logo

reklam

Oysaki Hepsi Çocuk

Oysaki Hepsi Çocuk

İyi ki çocuklara konuşmayı biz öğretmiyoruz.

İşte bu sözü bir arkadaşımın yüzüne yüzüne söyledim çok kızdı ve sinirlendi. Öğretmen olduğumdan olsa gerek cümlelerini seçerek kendi haklılığı ile ilgili “ama, ancak, fakat, lakin” ile başlayan cümleler kurdu. Ben de o arada çocuğu hakkında almış olduğum notlara göz gezdirdim. Konuşması bittiğinde tekraren söyledim; iyi ki çocuklara konuşmayı biz öğretmiyoruz. Yoksa konuşmayı öğrenemezdi. Çünkü anne baba olarak tutumlarımızı bir türlü belirleyemiyoruz. Ya çok fedakârız ya da çok otoriter.

Yeni yeni gelişen bir anne baba tutumu var ki o da evlere şenlik. Çocuğunun psikolojisi bozulmasından korktuğu için çocuğun psikolojisini bozma noktasına getiren ebeveynler.

Bu çağın çocuklarının düşmemeleri, ağlamamaları, çatışmamaları, inat etmemeleri, cep telefonu, tablet, bilgisayar ile oynamamaları, ortalıkta koşmamaları ve bir sürü sonu -mamaları biten eylemler bekleniyor. Alternatif olarak da; kitap okumaları, ders çalışmaları, terli terli su içmemeleri (koşmadıkları için zaten bu olmuyor. Mantık hatası…), ödev yapmaları, test çözmeleri, büyükleri anlamaları, söz dinlemeleri, eylülde başlayıp ekimde okuma yazma öğrenmeleri, akşam erken yatmaları ve tabi ki de sabah erken kalkmaları…

Tüm bunları yaptığında çocuğumuzun toplum içinde muteber bir yeri olacağını düşünüyoruz. Çevrenin (siz burada elalem diyebilirsiniz, gazetede yazınca çok zayıf kalıyor) çocuğumuzu takdir edeceğini düşünüyoruz. Bizi utandırmaması gerektiği ile ilgi görevini en iyi şekilde ifa etmiş olacağı kanaati bizim aklımızın en nezih köşesine yerleşmiş oluyor.

Çocuğumuz, eğer yukarıda yazdıklarımızla ile ilgili bir problemle karşılaşırsa hemen profesyonel bir yardım alıyoruz. Bilmem hangi klinikteki, bilmem hangi tv programına çıkan, bilmem hangi önemli ünvanlı kişinin kliniğinden randevu alıyoruz. Oysa tam burada “oysaki” diye başlayan öyle cümleler kullanmak istiyorum ama ebeveyn olarak bizimde aynı yerden randevu almamız gerekliliği doğar diye korkuyor klavyeden heceleri itina ile seçiyorum. Ama bir tane oysaki deme hakkımı kullanıyor ve “çocuğunuzu dinleyin ve onunla oyun oynasak” diyorum.

Tüm bunları düşünmemize rağmen; arkadaşı ile anlaşmazlığa düşen çocuğumuzun problemini o yorulmasın diye biz çözüyor, ödevlerini; erken yatması gerektiğinden yapamayan çocuğumuzun ödevlerini biz tamamlıyor, çocuğumuzun çantasını biz hazırlıyor, eksik unutulan kitabı, ödevi okula biz yetiştiriyoruz. Sonra da sorumluluk sahibi ve çevresi ile uyumlu bir birey yetiştirdiğimizi düşünüyoruz.

Çocuklarımızın aldığı notları anlık haberleşme gruplarından (whatsapp, Messenger, İnstagram, facebook) hunharca paylaşıyor, okulda sadece velilerin kendi bireysel değerlendirmelerini çocuklarımıza aktarıyor, yine bu gruplardan çocuğumuz hariç diğer çocukları etiketliyoruz (yaramaz, ısıran çocuk, babası olmayan çocuk, öğretmenin kızdığı çocuk, ödevini yapmayan çocuk vs.). Kendi çocuğumuzun üç yaşında yaşamış olduğu egosantrizmi bir ebeveyn olarak ondan daha ileri yaşamaktan imtina etmiyoruz. Başkalarının çocukları kötü, bizim ki iyi. Oysaki hepsi çocuk.

Çağın ilerlemesi ile birlikte daha sağlıklı nesillerin yetişeceğini düşünmemiz gerekirken, bize ne yapılmamışsa çocuklarımıza yaparak bunu sağlayacağımızı düşünerek hata yaptığımız gerçeğine doğru hızla ilerliyoruz. Ayağımızın altında sadece gaz pedalı olduğunu düşünüyor ve sadece ona basıyoruz. Oysaki zaman zaman frene basmamız gerekiyor. Bu hızla gidersek karşımızda doyumsuz, hareketsiz, yeteneklerini kullanamayan, çabuk hastalanan, obez ve problemi hep başkalarında arayan bir nesil geliyor. Ve bu çocuk da gözümüzün önünde evde bizim tarafımızdan büyütülüyor.

Bence davranışlarımızı sorgulamalıyız. Çocuk eğitme alışkanlıklarımızı irdelemeliyiz. Ahlakın da değerlerin de önce aileden başladığını hatırlamalıyız. Sadece kendi çocuğumuzdan değil toplumda dokunduğumuz her çocuğun gelişiminden sorumlu olduğumuzu anımsamalıyız. Dünyanın evimizin etrafında dönmediğini öğrenmeliyiz.

Erdoğan Ergin

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
2272 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

hasbahcegazetesi.com page title ... ... ... ... ... ...