Son Dakika


BU YÜZYIL AF DİLEME YÜZYILIDIR
Ümmetin Yiğit Evladı Aliya İzzetbegoviç’i Vefatının 23. Yılında Rahmetle Anıyoruz
Bizim de Suçumuz Var
AZERBAYCAN’DAN TÜRKİYE’YE İNANÇ HÜRRİYETİNİN EVRENSEL SINAVI
Bir Başörtüsünden Fazlası Var, Bilesin Azerbaycan
FIRTINA VE KARTAL’IN AVRUPA ZAFERLERİNDEN PAZARTESİ DERBİSİNE…
Epeydir, gözlerimde bir uzaklara dalma hâli hâsıl oldu.
Kendime bile, ne bigâneyim, ne aşina.
Hiç bir mülk, ne maddi, ne manevi
Hayatı cazibeli göstermiyor artık bana.
Bu bir tükenmişlik, bir depresif hâl değil,
Bilâkis, özümün kendine gelmiş hâlidir.
Meselâ, ne mutlu eder ki beni artık?
Bir masal kitabından fırlamış gibi,
Rüya ile gerçek arası tatlı bir sessizlik,
Yağmurlu ve huzurlu bir akşam olsun istiyorum.
Sonra o yağmurlar yıkasın her yeri, herkesi.
Kirli ve kanlı elleri, paslı ve katı kalpleri,
Örümcek ağı bağlamış beyinleri,
Defetsin tüm şerleri, açsın kapalı gözleri,
Uyandırsın yönünü kaybedenlerin basiretini.
Yağmurlar Rahmettir.
Öyle ise Rahmet kaplasın artık yeryüzündeki herkesi, her şeyi.
Sonrasında dağılan bulutların arkasından
Berrak, simsiyah bir gök ve yıldızlar bulsun bizi.
Sonra güvenli, sımsıcak bir el olsa.
Dokunsam, kaygısızca uyusam.
Bölerse uykularımı dünya telaşı, endişeler ve korkular,
Zeytin karası gözlerimi açınca
Rüyaymış deyip tekrar uyusam.
Kalbimde kaç soğukluk üşütür beni bilir misin?
Bilemezsin!
Ben de bilemem!
Aynı hataları kaç kere yapar insan?
Bilinmez!
Ama zihnimde iz bırakan korkularımla, günahlarımla
Yutkunmanın acısını iyi bilirim ben.
Yaşadığım her acı ile beraber belki sensizliğe de alışırım.
Unutmak denir mi buna?
İnan ben de bilmiyorum!
Sen de bilme!
Çünkü bilemiyor insan!
Yaralar derin, yaşıyorsun
Ama anlatamıyorsun, unutamıyorsun.
Sadece kanıyorsun.
Anlaşılmayı da beklemiyorsun hiç kimseden.
İçimde ki pişmanlıklar,
Kaybolan yıllar, kapanan yollar,
Ömrümün felaketi oluyor,
Ne son buluyor, ne öldürüyor.
Öyle işte!
Şimdi söyle bana ne olur!
Kaç kâbus daha bölecek uykularımı?
Sahi dünya selâmet olacak mı?
Ne zaman son bulacak,
Beni dilsiz ağızsız bırakan, nutkumu kurutan acılar?
Bazen ayaklanıyorum.
Niye içim gidiyor ben kalıyorum?
Ne oldu ki o yollara, yıllara?
Belki, bir gün mü diyorsun?
Korkarım ki;
Keşke demek için bile geçti zaman,
Hem de birçok şey için.
Mine GÜLŞEN
Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
20 Ekim 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tüm Manşetler
20 Ekim 2026 Bilim ve Teknoloji, Din ve Yaşam, Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tarih, Tüm Manşetler
19 Ekim 2026 Din ve Yaşam, Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler
19 Ekim 2026 Dünya, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Sivil Toplum, Siyaset, Tüm Manşetler