Son Dakika


Yeni Şafak yazarı İsmail Kılıçarslan, Gazze’de yaşanan soykırıma karşı dünyanın ve bizlerin sessizliğini, kalemini bir neşter gibi kullanarak yırtıp attı. Sosyal medyada fırtınalar koparan “Öldürmeliyiz” başlıklı makale, aslında bir şiddet güzellemesi değil; eli kolu bağlı bir insanın, parçalanmış bebek bedenleri karşısında geçirdiği “vicdani cinnetin” ilanı oldu.
“BÖCEK ÖLDÜRÜR GİBİ…”
Kılıçarslan, yazısında Siyonist vahşetin faillerine duyduğu nefreti, modern dünyanın kibar cümlelerini bir kenara iterek haykırdı. Adaletin sustuğu yerde fıtri öfkenin dilini konuşan yazar, şu ifadeleri kullandı:
“Gazze için yaşamaktan ve Gazze için öldürmekten söz ediyorum. Dünyadaki her bir Siyonist’i… Hiçbirine bir milim acımadan… Böcek öldürür gibi… Rahatça, sakınmasız, çekincesiz, merhametsiz…”
ASIL KURŞUNU BİZE SIKTI: “EN BÜYÜK İKİYÜZLÜLÜK!”
Haberin en can alıcı noktası ise yazarın bu öfkeyi sadece zalime değil, bizzat bizlere ve kendi ataletine yöneltmesiydi. Kılıçarslan, televizyon başında Gazze izleyip hayatına devam eden modern insanın yüzüne şu sarsıcı gerçeği çarptı:
“Hadi söyle bana. Sen, bir avuç pirinç, bir poşet un için ölümü göze alan çocuklara kurşun sıkarken benim bu yazıyı yazıyor, yazabiliyor olmamdan daha büyük bir ikiyüzlülük biçimi biliyor musun?”
“BOYKOTU BİLE BECEREMİYORUZ!”
Yazı, sadece bir öfke patlaması değil, aynı zamanda devasa bir “suçluluk duygusunun” itirafı niteliğinde. Kılıçarslan, “Reel politik, sırası değil, zamanı gelmedi” gibi bahanelerin arkasına sığınan dünyayı ve bireyleri sert bir dille eleştirdi:
“Fakat sen de biliyorsun ki seni öldürmek yerine olan biteni televizyondan izlemeyi, tweet rt etmeyi, yazı yazmayı seçiyorum. Fakat sen de biliyorsun ki seni doğru düzgün, adam gibi boykot etmeyi bile başaramıyorum.”
ADALETİN İLK BASAMAĞI: ZALİMİ DURDURMAK
Kılıçarslan’ın metni, “Öldürmekten bir şey umulacaksa umduğum mutluluk olsun” diyerek biten duygusal bir kasırga gibi. Birçok okuyucuya göre bu yazı; hukukun bittiği, çocukların açlıktan öldüğü bir dünyada, bir babanın, bir insanın ve bir müslümanın verebileceği en samimi ama en acı dolu tepki.
SORUYORUZ
Gazze’de anneler çocuklarının parçalarını poşetlerle toplarken; İsmail Kılıçarslan’ın bu “sert” uyarısı mı suç, yoksa bizim bu “yumuşak” sessizliğimiz mi?
İşte o makale: https://www.yenisafak.com/yazarlar/ismail-kilicarslan/oldurmeliyiz-4744358
Etiketler: adalet » boykot » Çaresizlik » Eylemsizlik » Gazze » Gazze Direnişi » İkiyüzlülük » İnsanlık suçu » İsmail Kılıçarslan » Mazlumun sesi » Medya etiği » modern dünya eleştirisi » Öfke manifestosu » Öldürmeliyiz » Siyonizm » soykırım » Toplumsal yüzleşme » vicdan azabı » Vicdan patlaması » Yeni ŞafakYorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER