logo

Bilgi Çağında Bilgisizlik

Bilgi Çağında Bilgisizlik

Fatih Alim Daşpınar Köşe Yazısı

Bilginin ilgisizde olsak önümüze servis edildiği bir çağda yaşıyoruz. Her şey elimizin altında. 24 saat beraber yaşamak zorunda kaldığımız akıllı telefonlardan ekran üzerinde elimizi kaydırarak dünyanın her tarafında nelerin zuhur ettiği bilgisine ulaşmamız mümkün. Eş dost akrabalarımızın kime misafir olduğuna kadar bilgi sahibiyiz dünyanın bir ucunda olsak bile. Her şey ama neredeyse yaşanılan dünyaya dair her şey elimizin altında. Bütün bunların içerisinde nasıl oluyor da ak ile kara arasındaki mesafe her geçen gün daha bir açılıyor. Bırakın farklı düşünenleri aynı eksende duran birinin ak dediğine diğeri kara diyebiliyor. Nasıl oluyor da tamamlanmış bir dinin müntesipleri arasında ana konular üzerinde dahi fikir birliğine varılamıyor. Düşüncelerinin sabitesine saplanmış bir kesimle düşünceleri sürekli değişim içinde olan bir kesime dönüştürüldük. Sabit fikirli olanlar bilgilenmekten bilgilenmek isteyenler sabit durabilmekten endişeli. Her şey birbirine girmiş durumda. Tarifi olmayan bir bombardıman altındayız. Beşeri münasebetlerimiz sosyal medya üzerinden şekilleniyor. Sınıflanmamız yine aynı şekilde cemiyet ruhuyla değil cemaat ruhuyla şekilleniyor. Kişilik tekâmülü yerine topluluk tekabülüne yöneldik. Şahsiyet gelişimine verdiğimiz emek neredeyse yok seviyesinde. Buna karşılık öne çıkanlara yanaşma dürtümüz mevzuya fukufiyyet değil nerde durduğunu tayin etme esaslı. Nede olsa yirmi dört saatimizi belirleyen bir aygıtın büyülü eksenindeyiz. Her şey o kadar kolay ki bir dokunuşla tüm dünyadasınız ve tüm dünya yine aynı şekilde sizin parmaklarınızın ucunda. Bu baş döndürücü sürecin nereye gideceğini ise kestirmek neredeyse imkânsız.

İnsanlığa yapılan bu ağır bombardıman; Allah-insan, insan-insan, insan–çevre, insan–tabiat ve hayvanat ilişkisini kökünden değiştiriyor. Biçimlenmemiz fıtri olmaktan kopuyor. Allah ile Allah’tan koparılıyoruz. İnsan ile insandan. Bilgi ve belgelerin havada uçuştuğu bir dünyada cahilleşiyor, gerçek bilgiden kopuyoruz. Aynı mahallede yaşayan ama yüzüne bakamayacak kadar yabancı/yabani, birbiriyle karşılaştığında görmemek için vitrinlere sığınan tipler peydah oluyor. Sanal ilişkiler, sanal iletişimler, birbirinin gözüne bakamayacak kadar yabancı/yabanileşmiş arkadaşlıklar zuhur ediyor. Çünkü insan kendine yabancılaşmış vaziyette. Ağır yüklerin değil ağır bombardımanların darmadağın ettiği yığınlara dönüştürüldü. Üzerindeki ağır metalleri atmayı başaramaz ise nereye gittiği belli olmayan bir boşluğa doğru sürüklenip gidiyor.

Bu ağır sürecin insana yaptığı en büyük darbe sanıldığı gibi bilgisizlik değil ilgisizliktir. Şeytanı lanetli kılanda bilgisizlik değil ilgisizliktir. İnsanoğlunun ruhundaki en önemli mihengi taşı olan “ilgi” bilgi ile yer değiştirdiği için her şeyimiz altüst olmuş vaziyette. İnsanların birbiriyle olan ilişkilerinde bilgi beceri ve kabiliyet, ilgi, ihlâs ve samimiyetin önüne geçmektedir. Allah’ın insandan en temel istediği şey ilgidir. Çünkü o ilgi duyana bilgi verir. Kim ki ilgiyi hakkıyla inşa etmeden bilgiye ağırlık verirse onun tarifi “onlar kitap yüklü eşekler gibidir” şeklinde karşımıza çıkar. İnsan-Allah ve insan-insan ilişkisinde en önemli değer bilgi değil ilgidir.

Çok kolay bilgilendiğimiz gibi çok kolay cahilleşebiliyoruz. Özümüze dönmeliyiz. Yüreğimize, varsa yüreğimiz, yüreğimize dönmeliyiz. Çünkü insan bir kelimeyle insan olur. Bir kelimeyle iman eder, bir kelimeyle gider. Ve yine aynı insan bin kelimeyle helak olur. Sadeleştirilmiş bir bilgimiz ve sadeleşmiş bir hayatımız olmalı.

Her tarafımızdan bilginin fışkırdığı bir dünyada kaç tane sırtınızı yaslayabileceğiniz samimi dostunuz var? Kaç kişi kapınızı muhabbet için çalıyor ve kaç kişi sevdiği için size dost?

Dedikodu iftira ve gıybetten kaç kişi korkuyor şunun şurasında…

Selam ve Dua ile

Fatih Alim Daşpınar

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
1355 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

hasbahcegazetesi.com page title ... ... ... ... ... ...