Son Dakika


BU YÜZYIL AF DİLEME YÜZYILIDIR
Ümmetin Yiğit Evladı Aliya İzzetbegoviç’i Vefatının 23. Yılında Rahmetle Anıyoruz
Bizim de Suçumuz Var
AZERBAYCAN’DAN TÜRKİYE’YE İNANÇ HÜRRİYETİNİN EVRENSEL SINAVI
Bir Başörtüsünden Fazlası Var, Bilesin Azerbaycan
FIRTINA VE KARTAL’IN AVRUPA ZAFERLERİNDEN PAZARTESİ DERBİSİNE…
Gianni Infantino, topu bıraktı, diplomasiye koştu. Ama Mısır’daki Gazze Zirvesi’ndeki bu beklenmedik varlık, futbolun ruhuna hizmet etmekten çok, siyasi bir “iade-i itibar” operasyonunun parçası mıydı? Batı medyası bile şaşkın: FIFA Başkanı’nın orada işi neydi?
Mısır’ın Şarm el-Şeyh’te ev sahipliği yaptığı Gazze Barış Zirvesi, siyasetin en çetin zeminlerinden biriydi. Cumhurbaşkanları, başbakanlar ve uluslararası arabulucular… Ancak ABD Başkanı Trump’ın hemen arkasında beliren o figür, zirvenin en çok konuşulan, en şaşırtıcı detaylarından biri oldu: FIFA Başkanı Gianni Infantino.
Futbolun zirvesindeki bir ismin, ateşkes ve iki devletli çözüm gibi ağır konuların konuşulduğu bu masada ne işi vardı? Infantino, “Barışa katkı sunacak her şeye ihtiyacımız var,” dese de, sahadaki gerçekler bu masumiyet perdesini hızla yırtıp attı.
Çifte Standart ve İtibar Mühendisliği
FIFA’nın bu zirveye katılımı, uluslararası kamuoyunda yükselen güçlü bir eleştiri dalgasının tam ortasına düştü. Eleştirinin odağında tek bir soru yatıyor: Çifte standart mı, yoksa İsrail’in “itibar mühendisi” olmak mı?
Hatırlayalım: FIFA ve UEFA, Rusya’yı Ukrayna işgali nedeniyle bir günde uluslararası futbol camiasından tamamen izole etmişti. Oysa Gazze’deki ağır saldırılara rağmen, İsrail’e yönelik hiçbir yaptırım kararı alınmadı. Aksine, İsrail takımları sahada top koşturmaya devam etti.
Bu sessizlik ve eylemsizlik ortamında Infantino’nun zirveye katılması, uluslararası toplumda hızla şöyle yorumlandı: Zirvede top da kale de yoktu, ama orada büyük bir imaj mücadelesi ve itibar mühendisliğinin ilk işaretleri seziliyordu. Amaç, futbol diplomasisinin güçlü algısını kullanarak, küresel izolasyon riskindeki bir ülkeyi dünya sahnesinde tutmaktı. Bu, literatüre “iade-i itibar diplomasisi” olarak geçecek bir hamleydi.
Barışa Katkı mı, Siyasi İttifak mı?
Elbette Infantino, Filistin’e futbol altyapısı kurma ve fon sağlama gibi önemli taahhütlerde de bulundu. Ancak bu tür insani jestler, asıl siyasi hamlenin üzerini örten ince bir örtüden başka bir şey değildi. Infantino, daveti ABD Başkanı Trump’tan aldığını açıkça belirtirken, FIFA’nın sadece barışa katkı sunma misyonuyla değil, güçlü siyasi ittifakları koruma refleksiyle hareket ettiği de ortaya çıkmış oldu.
FIFA Başkanı, daha önce “FIFA jeopolitik sorunları çözemez” diyerek elini yıkamıştı. Şimdi ise kendini, jeopolitik sorunların en sıcak olduğu yerde, en yüksek siyasi masada buldu. Bu durum, FIFA’nın tarafsızlık ilkesini bir kenara bırakıp, siyasi bir enstrümana dönüştüğünün en somut kanıtıdır.
Futbol, dünyanın en büyükleştirici gücüdür. Ancak bu zirvede gördük ki, futbolun bu muazzam gücü, masum bir barış çabasını desteklemekten çok, siyasi çıkarları ve itibar kayıplarını yönetmek için kullanılan, tehlikeli bir araca dönüştürülmüştür. Bu durum, futbolun evrensel değerlerine inanan herkes için düşündürücüdür ve FIFA’nın gelecekteki kararlarının siyasi gölgeler altında kalacağının bir işareti olabilir.
Sizce FIFA, bu zirveye katılarak küresel çapta bir spor kurumu olarak tarafsızlığını tamamen yitirdi mi?
Mehmet Ali ÇELEBİ
Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
20 Ekim 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tüm Manşetler
20 Ekim 2026 Bilim ve Teknoloji, Din ve Yaşam, Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tarih, Tüm Manşetler
19 Ekim 2026 Din ve Yaşam, Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler
19 Ekim 2026 Dünya, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Sivil Toplum, Siyaset, Tüm Manşetler