Son Dakika


Mecra Derneği ve Genç Öncüler Hareketi, modern dünyanın kutsalı sıradanlaştıran ve insanı tüketilen bir nesne konumuna indirgeyen zihni kuşatmasına karşı İstanbul’da ortak bir basın açıklaması yayımladı. “Tesettür Bir Şuur Duruşudur” başlığıyla kamuoyuna duyurulan bildiride, inanç nizamının hayatın her alanında somut karşılık bulması gerektiği vurgulandı.
Açıklamada, kapitalist sistemin ve dijital mecraların dayattığı “teşhir ve beğeni” ekonomisinin mahremiyeti zedelediğine dikkat çekilerek, tesettürün piyasa canlılığı sağlamak ya da gösteriş unsuru haline getirilmek istenmesine karşı güçlü bir duruş sergilendi.
BASIN AÇIKLAMASI
TESETTÜR BİR ŞUUR DURUŞUDUR! Modern Metalaşma Çağında Hakikatin ve İffetin Muhafazası
İnsan; zihnini, eylemlerini ve görünüşünü bir inanç nizamına göre şekillendirdiğinde şahsiyet kazanır. İslam’ın insana sunduğu bu şahsiyet, yalnızca sözel bir iddiadan ibaret olmayıp hayatın her anında somut karşılığı olan ilahi ilkelerle tezahür eder. Ancak içinden geçtiğimiz bu çağ; kutsal olanı sıradanlaştıran, manevi değerleri vitrin süsüne dönüştüren ve insanı yalnızca “görünen ve tüketilen” bir nesne konumuna indirgeyen ağır bir zihni kuşatma üretmektedir. Bu kuşatmanın en belirgin cephelerinden biri ise şüphesiz ki tesettürün temsil ettiği ahlaki ve sembolik hakikattir.
Bugün karşı karşıya olduğumuz tehlike; tesettürün hayatımızdan tamamen çekilmesi değil, daha tehlikeli bir biçimde içinin boşaltılarak dönüştürülmesidir. Kapitalist sistem, influencer kültürü ve dijital mecraların dayattığı “teşhir ve beğeni” ekonomisi; mahremiyeti, ibadet bilincini ve iffet kavramını kendi çarkları arasında mülksüzleştirmektedir. Tesettür; sırf piyasa canlılığı sağlamak, takipçi kitlesini artırmak veya modern dünyanın estetik kalıplarına uyum sağlamak adına bir gösteriş unsuru haline getirilemez.
“Bir ibadetin formunu korurken ruhunu popüler kültüre teslim etmek, masum bir stil tercihi değil; Müslüman bilincine ve toplumsal hafızaya dönük örtülü bir kurumsal çözülmedir.”
Baştan ayağa bir şuur, teslimiyet, iffet ve izzet vesikası olan tesettürün asil manasını her platformda muhafaza edeceğimizi kamuoyuna ilan ediyor; tüm duyarlı yürekleri modern çağın dayattığı bu nitelik kaybına karşı uyanık olmaya ve öz değerlerimize kararlılıkla sahip çıkmaya davet ediyoruz.
Tavizsiz bir kararlılıkla ve açıkça beyan ediyoruz ki:
Tesettür, serbest piyasa koşullarında pazar payını artırmak için kurgulanan bir tüketim metaı, bir vitrin süsü veya ticari bir reklam malzemesi değildir.
Tesettür; podyumların, geçici heveslerin, küresel sermayenin ve dijital mecralardaki algı operasyonlarının belirlediği sezonluk bir moda akımı değildir.
Tesettür; dünyevi bir dikkat çekme hırsı, estetik bir şov, başkalarına kendini kabul ettirme kompleksi veya onay toplamak için sergilenen bir vitrin aracı hiç değildir.
Tesettürün asil manasından koparılarak metalaştırılması; Müslüman şahsiyetini, fikri omurgamızı ve medeniyet iddiamızı içten içe sarsmayı hedefleyen zihinsel bir yozlaşmadır. İlahi sınırları esneterek tesettürü popüler bir “trend” gibi sunan her türlü tutum ve örneklik; bu ibadetin temsil ettiği tarihi ve manevi mirasa karşı verilmiş açık bir zarardır.
“Tesettür; sınırları ve ölçüleri bizzat “ilahi irade” ve “sünnet-i seniyye” tarafından tayin edilmiş; kulun yaratıcısına sunduğu dolaysız, katıksız ve pazarlıksız bir ibadettir.”
“Bir inancın ve ona tabi olan Müslüman şahsiyetinin meşruiyet kaynağı, seküler mahallelerin onayı, modern dünyanın kabulü veya çağdaş trendlerin alkışı olamaz. Hakiki şahsiyet; rüzgâra göre yön değiştirmekle veya çağın akıntılarına kapılmakla değil, hakikatin değişmez ilkelerinin yanında dimdik durmakla korunur.”
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v), “Sizden kim bir kötülük görürse onu eliyle düzeltsin; gücü yetmezse diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse kalbiyle nefret etsin ki bu imanın en zayıf derecesidir.” (Müslim, İman 78) buyurmaktadır. Bizler; kavramlarımızın içinin boşaltılmasına, kutsal değerlerimizin magazinleştirilmesine ve ibadetlerimizin piyasa malzemesi haline getirilmesine karşı sesimizi yükseltmeyi tarihi, dini ve insani bir yükümlülük olarak görüyoruz.
Hasbahçe Gazetesi / Haber Merkezi
Etiketler: ahlaki duruş » genç öncüler » hakikat ve iffet » İbadet bilinci » istanbul basın açıklaması » kapitalist sistem ve moda » mahremiyet bilinci » mecra derneği » Mecra Derneği ve Genç Öncüler Hareketi » Mecra DerneğiGenç Öncüler Hareketi » mecra-dernegi-ve-genc-onculer-hareketi-kamuoyu-duyuru-tesettur-bir-suur-durusudur » modern metalaşma » müslüman şahsiyeti » örtülü kurumsal çözülme » popüler kültür eleştirisi » seküler mahalleler » tesettür bir şuur duruşu » Tesettür Bir Şuur Duruşudur » teşhir ve beğeni ekonomisiYorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER