logo

reklam

Sporda Ahlak ve Maneviyat

Sporda Ahlak ve Maneviyat

Spor Branşları Güçlü Bir Gelecek

Değerli dostlarım, bu sayımızda, sporda ahlakın ne derece önemli olduğunu, spor yapanın ve seyredenin nasıl davranması gerektiğini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Spor ahlakını incelerken aslında incelediğimiz sosyal, politik ve ekonomik ilişkilerimizdir. Spor ahlakında sorunu öncelikle yaşayan ve yaşatan, sorunun öznesi durumundaki sporcu, yönetici, antrenör ve taraftardır. Sporcunun önceden belirlenmiş kurallara uyup uymaması spor ahlakının normatif yönüdür. Ama daha önemlisi ve normatif spor ahlakını da içine alan olgu, temel toplumsal değerlerin çiğnenmesidir. 

Kurallara uygun mücadele spor ahlakının en önemli kurallarındandır. Ayrıca spor ahlakı çerçevesinde sporcu sağılığını, gelişimini tehlikeye atacak her tür davranıştan uzak durmalıdır. Sporun barış, kardeşlik ve dostluk olduğu ilkesi de spor ahlakının ilkelerindendir.

Sporcuların olduğu kadar taraftarların da spor ahlakına uymaları gerekir. Maçlar sırasında sahaya yabancı cisim atıp küfür etmek spor ahlakı ile bağdaşmaz. Rakiplere saygı göstermek, centilmenlik, doping yapmamak, şike yapmamak spor ahlakının kurallarındandır.

Profesyonel olarak spor yapan kişi kariyerine, kişiliğine zarar verecek doping, bahis, şike ve şiddet gibi eylemlerden uzak durmalıdır. Son zamanlarda dünyada ve ülkemizde bu tür olaylara maalesef çokça rastlanmaktadır. Sporu yönetenlerin bu eylemleri yapanlara etkin bir caydırıcı önlem almadıkları gibi; kişiye, kuruma izole, yok fair play, etik değer gibi görece söylemlerle günü kurtarma yollarını tercih etmişlerdir. Hâlbuki bir sporcu ya da yönetici bu tür davranışlarda bulunduklarında spordan ömür boyu men edilmelidir. Öncelikle şu bilinmeli ki; sporda bu tür kötü davranışlarda bulundukları öğrenilen kişi ve kurumlar hakkında belge ve delil aranmamalıdır. Sporun ruhuna aykırıdır. Sporda bu davranışların cezası kanaate dayanılarak verilmeli. Bunların olması için de öncelikle sporun bir anayasası yazılmalıdır. Diğer yargı organlarından tamamen bağımsız ve bu yasaları uygulayacak bir Anayasa Mahkemesi kurulmalı. Bu kurulda; güvenilir işin ehli ve spor hukukçuları olmalıdır. Ayrıca bu mahkemenin emrinde spor hukukçu şu akademisyen belirli sayıda raportörler olmalıdır. Alınacak kararlar tartışmasız ve kesin hükmünde olmalı. Ayrıca bu mahkemeye menfaat ve çıkar ilişkilerine dayanarak yayın yapan medya kuruluşlarına da yaptırım uygulama yetkisi verilmelidir. Bu vesile ile kısa zamanda sporda bu tür nahoş olayların ortadan kalkacağı kanaatindeyim. Olması gerekende bu zaten. Bunun yanında Fanatizmin ve sporda şiddetinde azalacağı düşüncesindeyim.
Gelelim sporu seyir zevki gibi gören unsurların oluşturduğu kötü tezahürat ve şiddet eylemlerine katılanlara verilecek caydırıcı kararların verilmesine. Oluşan 6222 sayılı sporda şiddet yasasında biraz rötuş yapılarak ve daha aktif hale getirilerek uygulayıcıların da görev bilinciyle daha bir özverili çalışması ile yeterli olacaktır.

Spor müsabakalarını, insanların bir seyir zevki olarak görmeleri gerektiği iyice anlatılmalı. Beğenirsen seyredersin, beğenmezsen seyretmezsin mantığı hâkim olmalıdır.

Spor bir sosyal faaliyettir. Bir eğlence sektörüdür. Bir spor müsabakası için bir insan kalbinin kırılmasının ne kadar gayri insani bir durum olduğunun idrakine varalım.

Sporla kalın, sağlıcakla kalın.

İlhan Yıldız
Teknik Direktör

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
2706 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.