Son Dakika


Tarih, bize olaylara sadece anlık sonuçları üzerinden bakmamamız gerektiğini öğreten büyük bir laboratuvardır. Bazen en kabul edilemez görünen şartlar, geleceğin en büyük zaferlerinin tohumunu taşır.
İslam tarihinde bir dönüm noktası olan Hudeybiye Antlaşması ile güncel siyasette tartışmalara neden olan Trump’ın Gazze planı arasındaki paralellik, bu kadim hikmeti modern bir bağlamda yeniden düşünmemiz için güçlü bir davettir: “Şer gördüğünüz şeyde hayır, hayır gördüğünüz şeyde şer olabilir.”
Hudeybiye: Hüzünden Fethe Giden Yol
Hicretin altıncı yılında, Müslümanlar umre niyetiyle Mekke’ye yola çıktılar. Ancak Mekkeli müşrikler onları Hudeybiye mevkiinde durdurdu. Uzun ve çetin geçen müzakereler sonucunda, başta Müslümanlarca oldukça ağır ve aşağılayıcı kabul edilen maddeler içeren bir antlaşma imzalandı. Antlaşmanın en tartışmalı maddeleri şunlardı:
O yıl umre yapılamayacak, bir sonraki yıl silahsız gelinecekti. Bu, Kâbe’ye ulaşma hedefine anında ulaşılamaması nedeniyle büyük bir hayal kırıklığı yarattı.
Mekke’den Medine’ye sığınan bir Müslüman geri verilecek, ancak Medine’den Mekke’ye sığınan geri verilmeyecekti. Bu madde, inananlar için açıkça adaletsiz ve aleyhte bir hüküm olarak görüldü.
Sahabeler büyük bir üzüntü ve tepki içindeydiler. Ancak Hz. Muhammed (s.a.v.)’in Allah’a olan tam teslimiyetiyle kabul edilen bu antlaşma, çok geçmeden “açık bir fetih” (Fetih Sûresi) olarak nitelendirilecekti. Zira bu barış dönemi:
Görünen şer, aslında stratejik bir barış, hukuki bir tanınma ve muazzam bir manevi fetih ile neticelenmişti.
Bugün, Amerikan Başkanı Donald Trump’ın Gazze’deki çatışmaları sona erdirmeyi amaçlayan, “Trump Gazze Planı” olarak adlandırılan bir dizi maddeyi içeren önerisi, tıpkı Hudeybiye’deki gibi, Ortadoğu’da derin tartışmalara yol açıyor. Planın bazı detayları (örneğin, bölgenin ABD kontrolüne bırakılması, Hamas’ın silahsızlandırılması, zorla tahliyeye karşı çıkılsa bile geçici yönetim gibi unsurlar), özellikle Müslümanlar ve Filistinliler tarafından kabul edilemez ve tek taraflı olarak değerlendirilebiliyor.
Planın barış, esir değişimi ve Gazze’nin yeniden inşası gibi olumlu görünen başlıkları olsa da, bölgenin geleceğine dair içerdiği siyasi ve idari şartlar büyük bir güvensizlik yaratıyor.
Ancak, Hudeybiye dersinden ilham alarak, bu tür uluslararası diplomatik metinlere tarihsel bir perspektifle yaklaşmak gerekiyor:
Hukuki Zemin: Hudeybiye, fiilen yürütülen bir çatışmayı diplomatik bir tanınmaya dönüştürdü. Günümüzdeki plan da, her ne kadar tartışmalı olsa da, süregelen çatışma durumunu bir anlaşma zeminine çekme potansiyeli taşıyor. Bu, müzakere ve pazarlık kapısını tamamen kapatmaktan daha hayırlı olabilir.
Görünmeyen Açılımlar: Hudeybiye’de ‘geri iade’ maddesi, Medine sınırında bir Müslüman “sığınmacı” grubunun oluşmasına ve Kureyş’in barış şartını kendi eliyle ihlal etmesine yol açarak, Mekke Fethi’nin kapısını aralamıştı. Benzer şekilde, bugünkü plandaki her bir madde de, gelecekteki siyasi ve ekonomik süreçler içinde beklenmedik sonuçlar ve yeni fırsatlar doğurabilir.
Enerjinin Yönlendirilmesi: Barışın sağlanması, cephede harcanan insani ve maddi enerjinin Gazze’nin yeniden inşasına, Filistinlilerin toparlanmasına ve diplomatik mücadeleye yönlendirilmesine imkân verebilir
Ümitsizliğe Düşmeyin
Hudeybiye Antlaşması, bize ilahi takdirin ve uzun vadeli stratejinin, anlık duygusal tepkilerden ve kısa vadeli zararlardan çok daha derin ve hikmetli olduğunu gösterir. Bazen bir geri adım, aslında iki ileri adım atmanın ön koşuludur.
Trump’ın Gazze planı, içeriği ne olursa olsun, bir çatışma çözüm girişimi olarak tarihe not düşülüyor. Planın “şer” görünen maddeleri, tıpkı Hudeybiye’deki gibi, beklenmedik siyasi kırılmalara, uluslararası tepkilere ve Filistin davasının lehine yeni diplomatik cephelerin açılmasına vesile olabilir.
Müslümanlar olarak, adil ve onurlu bir barış için mücadele ederken, aynı zamanda en olumsuz görünen şartların bile ardındaki ilahi hikmeti ve potansiyel fırsatları görmekten vazgeçmemeliyiz. Çünkü tarih, en büyük fetihlerin bazen en ağır görünen fedakârlıkların ardından geldiğini defalarca kanıtlamıştır.
Mevlam Görelim Neyler, Neylerse Güzel Eyler.
Ayetullah COŞKUN
Etiketler: açık bir fetih » Amerikan Başkanı Donald Trump » ayetullah coşkun » Fetih Sûresi » Gazze » Hayber » Hikmet » Hudeybiye Antlaşması » Hudeybiye: Hüzünden Fethe Giden Yol » Hudeybiye'den Günümüze Siyasi Kararların Hikmeti » Kâbe’ye ulaşma hedefi » Kürsel Sumud Filosu » Mevlam Görelim Neyler Neylerse Güzel Eyler » Şer gördüğünüz şeyde hayır hayır gördüğünüz şeyde şer olabilir » slam Devleti’nin Hukuki Tanınması » Tarih » Trump’ın Gazze planıYorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER