Son Dakika


BU YÜZYIL AF DİLEME YÜZYILIDIR
Ümmetin Yiğit Evladı Aliya İzzetbegoviç’i Vefatının 23. Yılında Rahmetle Anıyoruz
Bizim de Suçumuz Var
AZERBAYCAN’DAN TÜRKİYE’YE İNANÇ HÜRRİYETİNİN EVRENSEL SINAVI
Bir Başörtüsünden Fazlası Var, Bilesin Azerbaycan
FIRTINA VE KARTAL’IN AVRUPA ZAFERLERİNDEN PAZARTESİ DERBİSİNE…
Samimiyetinden şüphe etmediğim değerli bir STK’nın uzun yıllar içinde bulunan bir ağabeyim, “Gazze anlaşması, Hudeybiye Anlaşması gibidir” şeklinde bir cümle kurdu.
Türkiye’de siyasi bağlamda iktidar taraftarı olan ezici bir kitle, bu anlaşmanın mimarı olarak Sayın Erdoğan’ı görür. Dolayısıyla bu anlaşmanın hikmetlerini anlamaya çalışırlar.
Çok girmek istemiyorum…
Bu anlaşma bana göre bir anlaşma değil, aksine Gazze’nin ve Hamas’ın sadece bomba atmayı durdurma karşılığında diz çöktürülmesidir. Bunu yakın tarihte göreceğiz!
Trajik olan şudur: “İsrail meclisine gidip “Size nasıl silahlar verdik, iyi işler başardınız” diyen Trump’ın bu anlaşmanın baş mimarı olarak her iki tarafı idare etmesidir. Sözde Gazze anlaşmasından hemen önceki “Birleşmiş Zilletler” toplantısında dünyaya verdiği görüntü çok manidardı.
Amerika’da şaşalı ve gürültülü bir masa oluşturup o masanın etrafına İslam devletlerinin liderlerini dizip adeta nasihat eden, övgüleri ve sövgüleri aynı dille ifade eden ve sonucu Gazze barışına bağlayan garip adamın önünde İslam devletlerinin temsilcilerinin nasihat dinlemesi ağır bir görüntüydü.
Siyonizm attığı her adımı planlayarak yapıyor; odak noktasının dışında çok şeyi icra etmeyi başarıyor. İsrail, bu garip anlaşma sonrası Gazze’nin asla bağımsız olamayacağını anlaşmanın maddelerinde de fazlasıyla ortaya koyuyor.
İsrail, sözde barış sonrası kırk sekiz kez anlaşmayı ihlal ederek katliamına devam etmiştir. Hamas’ın silah bırakmasını içeren bu anlaşma, tam bir teslimiyet anlaşmasıdır.
Peki, başarı bunun neresinde?
Gazze, bağımsızlık bayrağını mı göndere çekti?
Millet olma, uluslararası tanınma unvanı mı aldı?
Refah Sınır Kapısı’ndan sınırlı miktarda tırların girmesi başarı mı?
Sahil hattının tamamen yıkılması mı?
Sahi, Hudeybiye Anlaşması’ndan sonra Mekke’nin Fethi vardı ve o anlaşmayı kâfirlerle Müslümanlar imzalamıştı.
Gazze anlaşmasındaki taraflar hangi çizgide, kimi temsil ediyordu?
Hudeybiye Anlaşması ile Gazze anlaşmasının kıyaslanmasını anlamaya çalışıyorum.
Hudeybiye Anlaşması bir geri dönüş, yuvarlanarak merhamet ırmağına dönüşmüş evrensel bir mesajın hâkimiyet ayak sesleriydi. Su gibi akan İslam ırmağı önünde bent konamaz bir hâldeyken yapılan bu anlaşma, fethin müjdecisiydi.
Gazze anlaşması nerenin fethi olacak?
Siyonizm bizi Gazze’ye odaklanırken, Lübnan ve Suriye’yi yumuşak lokma haline getiriyordu. Gücünü ve demografisini değiştirmeye başladığı bu iki ülkede olup bitenler, hangi fetih hikâyesinin habercisi?
Büyük İsrail projesi tam gaz icra edilirken Gazze’nin masum ve mazlum halklarının dünyaya bıraktığı en büyük iz, İslam toplumlarının çöküşünü Batı halklarının ise dirilmesini bize göstermesi ve belki de Batı’dan doğacak güneşin habercisi olmasıdır.
Fatih Alim DAŞPINAR
Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
20 Ekim 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tüm Manşetler
20 Ekim 2026 Bilim ve Teknoloji, Din ve Yaşam, Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tarih, Tüm Manşetler
19 Ekim 2026 Din ve Yaşam, Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler
19 Ekim 2026 Dünya, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Sivil Toplum, Siyaset, Tüm Manşetler