logo

reklam

Üç + Bir, Kutsal Metinler ve Kıyamet Alametleri

Üç + Bir, Kutsal Metinler ve Kıyamet Alametleri

Kutsal Metinler ve Kıyamet Alametleri

İnsanlık tarihi boyunca, kıyamet alametleriyle ilgili pek çok yorumlar yapılmıştır. Her biri hurafeden ibaret bu yaklaşımların hiçbir hakikat gerçekliği olmadığı gibi her din mensubu kendi inancı ekseninde büyük hurafeli yorumlara yönelmiştir. İnsanlık tarihinin son bulacağı bu evreyi tahrif ettikleri hak kitapların içine kendi hâkimiyetlerinin vukuu bulmasıyla anlatmaya çalışmışlar, Allah’ın sır gibi sakladığı bu belirsiz evreye keyiflerince mana yüklemişlerdir. Üç kitap içinde geçen bilgiler birbirine yakındır. Özü itibariyle Davud’un sülbüne verilmiş Yahudi dünya hâkimiyetinden söz edilir. Kuran ise bununla alakalı sırrı gizli tutar. “Plana karşı plan, tuzağa karşı tuzak” kuracağını söyler ve “kâfirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır” der.

Sözlü metinlerdeki benzerlik

Yeryüzündeki dört semavi dinin müntesipleri kitaplarında açıkça bir tarih verilmediği halde sözlü metinlerden yola çıkarak kıyamet evresine ve alametlerine oldukça itibar etmektedir. Mesih’in gelişi, Mehdi’nin zuhuru, Deccal’ın çıkması, Yecüc-Mecüc gibi hususlar İslam kaynaklarıyla birebir örtüşür. Her iki taraf düşmanı tarif ederken birbirlerini tarif etseler de sözlü kaynaklardaki bu benzerlik oldukça düşündürücüdür.

Yahudi kaynaklarında; 1948+70 yıl sonra yani 2015 sonrası kıyamet savaşının çıkacağı bilgisi vardır. Ve yine; Anadolu’da Türklerle Yahudiler arasında büyük savaş çıkacak ve bu savaşı Yahudiler kazanacak. İslam kaynaklarında aynı husus; Türklerle Yahudiler arasında büyük savaş çıkacak ve “gargat ağacı” hariç bütün ağaç, taş ne varsa Yahudi’yi haber verecek ve bu savaşı Türkler kazanacak. Yine Yahudi kaynaklarında 35 yıl dünya hâkimiyeti olacak, kök hücreden üretilen ari 144.000 ırk dünyaya hâkim olacak. Bu ırkın temeli 1987 de atılmış. İslam sözlü kültüründe amik ovasını kan götürecek, dünyayı bir duman kaplayacak Müslümanlar hariç herkesi öldürecek. Ve 40 yıl İslam hâkim olacak. İncil’deki bilgiye göre; fıratın kıyısında bağlı bulunan dört melek salınacak 200 milyon atlı melekle birlikte dünyanın üçte birini yok edecek. Yine Yahudi inancına göre Dabbetül Arz, büyük depremler, ateşli savaşlar, 3. Dünya Savaşı, Amik Ovası Armagedon Savaşı ve Şam bölgesinin kutsallığı, biyolojik savaşlar, dünyayı bir gaz kütlesinin sarması ve kötüleri öldürmesi gibi hususlar Musevi inancının temellerini oluşturmaktadır. Bu inançların neredeyse tamamı karşıt görüşle İslam kültüründe de aynı şekilde bulunmaktadır. Bu benzerlik oldukça düşündürücüdür.

İncil’de Kıyamet: Vahiy 4; 2-5: Tahtın çevresinde yirmi dört ayrı taht vardı. Zümrüdü andıran bir gökkuşağı tahtı çevreliyordu. Bu tahtlara başlarında altın taçları olan beyaz giysilere bürünmüş yirmi dört ihtiyar oturmuştu. Tahtta şimşekler çakıyor, uğultular yükseliyor, gök gürlemeleri işitiliyordu. Tahtın önünde alev alev yanan yedi meşale vardı. Bunlar tanrının yedi ruhudur. Vahiy 5; 1-5: Günlerin sonu yaklaşmıştı artık, ama öncesinde bir dizi felaket ve kıyım yaşanacaktı. İnananlar ve bağlı olanlar bütün bu zorlu süreçten kazançlı çıkarken inanmayanlar acılardan acı beğeneceklerdir. Tahta oturanın sağ elinde iki yanı da yazılı yedi mühürle mühürlenmiş bir tomar gördüm. Yüksek sesle tomarı açmaya, mühürleri çözmeye kim layıktır diye seslenen güçlü bir melekte gördüm. Ama ne gökte ne yeryüzünde ne de yeraltında tomarı açıp içine bakabilecek kimse yoktu. Acı acı ağlamaya başladım. Çünkü tomarı açıp içine bakmaya layık kimse bulunamadı. Bunun üzerine ihtiyarlardan biri bana ağlama dedi. “işte Yahudi oymağından gelen aslan Davud’un kökü galip geldi. Tomarı ve yedi mührü o açacak’ Vahiy 13; 1-4: Altın boru üflenince başka bir felaket başlar. Fırat nehri kenarında bağlı bulunan dört melek çözülür. Ve bunlar o gün yanlarında iki yüz milyon atlıyla dünya üzerindeki insanların üçte birini yok edeceklerdir. Yedinci melek yedinci boruyu çaldığında göklerde tanrının tapınağı kutsal ahit sandığı ile belirir. Gök gürültüleri duyulur ve dünyaya şiddetli bir dolu yağmaya başlar. Yeni depremler yeri sarsar.

Tevrat’ta Kıyamet: Yoel 2: 10-11: Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, gökyüzü titriyor; güneş ve ay kararıyor, yıldızların parıltısı görünmez oluyor… Gök ve yer sarsılacak… Yoel 2: 30-31: Göklerde ve yeryüzünde, kan, ateş ve duman sütunlarından belirtiler göstereceğim. Rabbin büyük ve korkunç günü gelmeden önce güneş kararacak, ay kan rengine dönecek… Yeşaya 34: 3-4: Ölüler dışarı atılacak… Bütün gök cisimleri küçülecek, gökler bir tomar gibi dürülecek; gök cisimleri asma yaprağı, incir yaprağı gibi dökülecek. Yoel 1 : 15: Ah o gün! Rabbin günü yakın ve her şeye kadir tarafından bir yıkım gibi geliyor… Yoel 3: 14-16: “Kalabalıklar yargı vadisini dolduran nice kalabalıklar” yargı vadisinde Rabbin günü yaklaştı. Güneş ve ay kararıyor, yıldızların parıltısı görünmez oluyor.. Gök ve yer sarsılacak… Sefanya 1: 14-16:  Rabbin büyük günü yakındır ve çok çabuk geliyor. Rab gününün sesi! Yiğit orada acı acı bağırır. O gün azap günüdür, sıkıntı ve darlık günü, harabiyet ve viranlık günü, karanlık ve karaltı günü, bulutlar ve koyu karanlık günü, Rab diyor ki; “insanları öyle bir felakete uğratacağım ki, körler gibi nereye gittiklerini göremeyecekler. Çünkü bana karşı günah işlediler. Rabbin öfke gününde, altınları da gümüşleri de onları kurtaramayacak”

Zebur’da Kıyamet: Mezmur Bab 72: 2-9: “O denizden denize nehirden zeminin müntehasına kadar saltanat sürecektir. Çöl ahalisi onun huzurunda diz çöküp düşmanları toprak yalayacaklardır. Tarşişin ve adaların melikleri peşgeş getirip, şeba ve şeba melikleri hediye takdim edecekler. Cümle melikler dahi ona secde ve hep taifeler ona kulluk edeceklerdir. Zira feryat eden fakire ve biçare ile yardımcı olmayana o necat verecektir. Muhtaç ve fakire merhamet edip fukaranın canlarına halas edecektir. Onların canlarını zulüm ve zorbalıktan kurtarıp, onların kanı kendi nazarında kıymetli olacaktır. Yaşayacaktır ve ona şeba, altınından verecektir. Ve onun daima dua edip, onu her gün sena edeceklerdir. İsmi ebedi olup güneş durdukça baki kalacak ve adamlar onunla mübarek olacaklar. Milletlerin cümlesi ona mübarek diyecekler.

Kuran’da Kıyamet: El-kıyame 75: 6-12: İnsan kıyamet günü ne zamanmış diye sorar. İşte o göz kamaştığı, ay tutulduğu, güneşle ay bir araya getirildiği zaman! Ogün insan kaçacak yer neresi? Diyecektir. Hayır, hayır! Sığınacak yer yoktur. Ogün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.

El-infitar 82 : 1-5: Gökyüzü yarıldığı, yıldızlar döküldüğü, denizler birbirine katıldığı, kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman, insanoğlu yapıp gönderdiklerini ve yapmayıp geride bıraktıklarını bir bir anlar.

Lokman 31: 34: Kıyamet vakti hakkında bilgi ancak Allah katındadır…

El-Araf 7: 34: Sana kıyameti, ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. De ki; onun ilmi ancak Rabbimin katındadır. Onun vaktini ondan başkası açıklayamaz. O, göklere de yerlere de ağır gelmiştir. O size ansızın gelecektir. Sanki sen onu biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. De ki; onun bilgisi ancak Allah katındadır. Ama insanların çoğu bilmezler…

Arz-ı Mev’ud planlaması yapan sapık zihniyet son yüzyıldaki İslam ve Yahudi kaynaklarıyla ince bir oynamamı yapmıştır ki bu kadar benzerlik iç içedir. Tahrif edilmeyen Kuran’a rağmen bu oyuna gelen Müslümanlar adeta Yahudilerin planladığı büyük “Kıyamet Savaşı”nın karşı tarafını oluşturmakta, onların zalimce planlarına alet olmaktadır.

Fatih Alim Daşpınar

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
1025 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.