Son Dakika


Türk Futbolunun Avrupa Gerçekliği: İki Günde On Golün Anatomisi
ÖNDER’den Azerbaycan Çıkışı: “28 Şubat Acısını En İyi Biz Biliriz, Kısıtlamalar Derhal Kaldırılmalı!”
İlham Aliyev Kendi Siyasi Sonunu Hazırlıyor – Azerbaycan’daki Başörtü Zulmüne Sessiz Kalmak İhanettir!
Görme Engelli Kadın Milli Futbol Takımı Avrupa Şampiyonu Oldu
Tarihsel Adalet Bilinci ve Günümüz Ekonomik Tehditleri
Avrupa’da İlki Başardık: Fenerbahçe arsaVev Adını Son 16’ya Yazdırdı!
İstanbul, ne zaman gürleyen bir gökyüzü ve aniden bastıran şiddetli bir sağanakla sarsılsa, aynı acı ve çaresiz manzara yeniden sahneye çıkıyor. Su basan caddeler, sel sularına kapılan araçlar, evlerini ve ekmek teknelerini su basan insanların gözlerindeki o çaresiz bakış…
Her felaketin ardından zihinlerimizi aynı yakıcı soru kurcalıyor: Acaba gerçekten ders aldık mı, yoksa yarın yine her şeyi unutacak mıyız? Ne yazık ki acılar yaşandığı anla sınırlı kalıyor; birkaç sosyal medya paylaşımının, geçici gündem maddelerinin ve boş vaatlerin ardından yaşananları günlük telaşın içinde unutmaya mahkûm oluyoruz.
Dere Yataklarına İmar Yasağı Getirilmeli!
Bu tekrarlanan felaketlerin arkasındaki en temel etken, yıllardır süre gelen plansız kentleşme ve suyun doğal yolunun tıkanmasıdır. Suyun yüzyıllardır aktığı dere yataklarını imara açmak, beton duvarlarla sıkıştırmak doğanın değişmez kurallarına meydan okumaktır. Unutulmamalıdır ki su hafızasını asla kaybetmez; önüne çekilen her türlü engeli er ya da geç aşar ve hakkı olan yatağı geri alır. Şehrin kronikleşen altyapı yetersizlikleri ve geçirimsiz beton yüzeyler, yağmuru bir berekete değil, felakete dönüştürmektedir. Yetkililere ve karar vericilere açık bir çağrıda bulunuyoruz: Dere yataklarına imar verilmesi uygulamasına derhal son verilmeli, riskli alanlar acilen koruma ve ıslah koridorlarına dönüştürülmelidir.
Dikey Değil Yatay Yapılaşma Olmalı
İstanbul’u gökdelenlerle, beton kütleleriyle donatmak şehrin yalnızca mimari estetiğini bozmakla kalmadı; toprağın su emme kapasitesini tamamen yok etti. Yüksek katlı dikey yapılaşma projeleri kentin doğal rüzgâr ve su akış hatlarını keserken, yağmur sularını süzebilecek tek bir metrekare toprak dahi bırakmıyor. Bu kısır döngüden çıkışın yolu, dikey yapılaşma sevdasına son vererek yatay ve doğayla barışık yapılaşma modellerine geçmektir. Az katlı, yeşil alan oranı yüksek, toprağın suyla buluşabildiği ve geçirgen zeminlerin ön plana çıkarıldığı bir şehircilik anlayışı, kentin afetlere karşı en güçlü kalkanı olacaktır.
Tedbir Olmadan Takdir Beklenmez
Akla, bilime, mühendislik ilkelerine ve samimiyete dayanmayan adımlarla geleceği inşa etmek imkânsızdır. Dere yataklarını doldurup altyapı yatırımlarını erteledikten sonra ortaya çıkan yıkımı yalnızca “kader” diyerek geçiştirmek, sorumluluktan kaçmaktır. İslam inancının ve aklıselimin gereği; önce insani ve bilimsel tüm tedbirleri almak, ardından takdiri Yüce Allah’a bırakmaktır. Mesele, felaket anında kameralar karşısına geçip konuşmak değil; felaket kapıyı çalmadan önce can ve mal güvenliğini sağlayacak cesur adımları atmaktır. Gerçek samimiyet, acıya ortak olmak kadar o acının bir daha tekrarlanmaması için kararlılıkla mücadele etmektir.
İstanbul’un daha fazla kaybetmeye vakti yoktur. Şehri yönetenlerin ve bu kentte yaşayan her bir bireyin, doğanın dengesine saygı duyan, bilimi rehber edinen köklü bir zihniyet değişimini başlatması artık bir tercih değil, tarihî bir zorunluluktur.
Ayetullah COŞKUN
Etiketler: afet yönetimi » çevre ve şehircilik » dere yatağı yapılaşması » dere yatakları imar » dikey yapılaşma zararları » doğa ve betonlaşma » iklim ve kentsel dönüşüm » istanbul altyapı sorunları » istanbul haberleri » istanbul sağanak yağış » istanbul şehir planlama » istanbul sel felaketi » sel felaketi önlemleri » tedbir ve takdir » yatay yapılaşmaYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
15 Ekim 2026 Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler
15 Ekim 2026 Bilim ve Teknoloji, Ekonomi, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Sağlık, Sivil Toplum, Siyaset, Tüm Manşetler
13 Ekim 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler
13 Ekim 2026 Aile, Çocuk, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Sivil Toplum, Tüm Manşetler