logo

reklam

Sivil, Dindar, Demokrat Cumhurbaşkanı: Turgut Özal

Sivil, dindar, demokrat Cumhurbaşkanı: Turgut Özal

Turgut Özal

Cumhurbaşkanlığı yeminini yaparken üç şey üzerinde durdu. Din ve vicdan özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü ve teşebbüs özgürlüğü. Özgürlüklere çok inanırdı; ama hemen arkasından şunu söylerdi: “Eğer ekonomik bakımdan güçlü olmazsak salt bu kavramlarla yaşama şansı bulamayız. Bilakis, gelişmiş ülkelerde bu kavramların yerleşmesi ekonomik yönden güçlü olmalarıyla doğrudan ilintilidir.” Özal’ın, Devlet Planlama Teşkilatı günlerinden beri ağzından eksik etmediği laf şuydu: “Çocuklar en kötü karar, kararsızlıktan iyidir; çünkü karar verirseniz düzeltme şansınız olur.”

Çok renkli Anadolu coğrafyasının çok renkli insanı… Başarılı bir bürokrat… “Benim iki gömleğim var; biri bayramlık, diğeri idamlık” diyerek yola çıkan seçkin bir siyaset ve devlet adamı…

Turgut Özal Evlilik

Çocukların ve gençlerin tonton amcası, sanatçıların ve sporcuların babası, milletin cesur lideri,..

Pervasız girişimci, büyük reformcu…

Halktan, sivil, dindar, demokrat Cumhurbaşkanı…

O kadar derinliği olan, o kadar çok yönlü bir insanı böyle yüzeysel sıfatlarla tanımlamaya, anlatmaya imkân var mı?

Turgut Özal ‘ı tam olarak anlatmak zordur…

O, Türk toplumunun yetiştirdiği uluslararası lider, bir dünya siyasetçisidir.

Turgut Özal Umrede   Turgut Özal İmam

O, ekonomide, zihniyette, felsefede, siyasette ihtilal yapandır. O, îslâm kimliğiyle evrensel değerleri ilk kez uzlaştıran, Türk milletine, “iman, özgürlük ve bilimin ışığında kendi kapasitesini keşfetme imkânını” sağlayandır.

O, Türkiye ‘nin kaderini değiştirendir.

O, bizi tarihle barıştıran, tarihten alacağımız güçle 21. yüzyıldaki yerimizi gösterendir.

“Turgut Özal bizim neslin “masal” değil “gerçek” kahramanıydı.

Biz onu gördük. Onu dinledik. Onunla konuştuk. Onun yaptıklarını yaşadık.

Ama onu tam olarak anlayabildik mi?” 

Turgut Özal “tarihe ve Allah’a hesap vererek” yaşadı. Yaşadığı süre içinde oluşturduğu felsefeden yeni bir insan, yeni bir Türkiye, yeni bir dünya doğdu.

sivil cumhurbaşkanı Turgut ÖzalBiz onun sayesinde” çağdaş dünyalı” olduk.

Özal’ın ölümüyle bir “tarihi şahsiyet devri” daha kapandı. Turgut Özal bizim neslin “masal” değil “gerçek” kahramanıydı. Biz onu gördük. Onu dinledik. Onunla konuştuk. Onun yaptıklarını yaşadık. Ama onu tam olarak anlayabildik mi?

Sanmıyorum. Anlayabilseydik, sağlığında o kadar hırpalamazdık. Değerini bilirdik. Yaşarken sövmek, öldükten sonra övmek ikiyüzlülüğünü yapmazdık.

Bu ikiyüzlülüğü yapanların Özal hakkında tarihe tanıklık etmeye kalkmayacaklarını umarım. İnsanlar yaşarken yüzlerine karşı yalan söylemekten, haksızlık yapmaktan utanmayanların -sonra ne kadar pişmanlık duysalar da- tarihe tanıklık etmeye hakları yoktur. Zaten tarih, haksızlık yapanların, yalan söylemelerin tanıklığını kabul etmeyecek kadar adildir.

Hak etmediği şekilde yermek de yanlıştır Özal’ı, övmek de…

Doğru olan, gerçeği anlatmaktır. Sade, içten, sıcak, mütevazi ama mağrur, hoşgörülü ama inandığından dönmeyen, kararlı, yürekli Özal gerçeğini… Türkiye’nin kabuğunu çatlatan, tabuları kıran, büyük değişimi gerçekleştiren, geleceğin hedeflerini gösteren Özal gerçeğini anlatmaktır doğru olan.. Bu makalede birazcık övgü varsa, o bunu kesinlikle hak etmiştir. Hatta çok daha fazlasını bile hak etmiştir.

“Sade, içten, sıcak, mütevazı ama mağrur, hoşgörülü ama inandığından dönmeyen, kararlı, yürekli, Türkiye’nin kabuğunu çatlatan, tabuları kıran, büyük değişimi gerçekleştiren, geleceğin hedeflerini gösteren mükemmel bir şahsiyet.”

Türkiye, Özal döneminde modern dünyanın kabul etmediği Devletçilikten kurtulmak için atılımlar yapar. Özal, özelleştirmeye büyük önem verir. Bürokrasiye savaş açar. Devleti hantal yapısından kurtarmak için sert tedbirler alır. Açık sözlülüğüyle tanınır. Romanya’ya gittiğinde “Eğer böyle giderseniz batarsınız.” demekte tereddüt etmez. Pekin’de “Eğer bu fiyatla metro taşımacılığı yaparsanız Çin biter.” sözünün sahibidir. O zamanki komünist liderlere “Saçmalıyorsunuz.” diyecek kadar özgüvene ve güçlü bir iradeye sahiptir. Özal, konuşmaya başladığı zaman Amerikalılar not almaya başlarlar.

Özal’ın İstanbul’daki cenaze töreninde insanların taşıdığı pankartlarda neler yazıldığını hatırlar mısınız bilmem… “Ardından bir ulus ağlıyor”, “Eserlerinle yaşayacaksın”, “Dindar Cumhurbaşkanı”, “Demokrat Cumhurbaşkanı”, “Sivil Cumhurbaşkanı”… Turgut Özal’ın ölümünden sonra onun hakkında binlerce makale ve yüzlerce kitap yazıldı. “Vizyon” kavramının Türk siyaset hayatına Turgut Özal’la girdiğini artık bilmeyen yok. Özal’ın “Transformasyon” kavramı içinde topluma sunduğu “Değişim”, şimdi her kesimin anlamaya ve uymaya çalıştığı bir olgu. “Ezberleri bozmak”, “Dünya ile rekabet etmek”, “İhracatçı ülke olmak” gibi söylemler, siyasi yaşamımızın günlük gerçekleri arasında artık.

Turgut Özal, bir kuyruklu yıldız, bir rüzgar gibi geldi; ışık saçarak, fırtınalar estirerek ve bize uygarlığın sihirli anahtarını bırakarak gitti.

En çok ihtiyacımız olduğu zamanda geldi. Hepimizin ona şükran borcu var.

Hasbahçe Gazetesi olarak, Turgut ÖZAL’ı vefatının 21. yıldönümünde rahmetle anıyoruz…

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
4514 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.