logo

Varıcıer: En Büyük Düşman Bilgisizliktir

Varıcıer: En Büyük Düşman Bilgisizliktir

akın varıcıer

Ahmet Akın VARICIER kimdir?

Memur emeklisi bir baba çocuğu olan Akın Varıcıer, 1966 yılında Van`da doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Malatya ve Kocaeli`de tamamladı. 1986 Yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümünden mezun oldu.

Meslek hayatına 1988 yılında Eskişehir Valiliğinde Kaymakam Adayı olarak başladı. 3 yıl süren adaylık süreci ve sonrasında  bulunduğu görevler:

Uşak Banaz Kaymakam V.                   (1990)

Kırıkkale Çelebi Kaymakamı                 (1991-1993)

Van Çaldıran Kaymakamı                    (1993-1995)

Nevşehir Derinkuyu Kaymakamı          (1995-1997)

Bilecik Gölpazarı Kaymakamı               (1997-2001)

Artvin Arhavi Kaymakamı                    (2001-2005)

Tekirdağ Hayrabolu Kaymakamı          (2005-2007)

Tekirdağ Çerkezköy Kaymakamı          (2007-2010)

Ağustos 2010 tarihi itibariyle atandığı  İstanbul ili Kağıthane ilçesi Kaymakamı olarak görevini sürdürmektedir. Meryem VARICIER ile evli  olup, üç çocuk babasıdır. İngilizce bilir. Hobi olarak spor ve  grafik tasarımla ilgilenir; açılan ulusal ve uluslararası logo tasarım yarışmalarına katılır; birkaç ödülü bulunmaktadır.

Yurt dışından çok sayıda akülü araç getirttik. Ücretsiz bunları vatandaşlarımıza dağıttık. Hala elimizde birkaç tane var. İlçemizde engelli ve bakıma muhtaç vatandaşlarımızın her türlü sosyal ihtiyaçlarının karşılanması noktasında bizzat ben kendim ilgileniyorum.

 

kaymakam

İlçemize atama haberi aldığınızda neler hissettiniz? Daha önce Kâğıthane’ye yolunuz düştü mü?

İstanbul’da üniversiteyi okumam sebebiyle İstanbul’un bir kısmına vakıfım. Ama Kâğıthane’yi alıcı gözüyle görmemiştim. Belki tevafuk bir iki geçmiş olabilirim ama Kâğıthane imajı aklımda kalmamış.  Fakat daha sonra buraya atandığımda, Kâğıthane İlçesi olmasından da ailece mutluluk memnuniyet duyduk.

Engellilerle ilgili çalışmalarınız var mı?

Engellilerin her türlü programına her türlü davetine katılıyorum. Onlarla ilgili çalışmaları da yürütüyoruz. Kaç sefer toplantı yaptık. Engellilerin önce kim olduklarını tanımak lazım. Birde toplumda farkındalık yaratmaya ihtiyaç var yani engellilerden ziyade engellilerin muhatap olduğu kurumları, kişileri olayın içine çekmek lazım. Dün mesela ziyaret için Gürsel mahallesindeki Engelliler Merkezine gitmiştik yöneticilerle aynı şeyi konuştuk. Aslında sorun engellilerde değil, onların yaşadığı çevrenin, muhatap oldukları çevrenin, konudan habersiz olması. Onlar için hayat standartlarını daha da iyileştirmek adına kamu kurumlarında, okullarda inceleme yaptırdık o incelemeye göre bir eylem planı içerisinde okulların ve kamu kurumlarının erişilebilirlik standartlarını yükseltmek adına çalışmalar yaptırdık. Rampalar ve çalışmayan asansörlerin tamiri gibi. Tabi bunlar yeterli mi değil ! Daha standart olması lazım yürüyüş parkurları gibi daha modern daha çağdaş yapılar yapılması lazım. Bazı okullarımızda bedensel engelli çocukların eğitiminin zemin kata alınması yönünde talimatlarımız var. Bu manada okul müdürlerimizle böyle bir çalışmamız oldu.

Yurt dışından çok sayıda akülü araç getirttik. Ücretsiz bunları vatandaşlarımıza dağıttık. Hala elimizde birkaç tane var. İlçemizde engelli ve bakıma muhtaç vatandaşlarımızın her türlü sosyal ihtiyaçlarının karşılanması noktasında bizzat ben kendim ilgileniyorum. Yani bunu birine de havale etmiyorum. Çünkü bu önemli birşey. Bazen bu türlü hizmetleri gereği gibi yerine getiremeyebiliyorsunuz.  Bir başkasına havale ederseniz o iş havada kalabiliyor. Yeterince karşılık bulamayabiliyor özellikle sosyal hizmetlerde, engellilerde, yaşlılarda, şiddete maruz kalmış kadınlarda ve kimsesiz anne babadan yoksunluk yaşayan çocuklarda bizim bizzat mesai vermemiz gerekiyor. Bunu yapmadığımız zaman birçok şey eksik kalıyor. Engelliler konusunda da gerek bir önceki çalıştığım yerde gerek burada bizzat mesai verme gayreti içerisinde oldum. Özellikle okullarımızdaki özel eğitim sınıfları çok azdı. 3 tane özel eğitim sınıfı vardı şimdi hemen hemen her okulda 2 şer tane özel eğitim sınıfı açtırdık. Bazı okullarda koridoru kapatıp sınıf yapmışlardı bunu kesinlikle reddettim. Normal bir sınıf hatta kaynaştırma eğitimi alan çocuklar var. Onlar toplumda izole edilmemesi gereken diğer sağlıklı çocuklarla bir arada eğitim görmesi gereken çocuklardır. Bu kaynaşma ortamını teşvik ettik. Okul yöneticileri tarafından bir sorumluluk, bir külfet olarak görülüyor. Ama siz eğer engelli çocuklarla, sağlıklı çocukları bir arada buluşturamazsanız ve bunları teneffüste, okul ortamında, sınıf ortamında bir araya getiremezseniz, birbirlerinden kopuk büyüyorlar ve engelli bilinci oluşmuyor. Bu bilincin oluşması bizim birçok hizmeti ortaya koymamızı sağlıyor. Öbür türlü sürekli bir çekingenlik, bir uzak durma oluyor. Çocuk korkuyu tanımadığı için en büyük düşmanı bilgisizliktir.  Bilmediğin ve yabancı kaldığın bir konuda çekimser kalıyorsun.

İlçemizde ki okulların çeşitli sorunları ile ilgili neler düşünüyorsunuz?

Kâğıthane Lisesi güçlendirilmeye tabi tutuldu normalde biz güçlendirilmeyi talep etmiyoruz. Mesela sanayideki İmam-Hatip Lisesi güçlendirilecekti biz kabul etmedik. Birçok yazışma yaptık oranın yıkılıp, yeniden yapılmasına karar verdik. Yakında gerçekleşecek. Sanayi Mahallesi yeni ve modern bir İmam-Hatip’e kavuşacak. Kağıthane Lisesi, Ekrem Cevahir Lisesi ve aynı şekilde İsmail Eret Lisesinde maalesef muvaffak olamadık.

Özel idareler kaldırılıyor biliyorsunuz. İstanbul da büyükşehirlerde özel idareler tarih oluyor. İl genel meclis üyeleri de artık seçilmeyecek. 2014 yılından itibaren kaldırılacak. Dolayısıyla önümüzdeki mahalli seçimlerde sadece belediye başkanı, meclis üyesi ve muhtarlar seçilecek. Bunun dışında il genel meclis üyeleri seçilmeyecek. İl özel idaresinin bütün işleri belediyelere devredilecek. Dolayısıyla büyükşehir belediyesi sınırları içerisindeki bütün birimler en ücradaki köy bile mesela şilenin bir köyü büyükşehir belediyesi tarafından hizmet görecek. Okulların yakacak giderleri il özel idaresi tarafından karşılanırken artık büyükşehir belediyesi tarafından karşılanacak. Bütün mal varlıkları da böyle el değiştirmiş olacak. Bundan sonraki okulları da belediyeler yapmış olacak.

Seçimler yaklaşıyor, Kâğıthane de demokratik bir seçim süreci yaşandığını söyleyebilir misiniz ?

Şuanda belirgin bir hareket görünmüyor ama geçen kurban bayramı vesilesiyle bir siyasi partide bayramlaşma vardı. Bütün partiler katıldığı için beni de davet ettiler. Her bayram böyle bir gelenek oluşturulmuş. İnsanların bayramını kutlarken buna değindim. İşte önümüzde yaklaşan bir seçim var bu seçimde medeni bir yarış olacak. Seçim yasası, toplantı gösteri yasası bizim yetki alanımıza giriyor ve bu konuda tabi şikâyetler geliyor. Bunlara yasalar çerçevesinde müdahale ederim ama hiçbir mevzuat, sizin birbirinize duyduğunuz saygıdan, tahammülden, hoşgörüden daha etkili olamaz. Partililerce de memnuniyetle karşılandı. Geçen seçimde çok önemli bir olay olmadı. Sadece bir olay oldu. Bu kadar nüfuslu, çok yoğun olan bir ilçede, bir olayda çok önemli değil işte… Yani bir siyasi partinin kapısının önüne başka bir siyasi partinin bayrak asması gibi bir olay vardı. Çok zorlama bir konuydu ama kendi çerçevesinde halledildi. Çok önemli bir sorun beklemiyorum. Zaten siyasi parti yöneticileri ile bir araya gelip tekrar konuşacağız.

Ülkemize gelen Suriyeli mülteciler var zor şartlar altında yaşamaya çalışıyorlar ilçemizde bu mültecilerle ilgili bir çalışmanız var mı?

Bizim yardıma ihtiyaç gördüğümüz şuanda 50 aile var. Hatta dün konu ile ilgili talimat verdim. Şuanda biz kömür yardımları yapıyoruz. Öncelikle bu 50 aileye dağıtılmasını istedim. Bu ailelerin gıdadır, giyimdir vesaire ihtiyaçları için de aynı şekilde talimat verdim. Geçtiğimiz hafta içerisinde valilikten bir emir geldi bu emir uyarınca sağda solda parkta köprü altlarında zor şartlar altında yaşamaya çalışan Suriyeli ailelerin süratle Büyükşehir Belediyesine bağlı araçlarla Pendik ve Tuzladaki Kızılay kamplarına götürülmek üzere nakli isteniyor. Orada valilikçe oluşturulmuş uygun koşullar oluşturulmuş. Tabi bu arada normal ev koşullarında kalmak isteyen Suriyeli vatandaşlarımızda var. Bizde bunları kayıt altına alarak ikametlerini sağlama gayreti içerisindeyiz. Zaman zaman hastanelerde acil müdahale gerektiren durumlarda, ilk aylarda birtakım sıkıntılar yaşanmıştı. Kayıt alınamıyor sisteme girilemiyor denildi. Biz toplantılar yaptık bu sıkıntılarda aşıldı. Özellikle küçük çocukların ve 18 yaşından küçüklerin hangi şartlar altında olursa olsun hastanede tedavileri sağlandı.

Suriyeli seçmenlerin kayıt altına alınarak, oy kullandırılacağı iddialarına ne diyorsunuz?

Hayır öyle bir şey yok. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan hiç kimse oy kullanamaz.

25 yıl önce Kaymakam veya Vali olma gibi hedefleriniz var mıydı yoksa tamamen afaki olarak gelişmeler sizi bu mesleğe mi getirdi?

Şimdi ben bir esnaf çocuğu olsaydım belki de ticaretle uğraşıyor olabilirdim. Belki o yönde bir hedef belirleyebilirdim. Memur çocuğuydum orta halli bir ailede büyüdüm. Ama sonuçta mizaç insanın yaradılışı belli, bir arayışa ister istemez itiyor. Okula giderken kaymakam, vali nereden olunuyor diye sorduğumda siyasala gideceksin, hukuka gideceksin denildi.  İşte siyasala gittik. O sırada İzmit’te oturuyorduk. İstanbul yakın diye İstanbul’u tercih ettik. Kaymakamlığı isteyerek ve bilerek seçtim. 25 yıl kaymakamlık dışında hiçbir görev üstlenmedim. Kaymakamlık yapmak benim idealimdi hiçbir şekilde de şikâyetçi değilim.

Kâğıthane de yaşayan insanımıza bir mesajınız var mı?

Anadolu’dan gelip burada ikame eden vatandaşlarımızın bulundukları ilçenin her köşesini sahiplenmesini isterim. Burada bir hemşerilik bilincinin oluşması büyük şehirlerde kolay değil tabi ama ilçede çok sayıda şehir dernekleri var. İletişimimizi kuracağız ama bulunduğumuz sokağı yaşadığımız mekânı sahiplenip burada bir aile ortamı, aile sıcaklığı yaşarmışçasına bu düşünceyle hareket etmek ve sorgulamak lazım. Bir eksik gördüğümüzde, birisi gelip parkımızdaki bir yere zarar verdiğinde bunu sorgulamak lazım, sahiplenmek lazım. Ancak bu şekilde bir ilerleme sağlanabilir. Özellikle gençlerimize sahip çıkmamız lazım. Biz bu konuda bir çalışma içerisine gireceğiz. Gençlerin oluşturduğu bir platform var. Özellikle madde kullanımı konusu çok ileri boyutlara geldi. Bu Avrupa’daki ülkelerde 9-10 yaşlarına indi. Madde kullanımı sebep değildir, bir sonuçtur. Bu sonucun doğmasına neden olan aile içerisindeki iletişim kopukluklarıdır. Özellikle büyükşehirlerde ailelerin çocuklarla, gençlerle yeterince ilgilenmemesi bunun temel nedenidir. Ailenin çekirdek aile yapısı taşıması, bu ailede bir büyüğün olmaması ya da yeterince olmaması da bu sonucun sebeplerindendir. Arkadaş çevresi iyi ise olumlu olacağı gibi kötü olduğunda madde kullanımına kadar kötü etkileyecektir. Bence İstanbul’un en büyük problemlerinden biri budur. Ailelerimize mesajım çocuklarını iyi takip etmeleridir.

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesinin logosunun tasarımını siz yaptınız. Bu çerçevede başbakandan telefon aldınız mı? Bu yönde başka başarılarınız var mı?

Başbakanımızdan bir telefon almadım. Rize’den arayanlar oldu. Ödül töreni için davet ettiler. Eski Kültür Bakanı İsmail Kahraman vardı. Aynı zamanda bu üniversitenin vakfının kurucusudur. Marmara Üniversitesinden Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Görevlileri aradılar. Siirt Valiliğinin logosu bana aittir. İbrahim Hakkı Hazretlerinin yaptırmış olduğu türbenin bulunduğu ilçenin, yeni adıyla Tillo Kaymakamlığının logosu ve Eyüp Kaymakamlığının logosunu ben yaptım.

Sayın Kaymakamım son olarak biraz da kitap, sinema gibi zevkleriniz nelerdir?

Klasiklerden Reşat Nuri GÜNTEKİN’in çalı kuşunu çok severim. Roman olarak üslubu çok hoşuma gidiyor. Dizisini yaptılar ama çok fazla televizyon seyretmem. Radyo dinlemeyi özellikle radyoda tiyatro dinlemeyi seviyorum. TRT1 Radyosunun akşam 9 gibi radyo tiyatrosu oluyor. Gençlere de radyo tiyatrosu dinlemeyi tavsiye ediyorum. Çünkü radyo tiyatrosu dinlemek beyni daha çok çalıştırıyor. Dolayısıyla ben bu konuda çok fazla tv veya görsel medyayı kullanmayı tavsiye etmiyorum. Bunun yerine daha çok kitap okumak ve sportif faaliyetlere katılmayı seviyorum ve gençlerimize de tavsiye ediyorum.

Ben bu ropörtaj için size ve Hasbahçe Gazetesi ekibine teşekkür ediyor, hayırlı olsun diyor. Tüm Kağıthanelileri en kalbi duygularım ile selamlıyorum.

 

Etiketler: » » » » » » » » » » » »
Share
1600 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

hasbahcegazetesi.com page title ... ... ... ... ... ...