Son Dakika


İslam coğrafyasının kalbinde, özüyle ve ruhuyla Müslüman olan kardeş Azerbaycan’da son dönemde yaşanan gelişmeler, yüreğinde inanç sızısı taşıyan tüm Müslümanları derin bir kedere ve endişeye sevk ediyor. Yıllardır sinsi bir şekilde yürütülen ve bugün “okul üniforması” ile “kamusal düzen” bahanelerinin ardına sığınarak meşrulaştırılmaya çalışılan başörtüsü kısıtlamaları, inançlı halkın sabrını zorlamaya devam ediyor…
KARABAĞ ZAFERİNDEN OKUL KAPILARINA
Genç kitlelerin milli ve dini kimliğine kavuştuğu, Karabağ zaferiyle omuz omuza kenetlenen kardeş bir milletin evlatları, bugün ne yazık ki okulların kapısından başörtülü oldukları gerekçesiyle çevriliyor. Önceden kamuoyunu bu derece germeyen, toplumsal barışı tehdit etmeyen kıyafet meselesi, ne oldu da birdenbire ülkenin bir numaralı gündemi haline getirildi?
Masum kız çocuklarının gözyaşlarıyla eğitim hakkından mahrum bırakılması, mukaddesatına bağlı öğretmenlerin mesleklerinden edilmekle tehdit edilmesi; “laiklik” veya “batılılaşma” maskesiyle yürütülen tehlikeli bir toplum mühendisliğinin açık göstergesidir. İktidar kanadı ve Bakü bürokrasisi, iç ve dış vesayet odaklarının telkinleriyle dini simgeleri bir güvenlik tehdidi gibi görme yanılgısına düşmektedir. Oysa bilinmelidir ki, bir milletin asıl teminatı, onun iffetine ve inancına sahip çıkan evlatlarıdır.
ALLAH’IN EMİRLERİNE KARŞI GELENLER ASLA KAZANAMAZ
Tarih, hakkı ve batılı ayıran acı tecrübelerle doludur. İlham Aliyev yönetimi ve bu kararlara imza atan yetkililer unutmamalıdır ki: Allah’ın nurunu söndürmeye çalışanlar, O’nun koyduğu fıtrat kanunlarıyla savaşanlar tarih boyunca daima kaybetmeye mahkum olmuştur.
Siyasi güç, koltuklar ve iktidarlar geçicidir; ancak Yüce Yaradan’ın emirleri kıyamete kadar bakidir. Kendi insanının inancına, kızlarının iffetine, analarının tülbendine savaş açan hiçbir iktidar sandıkta da, halkın vicdanında da, İlahi huzurda da felaha eremez. Karabağ’da ordusuna dua eden inançlı anaların ahını alan bir yönetimin, toplumsal desteğini koruması ve geleceğe güvenle bakması mümkün değildir. Bu yanlışta ısrar etmek, iktidarın kendi eline kendi ayağına sıkması, kendi siyasi sonunu kendi elleriyle hazırlaması demektir.
BÜTÜN DÜNYA MÜSLÜMANLARI VE ÜMMET-İ MUHAMMED UYANMAK ZORUNDADIR
Bu zulüm sadece Bakü’deki birkaç okulun kapısında yaşanan münferit bir olay değildir. Bu, ümmetin izzetine, kadınlarımızın tesettürüne ve gençliğimizin geleceğine küresel güçlerce indirilen bir darbedir.
Bugün sessiz kalmak, yarın daha büyük yozlaşmalara kapı aralamaktır. İslam alemi, sivil toplum kuruluşları, ilim adamları ve vicdan sahibi her bir ferdin, Azerbaycanlı kardeşlerimizin maruz kaldığı bu haksızlığa karşı sesini yükseltmesi dini ve insani bir borçtur. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” anlayışı Ümmet bilinciyle bağdaşmaz. Zulme rıza göstermek, zulme ortak olmaktır.
ZULÜM İLE ABAD OLUNMAZ: BAKÜ YÖNETİMİNE AÇIK ÇAĞRI
Buradan bir kez daha haykırıyoruz: Bu batıl sevdadan, halkın inancıyla kavga etme hatasından derhal vazgeçilmelidir!
İslami değerleri ve Müslüman kadınların izzetini hedef alan bu antidemokratik, vicdan dışı ve haksız uygulamalar derhal sonlandırılmalıdır. Okul kapılarında ağlatılan her bir evladımızın gözyaşı, yarın ilahi adaletin tecelli edeceği en büyük şahit olacaktır.
Bakü yönetimi, Batı’nın ve seküler lobilerin gözüne girmek uğruna kendi halkını ve Alemlerin Rabbi olan Allah’ı karşısına almaktan vazgeçmeli; kızlarımızın eğitim hakkını ve inanç özgürlüğünü iade etmelidir.
Ayetullah COŞKUN
Etiketler: Ayetullah Coşkun makale » Azerbaycan başörtüsü protestoları » Azerbaycan başörtüsü yasağı » Azerbaycan din ve vicdan hürriyeti » Azerbaycan eğitimde başörtüsü sorunu » Azerbaycan kıyafet yönetmeliği » Azerbaycan muhafazakar gündem » Azerbaycan son durum haberleri » Bakü dini özgürlükler » Bakü hükümeti tesettür kararı » Bakü okullarda tesettür engeli » başörtüsü mağduriyeti » İslami haberler Azerbaycan » okullarda tesettür kısıtlaması » okullarda üniforma dayatmasıYorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER