Son Dakika


Ümmetin Yiğit Evladı Aliya İzzetbegoviç’i Vefatının 23. Yılında Rahmetle Anıyoruz
Bizim de Suçumuz Var
AZERBAYCAN’DAN TÜRKİYE’YE İNANÇ HÜRRİYETİNİN EVRENSEL SINAVI
Bir Başörtüsünden Fazlası Var, Bilesin Azerbaycan
FIRTINA VE KARTAL’IN AVRUPA ZAFERLERİNDEN PAZARTESİ DERBİSİNE…
Almanya’da Tren İstasyonlarında Yeni Dönem: Alkol Tüketimi Yasaklandı
Hayatın vazgeçilmez ihtiyaçları arasında vaktiyle ilk sıralarda yer alan “kültür sanat etkinlikleri” bugünlerde maalesef itibarını yitirmiş durumda. Gerek merkezi hükumetin gerek yerel belediyelerin bu zarureti görmezden gelmesi vatandaşları derinden yaralıyor.
Başkan, müdür, amir, şef gibi titrleri kalbinde yaşatmak dururken apolet edasıyla omuzlarında taşıyanların nazarında halk ne yazık ki sadece oy dönemlerinde başvurulan merci olarak dikkat çekiyor.
Sonrası mı?
Malumunuz!!!
“Seyislik ile siyaset, seyis ve siyasetçi” mesabesindeki korelasyonu ıskalamamak lazım geliyor. Kültürel faaliyetlerin insan zekasını beslediğini, sanatsal yaratıların ruhu güzelleştirdiğini, her iki eylem ve edimin insan denen varlığı kibarlaştırdığı herkesçe bilinen vakıa.
Genelde belediyelerin, özelde sivil toplum ve kuruluşların kafa kağıdıyla kelle sayısını bahane ederek hizmetle mükellef olduğu toplumun millî, manevî ve psikolojik artellerini tıkamaya çabalaması üzerinde düşünülmesi icap eden tuhaf bir durum.
Cehaletin kör karanlığını yaracak yegane çıkış kaynağı, sanatsal aydınlıklara vesile olacak plan ve programları hayata geçirmektir. Liyakat, hakkaniyet, selahiyet ve ehliyet vasıflarını haiz yönetici ve personel bu hayatî projelerin temel ayağıdır.
Sanatçının, entelektüelin, aydının bir kaldırım taşı ya da yapı ihalesi kadar itibar görmediği mefluç ve kaotik zihniyetlere karşı tayakkuzda kalmak zorundayız. Geleceğin mimarı olacak körpe ve zinde beyinleri kalem ve kelamla buluşturmak boynumuzun borcu olmalı. Kitabın ekmek kadar doyurucu olmadığına kanaat eden kölemenlere karşı da dik, dimdik duruş sergilemeliyiz.
Kültür ve sanatı, “çalgı ile çengi” arasında mekik dokumak olarak algılayan, “söz ile musiki” arasındaki mutavassıt dengeyi kuramayan, “Türk ve Dünya klasiklerini” okumayan zat ü zevatı daha önce de ifade ettiğimiz gibi hayatı önemi haiz konumlara getirmek ya bilgisizliğin masum tezahürü ya da suistimalın dik alasından başka şey değildir.
Halkı okuma eylemine davet dahası sevk etmeliyiz.
İslam’ın ilk emri mucibince.
İnsanlığın refahı, halkların müreffeh tercihleri önceliğimiz olmalı.
Kültür, ekin’den; sanat, yapıt’den çok daha fazla anlam içeriyor.
Tabii bilene, anlayana.
Osman KOCA
Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
19 Ekim 2026 Din ve Yaşam, Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler
19 Ekim 2026 Dünya, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Sivil Toplum, Siyaset, Tüm Manşetler
17 Ekim 2026 Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Sivil Toplum, Siyaset, Tüm Manşetler
16 Ekim 2026 Bilim ve Teknoloji, Ekonomi, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Siyaset, Tüm Manşetler