Son Dakika


Doğal afetler, insanoğlunun kâinat karşısındaki acziyetini yüzüne çarpan ve kurulu düzenini bir anda altüst eden kırılma noktalarıdır. Son dönemde sıklıkla karşılaştığımız sel felaketleri de sadece birer meteorolojik olay değil; üzerinde derin derin düşünülmesi, ibret nazarıyla bakılması gereken büyük dersler barındırmaktadır. Yaşanan her taşkın, suyun gücünü gösterirken aynı zamanda insanın doğa ve vicdan karşısındaki durumunu yeniden sorgulatır.
İslam inancına ve kadim medeniyet ahlakına göre Allah, kulları için kötülük dilemez. Yüce Yaratıcı, evreni mükemmel bir ölçü, nizam ve denge üzerine kurmuştur. Suyun akışı, derenin yatağı, toprağın emiş gücü ve yağmurun miktarı bu ilahi dengenin birer tezahürüdür. Aslında su, hayatın kaynağı ve rahmetin ta kendisidir. Dolayısıyla yaşanan felaketlerin kaynağını ilahi iradede veya doğanın kendisinde aramak yerine, insanın bu dengeye nasıl müdahale ettiğine bakmak gerekir.
Nitekim Kur’an-ı Kerim’deki “İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu. Böylece Allah, belki dönerler diye yaptıklarının bir kısmını onlara tattırıyor” (Rûm Suresi, 41) ayeti, günümüzde yaşadığımız çevre felaketlerinin temel sebebini açıkça özetlemektedir. Sellerin birer yıkıma dönüşmesi, doğanın değil; insanın kendi eliyle hazırladığı sonuçlardır. Suyun doğal akış yolunu kesip dere yataklarını binalarla doldurmak, yeşil alanları yok edip toprağı betona mahkûm etmek, kısa vadeli çıkarlar uğruna şehircilik ilkelerini ve mühendislik kurallarını hiçe saymak, insanın kendi kendisine yaptığı kötülüğün en somut göstergesidir. Doğaya yapılan her haksız müdahale, zamanı geldiğinde ağır bir bedel olarak insana geri dönmektedir.
Sonuç itibarıyla, başımıza gelen felaketlere ibret nazarıyla bakmak, sadece üzülmek ya da suçu doğaya atmak demek değildir. Gerçek ibret; sorumluluk üstlenmek, ilahi kanunlar hükmündeki doğa yasalarına saygı duymak ve bilimin rehberliğinde gerekli tedbirleri almaktır. Allah’ın kurduğu nizama uygun yaşamak, doğayla savaşmak yerine onunla uyum içinde bulunmayı gerektirir. Sellerin bize verdiği en büyük ders; doymak bilmeyen hırslarımızdan vazgeçmek, ahlakı ve tedbiri hayatımızın merkezine koymaktır. Çünkü doğa, kendisine yapılan kötülüğü asla unutmaz ve yatağını eninde sonunda geri alır.
Hasbahçe Gazetesi / Haber Merkezi
Etiketler: AFAD » afad haber » Afet » afet haber » afet yönetimi ve tedbir » afetlerde insan sorumluluğu » çarpık kentleşme ve sel » çevre felaketleri » Deprem » dere yatakları ve imar » doğa ve insan » doğal afetlerden ders çıkarmak » doğanın dengesi » doğayla uyumlu yaşam » ibretlik dersler » iklim ve insan tahribatı » ilahi adalet ve afetler » insan eliyle gelen afetler » rum suresi 41 ayet » sel felaketi » Sondakika Haber » zelzeleYorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER