sobası, kömürü ve elektrikli şofbeni yok. Soba olmadığından elektrikli ısıtıcısı bulunuyor. Eksik olan battaniyeleri, bazaları ve mutfak eşyaları konu komşu tarafından tamamlanmaya çalışılıyor.

Hamidiye Mahallemize, ilçemize ve Ülkemize zorunlu göç etmek zorunda kalan, sokağımızda ve belki de binamızda olan kapı komşularımız olan mağdur ve mahzun Suriye’li Muhacirlere Şefkat elimizi uzatalım.

”Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” diyen Peygamber Efendimize (sav) kulak verelim.

Kayıt dışı mülteciler kayıt altına alınmalı, yardımlar için veri tabanı oluşturulmalı

Kayıt dışı mültecilerin bir an önce kayıt altına alınması gerektiğini vurgulayan Kağıthane Kaymakamı A.Akın Varıcıer. Geçtiğimiz ay içerisinde valilikten bir emir geldi bu emir uyarınca sağda, solda, parkta, köprü altlarında zor şartlar altında yaşamaya çalışan Suriyeli ailelerin süratle Büyükşehir Belediyesine bağlı araçlarla Pendik ve Tuzladaki Kızılay kamplarına götürülmek üzere nakli isteniyor. Orada valilikçe oluşturulmuş uygun koşullar oluşturulmuş. Tabi bu arada normal ev koşullarında kalmak isteyen Suriyeli vatandaşlarımızda var. Bizde bunları kayıt altına alarak ikametlerini sağlama gayreti içerisindeyiz. Bu ailelere gıdadır, giyimdir vesaire ihtiyaçları için de yardımda bulunuyoruz dedi.

Etiketler: » » » » » » »
Share
849 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

hasbahcegazetesi.com page title ... ... ... ... ... ...