logo

reklam

Rüşvet

Rüşvet

 

 Rüşvet-bakara-suresi-188-ayet

وَلاَ تَأْكُلُواْ أَمْوَالَكُم بَيْنَكُم بِالْبَاطِلِ وَتُدْلُواْ بِهَا إِلَى الْحُكَّامِ لِتَأْكُلُواْ فَرِيقًا مِّنْ أَمْوَالِ النَّاسِ بِالإِثْمِ وَأَنتُمْ تَعْلَمُونَ

Ahiret hayatımızın tarlası durumunda olan bu dünya da, helalinden kazanarak elinin meşru emeğini yemek, alın teri dökerek dünyalık elde etmek için uğraşmak bir nevi ibadettir.

İnsanı mutluluk, refah ve huzura götüren, servet, helal yollardan kazanıldığı takdirde her türlü saygıya layıktır. Fakat gayri meşru yollardan elde edilen kazançta kişi ve toplum hayatı için fayda değil, sayısız zararları vardır. Din, ahlak ve hukuk kurallarının yasak kıldığı kötü yollara başvurarak elde edilen servet, gün gelir temelsiz bir bina gibi yıkılıp gider.

Toplumun bünyesini kemiren ve onu çökerten sosyal hastalıklardan biride rüşvettir. Rüşvet alıp verenler din, ahlak ve hukuk kurallarına aykırı yollara başvurmak suretiyle haksız kazanç sağlamak isterler.

Başka bir deyişle rüşvet, haklıyı haksız, haksızı haklı çıkarmak karşılığında bir kimsenin görevini kötüye kullanmak ve nüfusundan faydalanmak suretiyle elde ettiği haksız çıkarlardır.

Rüşvetin olduğu yerde, adalet barınmaz. Emanetler ehline verilmez. Devlet işleri, ehil olmayan kimselerin eline düşer. Hak boğulur gider. Zulüm, yaşama ortamı bulur. Haksız kazançlar ise toplumun düzenini sarsar. Yüce Allah (c.c.) bu tehlikelerden Müslüman toplumları korumak için Kur’an-ı Kerim’de “Aranızda birbirinizin mallarını (hırsızlık, kumar, gasp ve rüşvet gibi) haksız sebeplerle yemeyin ve insanların mallarından bir kısmını bile yalan şahitliği gibi günahla yemek için rüşvet olarak, iş başındakilere aktarmayın” buyrulur.- Bakara Suresi:188.Ayet

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) hadisinde: Rüşvet alana da, rüşvet verene de, aralarında vasıta olana da Allah lanet etsin. (Hâkim), II. bir hadisin de: Rüşvet alanda, verende cehennemdedir. (Taberani), III. bir hadisinde ise Efendimiz: Hâkimin (yani yetkilinin) hediye alması haram, rüşvet kabul etmesi küfre yakın bir günahtır. (Ahmed b. Hanbel, Müsned)

Bir gün Resulullah (s.a.v) tarafından zekat tahsili için Ezd kabilesine gönderilen İbn Lütbiyye isimli bir zatı, memur etmişti. Bu zat görevini yapıp dönmüş, Peygamber (s.a.v.)’ın huzuruna çıkıp: “Ya Resulullah şunlar sizin zekat malınız, bunlar ise bana hediye olarak verildi” demişti. Bunun üzerine Efendimiz konu ile ilgili olarak irad buyurdukları hutbelerinde: Üzülmüş ve ne oluyor ki sizden birinizi memur olarak görevlendiriyorum, dönünce “Bu sizindir, şu da bana verilen hediyelerdir” diyor. Annesinin babasının evinde oturduğu zaman kendisine neden hediye verilmezdi? Nefsimi kudret elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, sizden biriniz, haksız yere bir şey alırsa, kıyamet gününde onu omuzlarında taşıyarak (acayip sesler çıkararak) Allah’ın huzuruna çıkacaktır. Haberini vermiştir. Buhârî, Hiyel 15, Zekât 3, Hibe 17, Cihâd 189, Eymân 3, Ahkâm 24; Müslim, İmâre 26–27. Ebû Davûd, İmâre 11; Nesâî, Zekât 6.

Hz.Peygamber (s.a.v.) kıyamet alametlerini sayarken şu hususlara dikkat çekmiştir:

*Hakimler, rüşvet alarak haksız karar verirler.

*Adam öldürmek (eşkıyalık) çoğalır.

*Müslümanlar birbirinden ayrılır, parçalanırlar. Rüşvet ve yolsuzluk, faydalı çalışmaların gevşemesine, samimi gayretlerin sönmesine sebep olur. Cemiyeti çökertip perişan eder.

Bu sebepten rüşvet almak ve vermekten sakınmalı, alanı vereni de ayıplamalıyız.

Yüce Rabbimiz haksız yollardan kazanılan malı, haram kılmıştır. Haramla yetişen çocuktan, anne babasına; haram yoldan kazanılan servetten de sahibine fayda gelmez. Haramla beslenen vücut cennete girmez. O halde Allah’ın cenneti varken cehenneme, helal rızık dururken de harama koşmayalım. Böylece huzurlu yaşar, Yüce Rabbimizin hoşnutluğunu kazanırız.

Selam, Hüda’ya tabi olanların üzerine olsun.

Muzaffer Coşkun

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
1539 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.