logo

reklam

MEB’te Performans Değerlendirme Ne Anlama Geliyor?

MEB’te Performans Değerlendirme Ne Anlama Geliyor?

İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır. Bu söze kim ne diyebilir ki?! İnsanların ortaya koyduğu çabaların ölçümü maddi kriterler ile ne kadar sağlıklı ölçülebilir? Doğrusu tartışılmaya değer bir durumdur bu.

MEB ne zaman işler sarpa sarsa, kendi beceriksizliğinin sonucu işler kötüye gittiğinde çalışanlara fatura eden müflis tüccar misali öğretmenler üzerinden durumu manipüle etmeyi bir yol haline getirmiş gibi. Hiçbir eğitimci, çalışan ile daha az çalışanın aynı sayılmasını doğru bulmaz.

Son günlerde tekrar tartışmaya açılan öğretmenin öğretmeni, öğrenci ve velinin öğretmeni, yöneticinin çalışanı, çalışanın yöneticiyi değerlendirebileceği sistemin orijini İnsan Kaynaklarında kullanılan 360 Derece Performans Değerlendirme Sistemi’dir. İş üretimine katkı sunan ve işin muhatabı tarafı da dikkate alan, duygusallığı ve kişiselliği minimize ederek zayıf ve güçlü yönlerin ortaya çıkarılmasını hedefleyen bir sistemin adıdır bu. Eğitim ortamında bu sistemi uygulamak hukuk literatüründen tanıdık bir kavram olan “kıyas-ı maal farık” bir durumdur. İşletmelerde uygulanan üretici, pazarlamacı ve müşteri odaklı bir sistem olan 360 derece performans değerlendirme yöntemini kıyas yoluyla MEB’in kullanmak istemesi, eğitim çalışanlarının performansını ölçmeye kalkması “birbirine benzemeyen şeyler arasında kıyas” anlamına gelen kıyas kabil bir durum olmayan bir çalışmadır.

MEB’in Sayın Cumhurbaşkanının “Eğitimde ve Kültürde başarılı olamadık!” saptamasının müsebbibi olarak eğitim çalışanlarını görüyorsa ve bunu öğretmen performansına bağlıyorsa baştan yanılgı içerisindedir.

Öğretmeni “sütten çıkmış ak kaşık” görmediğimizi ve eğitim camiasında düzeltilmesi gereken aksaklıkların olduğunu kabul ederek, Sayın Cumhurbaşkanın atıfta bulunduğu temel problemin asli sorumlularının piramidin yukarısında aranması gerektiğini söylemem gerekir.

İstişarenin bizim kültürümüzdeki karşılığına yabancı olmayan bir anlayış sahibi yönetimin öğrenciyi, veliyi ve topyekûn geleceğimizi ilgilendiren TEOG gibi bir mevzuda dahi eğitim paydaşlarına kulak vermeyen, çalışanların performans bakımından değerlendirilmesi noktasında eğitimin taraflarını dikkate alınmasını beklemek sanırım beyhude bir beklenti olacaktır.

Tarihe not düşmek adına “müşteri memnuniyeti” odaklı performans değerlendirme çalışmalarının MEB’nda tutmayacağını baştan ifade etmek gerekir. Veliyi dolaylı, öğrenciyi doğrudan müşteri gören, yöneticiyi patron yerine koyan bir sistemin nasıl işleyeceğini kendi çalıştığım kurumdan bir öğrencinin sosyal paylaşım ortamında “Şimdi İntikam Zamanı!.” Mottosuyla ifade ettiği sözlerde aramak yeterli olacaktır.

Hatanın neresinden dönülürse kardır. Eğer MEB, öğretmen performansını değerlendirmek istiyorsa önce kendi performansından başlayan bir değerlendirme yöntemi için eğitim çalışanları ile doğrudan temas anlamına gelen eğitimin paydaşları ile bu konuyu yeniden ele almalıdır.

MEB, “Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan edecek”, eğitim çalışanlarının kendi aralarında var olan günlük politik mülahazaların etkisinden uzak çalışma barışını da yok edecek bu türden hamlelerden acilen vaz geçmelidir.

İdris Şekerci
EĞİTİM-BİR-SEN İST.6.NOLU ŞUBE BAŞKANI

Etiketler:
Share
1140 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

hasbahcegazetesi.com page title ... ... ... ... ... ...