logo

Göç: 15 Temmuz, Demokrasi Tarihine Altın Harflerle Yazıldı

Göç: 15 Temmuz, Demokrasi Tarihine Altın Harflerle Yazıldı

Kağıthane Kaymakamı Hasan Göç ile İstanbul’un merkezinde bulunan ve 500 bin nüfusa sahip Kağıthane’yi ve 15 Temmuz’u konuştuk…

Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

1965 Çankırı doğumluyum. Çankırı İmam Hatip Lisesi Mezunuyum. 1988’de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden mezun oldum. Çorum-Dodurga, Kastamonu-Daday, Elazığ-Baskil, Sakarya-Pamukova, Kocaeli-Dilovası, Mersin-Tarsus ilçelerinde Kaymakam olarak görev yaptım. Mülki İdare Amirleri 2015 Yaz Kararnamesi ile Kağıthane Kaymakamlığı’na atandım. Evliyim ve üç çocuk babasıyım.

Kaymakamlık sizce nedir?

Kaymakamlığın zamanla birlikte hatta mesleğe başladığımız günlerden bugüne biraz tanımı tarifi değişir gibi oldu. Önceden yerel yönetimlerin biraz daha zayıf olduğu kırsal alanların, çok fazla alan kapladığı zaman diliminde (köylerin çok hareketli olduğu) devletin bayındırlık hizmetlerinin, sağlık hizmetlerinin ve eğitim hizmetlerinin kırsal bölgelerde yaşayan insanlarımıza ulaştırılmasının zorunlu olduğu zamanlarda, kaymakamlık mesleği çok daha etkili idi. Zamanla köylerimiz boşaldı. Kırsal alanlardan kentlere doğru büyük göçler meydana geldi. O zamanlar kaymakamlık devletin taşraya, yurdun dört bir köşesine uzanan eli idi. Bugün de öyle ama yerel yönetimler daha da güçlendi. Büyükşehir yapılanması var. Oralarda artık il özel idareleri dahi kalmadı. Onların bütün görevleri büyükşehir belediyelerine geçti. Merkez belediyenin bulunduğu yerden en uç noktadaki bir dağ köyüne kadar artık belediye hizmet veriyor. Roller değişti, hizmet alınan birimler değişti. Eskiden güvenlik hizmeti, sağlık hizmeti, eğitim hizmeti, bayındırlık hizmeti, yol, su, elektrik, kanalizasyon, tarım faaliyeti gibi hizmetlere kaymakamlık bakardı. Şuan güvenlik hizmetleri, tarım hizmetleri ve eğitimle ilgili hizmetlere bakmaktadır.



Yerelden yönetimin mi merkezden yönetimin mi taraftarısınız?
Yerel yönetimin taraftarıyım. Yerel yönetimler güçlenmeli ama daha profesyonel kadrolarla güçlenmelidir. Belediye Başkanları halkın iradesine uygun olarak seçimle iş başına gelmeli ama belediye başkanlarının elinin altında çok iyi eğitimli, donanımlı, tecrübeli bir danışman ve kurmay heyeti olmalıdır. Onlarla bu işi yürütmelidir. Çünkü bir takım hatalar sonradan telafi edilemiyor. Sayın Cumhurbaşkanımız son zamanlarda boğazda yapılaşmayla ilgili bazı konulara dikkat çekti mesela. Bu konular çok can alıcı konulardır. Bir hata yapılırsa telafisi de mümkün değildir. En yüksek yerden bunun bazen dile getirilmesi bu işin ciddiyetini de bize gösteriyor. Yerel yönetimler, başkan, belediye başkanları, karar organları olan belediye meclisleri halkın iradesine göre halkın bütün kesimlerini, işte; yaş gruplarından, eğitim yelpazesinden, çeşitli sosyal sınıflardan, ekonomik alanlardan hepsini yansıtmalıdır. Hepsinin kendini ifade edebildiği bir yer olmalı. Ama aynı zamanda bu yasama, bir yerde veya yerel yönetimde yürütme makamında olan kişilerin mutlaka profesyonel kadrolardan destek alması gerekir. Onların hegemonyası altında, onların tamamen yönlendirmesi ile değil de onlarla istişare etmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunlar üniversiteler, STK’lar, bağımsız çalışan uzmanlar olur. Bu işin bir sürü yolu var. Böyle bir yol izlenmesi gerekir diye düşünüyorum.

İlçemize atama haberi aldığınızda neler hissettiniz? Daha önce Kağıthane’ye yolunuz düştü mü?
Kağıthane’ye daha önce yolum hiç düşmedi. Eyüp, Beşiktaş, Şişli, Beyoğlu ve Sarıyer ilçelerine geldim. Kağıthane’nin hep çevresinde dolanmışım. İstanbul’a gelmek güzel. Kağıthane’ye son zamanlardaki gelişmelerden sonra geldik ve burada yaşamaya başladık. Kağıthane’nin eski halini bilmiyorum. Şuan Kağıthane İstanbul’un cazibe merkezi. Çok avantajlı bir ilçe aslında. Eski İstanbul hemen yanı başımızda; Beyoğlu, Fatih, Eyüp. İstanbul’un yeni yüzü ve iş merkezleri ile Levent ve Şişli yanı başımızda. Boğaz hemen bir adım ötemizde. Yeni yapılan Havaalanına giden ana halterlerden biri bizim üzerimizden geçiyor. Çok kısa zamanda güzel şeyler olmuş Kağıthane’de. Bundan sonra bu gelişmelerin daha da hızlanarak devam edeceğini düşünüyorum. Kağıthane; insanların yaşamak için, çalışmak için, eğlenmek ve dinlenmek için tercih edeceği bir ilçesi olacak buna inanıyorum.

Yönetim anlayışınızı anlatır mısınız? Engelliler, Suriyeliler, İhtiyaç sahibi aileler için neler yapıyorsunuz?
Bir takım şeyleri görevim gereği yapsam da ona mutlaka kendimden bir şeyler katmak isterim, böyle bir tavrım var. Bu aslında inancımızın da gereği kültürümüzün de gereğidir. Mesela geldiğimiz günden beri sevgi evlerindeki kimsesiz çocuklarımızı ziyaret ediyoruz. 5 tane sevgi evimiz var. Çocuklarımız o kadar enerjikler o kadar sevgi dolular ki. İlgi alaka bekliyorlar. Onlara aile olmaya çalışıyoruz. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı buraların görevlilerini temin ediyor. Biz evleri tutuyoruz evin eksiklerini Sosyal Yardımlaşma Vakfımızca gideriyoruz. İhtiyaç sahibi ailelere vakfımızca yardım ediyoruz. Şehit ailelerimizi ziyaret ediyoruz. Gazilerimizi ziyaret ediyoruz. Kent Konseyi Engelliler Meclisi ile Sosyal Yardımlaşma Vakfımız ortaklaşa çalışıyor. Mesut İncesu’nun katkıları ile engelli kardeşlerimize akülü araçlar temin ettik. İlçemizde 15.000’nin üzerinde Suriyeli var. Yaklaşık 2.850 öğrenci var. 2000’i çeşitli okullarda 850’si özel eğitim merkezlerinde. Onların Türkçe öğrenmesi ve eğitim hayatlarına devam etmesi ve rehabilitasyonları için uğraşıyoruz. Devletimizin Suriyeliler için bir politikası var. Bizde bu yolda Suriyelilerin üretici hale gelmeleri, yük olmaktan çıkmaları, sosyal hayata ve ekonomik hayata entegre olmaları için çaba sarf ediyoruz.

Kağıthane’nin sorunları hakkında bilgi verir misiniz? Sizce en temel sorun nedir?
Kağıthane çok hızlı bir dönüşüm yaşıyor. Kentsel dönüşümün en hızlı olduğu ilçelerden birisi. Bu sebeple çıta yükseliyor. İnsanları ekonomik ve sosyal seviyesi yükseliyor. Buna uygun sosyal donatı alanlarının gelmesi gerekiyor. Eğitimin aynı şekilde yapılanması gerekiyor. Sağlık teşkilatlarının aynı şekilde yeniden yapılanması gerekiyor. Kentsel dönüşüm yapılırken nüfusta artıyor. Buna uygun olarak belediyemizle devamlı irtibat halindeyiz. Kentsel dönüşüm yapılan alanlarda, belediye yaptığı çalışmalarla milli eğitimin kullanması için okul alanları da oluşturuyor. Eğer bunu şuanda yapmazsak ilerde çok büyük sıkıntı yaşarız. Bunların çalışmasını takip ediyoruz. Kağıthane önceden gecekonduların, fabrikaların olduğu bir yerken şu an beyaz yakalı insanların çalıştığı, hizmet sektörünün yükseldiği yer haline geldi. Kağıthane İstanbul’un merkezi. Ona uygun olarak biz de hem eğitim alanında hem ulaşım alanında hem sağlık alanında bu çalışmaları yapıyoruz. Kağıthane tekstil atölyelerinin yoğun olduğu bir yer. Bu atölyelerde dünyanın dört bir yanından gelip çalışanlar da var. Tabi bu çeşitli sorunları da beraberinde getiriyor. Kötü alışkanlıklar ve uyuşturucu bağımlılığı ile de mücadele ediyoruz. Bununla ilgili bir proje yaptık. Valiliğimizin talimatıyla bünyemizde bir büro oluşturduk. Belediyemizden bir personel aldık. Bu arkadaşımız, üniversitelerden hocalarla şuan irtibat halinde. Önümüzdeki günlerde okullarımızda özellikle liselerimizde seminer serisi hazırlıyoruz. Halk Eğitim, Milli Eğitim, Sosyal Yardımlaşma Vakfı, Belediye ve üniversite hocalarının işbirliği ile seminerler vereceğiz.

Başbakanımızın da bahsettiği bir seferberlik var. Bütün okullar tekli eğitime geçecek. Depreme dayanıklı olmayan okulları yıkıp yeniliyoruz, kapasitelerini arttırıyoruz. Yeni okul alanlarını da kentsel dönüşüm çalışmaları sırasında kazanmaya çalışıyoruz.


15 Temmuz Gecesi Kağıthane’yi anlatır mısınız?
15 Temmuz 2016 günü akşamı maalesef Türk demokrasi tarihi adına kapkara bir gün yaşanmış, Türk Silahlı Kuvvetleri içerisine sızan paralel yapı mensuplarınca fütursuzca bir darbe girişiminde bulunulmuştur. Devletin zırhlı araçlarını, silahlarını gasp ederek millete karşı kalkışmada bulunan bu hainler, ülkenin savunması için milletin kaynaklarıyla alınan bu silahları yine millete karşı kullanmış ve demokrasinin korunması adına tankların önüne bedenlerini atan onlarca kişiye ateş ederek şehit etmiştir. Milletin iradesinin, azminin, kararlılığının neleri yenebileceğini, nelere karşı koyabileceğini Türk Milleti o gün göstermiştir. Artık 15 Temmuz’da bir devir kapanmıştır. Bundan sonra Türkiye’de milletin iradesine rağmen, milletin değerlerine rağmen bu tip hain darbe girişimleri yapmak mümkün olamayacaktır. Ordunun, emniyetin yargının içine sızarak üç, beş bin kişiyi bir yerlerde yetiştirerek, eline silah vererek veya gayrı meşru, gayrı hukuki yetkiler kullanarak bu ülkeyi teslim alamayacaklarını bu hainlere Aziz Türk Milletimiz göstermiştir. O gece Kağıthaneliler, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ne, Boğaziçi Köprüsü’ne, TRT’ye, AK Parti İl Binasına, Emniyet Müdürlüklerine akın ettiler. Gövdelerini siper ettiler, canlarını ortaya koydular. Bizde Müftü beyle istişare ederek daha Türkiye’de ezanlar, selalar başlamadan önce Kağıthane’de selalar, ezanlar okunması için imamlara, müezzinlere talimat verdik. O gece ilçe emniyet müdürlüğüne gittim. Her yerde önlemler aldık. Darbecilerin rahat hareket edememesi için otobüslerle, kamyonlarla yolları kapattık. Kağıthaneliler o gün iyi bir sınav verdi, tam not aldı. Demokrasi nöbetlerinde de o süreci iyi yönetti. Halkımızdan Allah razı olsun. Milletimizin iradesine gem vurmak isteyenlere, set vurmak isteyenlere tüm Türkiye tek yumruk olarak bir destan yazdı. Bu direniş, gelecek nesillerin tarih kitaplarında altın harflerle yazacağı bir destandır.

Kaymakam olmak, baba olmakla ilgili bir sorun çıkarıyor mu? Duygularınız nelerdir? Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Aileme yeterince vakit ayıramıyorum. Akşamları katılmamız gereken, bulunmamız gereken faaliyetler olabiliyor. Bayram tatilinde çoğu insan bayram yaparken bizim yine bayramın her günü katılmamız gereken programlar olabiliyor. Sonuç olarak bu durum meslek açısından bizim için güzel hizmet alanları olmakla beraber evimize, ailemize uzak kalmamız anlamına geliyor dolayısıyla ailemizden, çocuklarımızdan zaman zaman şikâyet alabiliyoruz ama her mesleğin kendine göre muhakkak olumlu ve olumsuz yönleri var.

27 yıl önce Kaymakam veya Vali olma gibi hedefleriniz var mıydı yoksa tamamen afaki olarak gelişmeler sizi bu mesleğe mi getirdi?
Küçük bir ilçede büyüdüm. Babam Kaymakamlıkta memurdu. İlkokulu Çankırı’nın Ilgaz ilçesinde okudum. O zamanlar karar verdim. İlçede en büyük memur kim Kaymakam. O zaman ben Kaymakam olacağım dedim. Böyle bir hedefle yola çıktım ve çok çalıştım. Rabbime şükürler olsun bugünlere geldik.

Sayın Kaymakamım biraz da resim, kitap, sinema gibi zevkleriniz nelerdir? Kültürel yaşamınız nasıldır?
Kitap okumayı severim. Sinemayı pek sevmem. Resime becerim yoktur. Müzik dinlemeyi ve söylemeyi de severim. Dost ortamlarını, arkadaş ortamlarını severim. Sinema gibi tiyatro gibi kurgulanmış şeylerden çok belgesel programlarını, tarih programlarını, bilimle ilgili programları severim.

Hasbahçe Gazetesi için neler söylemek istersiniz?

Kağıthane’de çok fazla böyle bir yayın yok. Bu açıyı fedakârca kapatan, emek veren bir gazete. Ben size teşekkür ediyorum, tebrik ediyorum. Kağıthane bir dönüşüm yaşıyor. Bu dönüşümü de iyi yönetmek gerekiyor. Halkla iletişimi sağlamak lazım. O değişimi gelişi halka ulaştırmak lazım. Halkın isteklerini, sorunlarını, ihtiyaçlarını karar vericilere, yöneticilere ulaştırmak lazım. Bu açıdan bu işi yapan Kağıthane’de çok fazla gazete, dergi yok. Ama fedakârca yapan arkadaşlar var. Kağıthane’nin geleceği şu günlerde inşa edildiği için bu iletişim kanallarını sağlıyorsunuz ben size teşekkür ediyorum. Zor bir iş takdiri gerektiriyor, bazen tepkilerde alıyorsunuzdur. Kağıthane’de güzel şeyler oluyor bunları halkımızla paylaşmak gerekiyor. Sizde bu görevi en iyi şekilde yerine getiriyorsunuz.

Son olarak Kağıthane’de yaşayan insanımıza ve okurlarımıza bir mesajınız var mı?

Kağıthane’miz çok hızlı gelişiyor. Bu değişimi, bu gelişimi yerel yönetimlerle irtibatı koparmadan, sorunlarınız varsa çekinmeden iletmelisiniz. İlçemizin, yaşam alanlarımızın gelişimini iyi yönetmemiz gerekiyor. Çünkü bir tarafta tarihi ve doğayı korumak durumundasınız. Böyle bir sorumlulukta var. Bir tarafta modern yaşam hemen yanı başımızda yükselmiş bizim içimize doğru giriyor. Yepyeni bir yapılaşma var, kentsel dönüşüm var. Ekonomik göstergeleri alt üst ediyor. İşte bu süreci iyi yönetmek gerekiyor. Dar gelirli ailelere de konut sağlamak zorundayız. Türk toplumun en temel değeri ailedir. Aileyi koruyacaksak bunları da yapmamız gerekiyor. Aile yapımız güçlü olduğu için bugün ekonomik sıkıntılara, sosyal sıkıntılara, siyasi dalgalanmalara göğüs gerebiliyoruz. Sağlam bir aile yapımımız var. Eğer bu aile yapımızı korumak istiyorsak, TOKİ gibi emeklilere, dar gelirlilere uzun vadeli ve ucuz konutlar da yapmalıyız. Eğer bunları sağlamaz isek insanları evlenmeye ikna edemeyiz. Aile yapımızı önemsiyorsak ona göre mekânlar üretmeliyiz. O mekânların da fiyat olarak ulaşılabilir olması lazım. Yeni akımda insanlar evlenmiyor, evlense de çocuk yapmıyor ve 1+1 evde oturuyor. Yerel yönetimlerin aile yapısına uygun politikalar geliştirmesi gerekiyor. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi en az üç, dört çocuk sahibi olmalıyız. Kağıthane’nin geleceği yine Kağıthaneliler tarafından belirlenebilmelidir. Tüm Kağıthanelileri en kalbi duygularım ile selamlıyorum.

 

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
1397 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

hasbahcegazetesi.com page title ... ... ... ... ... ...