logo

reklam

Şimdi Şehirli Olduk

Şimdi Şehirli Olduk

koyden geldim sehire

Ülkemizin yoğun siyaseti, yoğun iş hayatımız, gereğinden fazla politize olmuş gündelik tartışma ve çekişmelerimizin arasında elimizden kaçıp giden genç nesli çok ama çok ihmal ediyoruz.

Doğduğumuz şehirlerin kasabalarında, köylerinde yetişip serpilirken köy ahalisinin veya mahalleli büyüklerimizin oto kontrolü her daim ensemizde idi, komşuluk ilişkileri en üst düzeyde ve hatta akrabalık derecesinde birbirimize değer verir ve büyüklerimize saygıyı, küçüklerimize sevgiyi hiç esirgemezdik. Anadolu İnsanı böyleydi gerçekten.

Yaşadığımız mahallelerde zenginlerimiz cömert ve alçak gönüllü, fakir olanlarımız mağrur ve tok gözlü idi. Kimsenin malında ve lüksünde gözü olmazdı.

Anadolu’dan Büyük şehirlere, doyduğumuz ve veya doyamadığımız beldelere koşarak geldik, geldik gelmesine de, elde ettiğimiz dünyalıklar ve ulaştığımız konfor ve ”Lüks Hayat” arayıpta bulamadığımız değerlerimizi erozyona uğrattı.

Ayrıldığımız yerlerden çok daha fazlasını elde ettik. Geldiğimiz Modern Şehirlerde, geniş imkânlara ulaştık, teknolojinin ürettiği bütün materyallerden ziyadesiyle istifade ediyoruz. Lakin  Kanser hastasına verilen Kemoterapi zehiri gibi topluma zarar veren ve bünyeyi daha da güçsüzleştiren bir zehir misali gençliğimizi elimizden yavaş yavaş alıyor bize dayatılan ve kanıksadığımız bu şehir hayatı…

Daha önceleri ülkemizi geçiş yolu olarak kullanan uyuşturucu tacirleri şimdilerde ülkemizi ciddi bir pazar olarak değerlendiriyorlar ve gençlerimizi zehirliyorlar EY AHALİ…

Gündemimizde çok konu var biliyorum, bu konu benim ailemi bağlamaz diyebiliriz, bugünlerde uzmanlarımızın ve yetkililerin çokça dillendirdiği Madde Bağımlılığı 13-14 yaşlarındaki çocuklarımızı tehdit ediyor.

Bundan beş-on yıl önce tinerci çocuklarımız (sokak çocukları) vardı, etrafa ve kendilerine azda olsa zarar veriyorlardı. Bu çocuklarımız büyüdüler ve misli ile çoğaldılar şimdilerde tinerci çocuklar uyuşturucu madde hem kullanıyorlar ve bir kısmını kullanarak, ellerine uyuşturucuları tutuşturup sattırıyorlar.

Cami önlerinde, sohbetlerimizde, çay ocaklarımızda, esnaf ziyaretlerimizde, ev ziyaretlerimizde, okul ziyaretlerimizde insanlarımız bu bulaşıcı hastalık ”ASRIN VEBASI” uyuşturucu illetinden endişe ile söz ediyor. Maalesef etrafa zarar veren ve çocuklarımızı bulaşıcı hastalık gibi saran bu illet için hiç kimse konunun çözümü için elini taşın altına koymuyor.

Polisiye tedbirlerle meselenin ucundan tutmak suretiyle pansuman tedavisi yapılması kesinlikle yeterli olamaz!

Eğitim sistemimiz başıboş ve vasıfsız gençlik üretiyor. Kültürel ve sosyal faaliyetler yeterince kuşatıcı konumda değil. Müslümanca yaşayıp batıca yasal düzenlemeler, kadim medeniyetimize tezat oluşturunca batının düştüğü batağa düşmek kaçınılmaz oluyor.

Devletimizin ve yetkililerimizin bu meselenin üzerine her türlü gitmesi, çocuklarımızı bu hastalığa sürükleyen bataklıktan kurutacak tedbirleri behemehâl almalıdır.

Ati’mizin teminatı gençlerimizin kurtulması için bu meselenin çözümüne milletçe el atmalı, karanlık görünen ufkumuzun berraklaşması için var gücümüzle mücadele etmeliyiz.

Bugün çözüm var! yarın geç kalmadan…

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
3186 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.