Son Dakika


Üniversiteler; bir ülkenin kalifiye insan kaynağını yetiştiren, bilgi üreten ve bulunduğu şehre ekonomik, kültürel anlamda can suyu olan en stratejik kurumların başında gelir. Ancak son yıllarda YKS yerleştirme sonuçları ile gözler önüne serilen tablo, yükseköğretim planlamamızdaki derin yapısal sorunları ve ciddi kaynak israfını gözler önüne sermektedir.
Edindiğimiz bilgilere göre; YKS ilk yerleştirmelerinde 45 bin 480 kontenjan boş kalırken, üniversiteyi kazanan 64 bin 860 öğrenci de hak kazandığı bölümlere kayıt yaptırmamıştır. Toplamda 110 binin üzerindeki bu devasa boşluk, özellikle öğretmenlik ve bazı mühendislik gibi kritik branşlarda yüksek oranlara ulaşmıştır. Bu tablo, salt istatistiksel bir başarısızlık değil; insan, emek ve zaman kaybının açık bir tezahürüdür.
Plansızlığın Bedeli: Emek ve Zaman Kaybı
Gençlerimizin yıllar süren çalışma maratonu, ailelerin maddi ve manevi fedakarlıkları göz önüne alındığında, yüz binlerce kontenjanın dolmaması ve kazanan öğrencilerin bile kayıt hakkından vazgeçmesi düşündürücüdür. Burada YÖK’ün ve ilgili paydaşların şapkayı önlerine koyup sorması gereken temel soru şudur: Bu gerçeklik neden önceden tespit edilip gerçekçi kontenjanlar belirlenmedi?
Plansızlık; arz ve talep dengesinin kurulamaması, piyasa ihtiyaçlarının doğru okunamaması ve plansız şekilde açılan fakülteler demektir. Dolmayan ya da talebi azalan alanlar hem kamu kaynaklarını boşa harcamakta hem de gençlerin umutlarıyla kumar oynamaktadır.
Kurumları Kapatmak Değil, Bölümleri “Nadasa” Bırakmak
Bu kronik sorunun çözümünde en kritik hassasiyet, hiçbir devlet üniversitesinin kapatılmayacak olmasıdır. Kurumlarımızın tüzel kişiliği ve şehirlere kattığı değer baki kalmalıdır; ancak işlevselliğini yitirmiş veya güncel talep görmeyen bazı bölümler geçici olarak, tabir caizse nadasa bırakılmalıdır.
Bugün ihtiyaç görülmese dahi, yarın farklı bir konjonktürde yeni bir ihtiyaç doğduğunda, altyapısı halihazırda var olan o bölümden yeniden en verimli şekilde istifade edilebilir. Üniversite sistemi, her yıl günübirlik kararlarla değil; geçerli, gerçekçi kontenjanlarla ve akılcı bir değerlendirme politikasıyla yola devam etmelidir.
Küresel Ölçekte Üniversite Vizyonu: Dünya Örnekleri
İnsanlarımız ne yazık ki bir üniversitenin sadece diploma veren bir bina olmadığını, bulunduğu şehre sosyokültürel ve ekonomik anlamda ne büyük bir değer kattığını tam olarak kavrayabilmiş değildir. Küresel ölçeğe baktığımızda gelişmiş ülkelerin farklı niceliksel ve niteliksel dengeler kurduğunu görürüz. Örneğin; Amerika Birleşik Devletleri’nde 3.500’ün üzerinde üniversite bulunurken, Japonya’da yaklaşık 992, Fransa’da 625, Almanya’da ise 461 dolayında yükseköğretim kurumu yer almaktadır. Bu ülkelerdeki yüksek sayı, plansız bir büyümeden ziyade işlevsellik, branşlaşma ve bölgesel kalkınma odaklı dengelenmiştir.
Ülkemizde de bunun en güzel ve köklü örneklerinden biri Erzurum Atatürk Üniversitesi’dir. Köklü geçmişiyle bu tür Anadolu üniversiteleri, kuruldukları şehirlere adeta birer medeniyet ve kalkınma merkezi olarak önderlik etmişlerdir. Yükseköğretimde mesele sadece tabela asmak veya her ilde her bölümü doldurulamayacak kontenjanlarla açmak değil; o kurumun altyapısını koruyarak niteliği artırmaktır.
Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) hata yapma lüksü yoktur. Çünkü iyi yetiştirilmiş her genç, bu ülkenin yarınları ve istikbalidir. 110 bin kişilik devasa bir kaybı telafi etmek ancak samimi bir yüzleşme, rasyonel bir kontenjan politikası ve geleceği merkeze alan stratejik planlamalarla mümkündür. Gençlerimizin emeğinin, ailelerin fedakarlığının ve ülkenin geleceğinin ziyan olmaması için popülist yaklaşımlar bir kenara bırakılmalı; bölümleri nadasa bırakan akılcı, bilimin ve gerçekliğin rehberliğindeki yeni bir yükseköğretim mimarisi acilen inşa edilmelidir.
Hasbahçe Gazetesi / Haber Merkezi
Etiketler: akılcı kontenjan politikası » almanya fransa japonya üniversiteleri » atatürk üniversitesi vizyonu » devlet üniversiteleri kapanmıyor » dünya üniversite sayıları » eğitimde planlama hatası » kayıt yaptırmayan öğrenciler » mühendislik kontenjan sorunu » öğretmenlik boş kontenjanlar » üniversite bölümleri nadas politikası » ÜNİVERSİTE KONTENJANLARI » yks boş kontenjanlar » yks ilk yerleştirme sonuçları » YÖK » yök kontenjan krizi » yükseköğretim planlaması » yükseköğretimde israfYorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER