Son Dakika


Bundan tam 111 yıl önce, 19 Şubat 1915 sabahı güneş yükselirken, dünya tarihinin en büyük deniz armada güçlerinden biri Çanakkale Boğazı önlerinde belirdi. İngiliz ve Fransız zırhlılarının Seddülbahir ve Kumkale istihkamlarına açtığı ilk ateş, sadece bir savaşın değil, bir milletin varoluş mücadelesinin de başlangıcıydı. Böylece 19 Şubat 1915’te Çanakkale Deniz Savaşları başlamış oldu.
Tarihe tanıklık eden şu fotoğraflar, o günlerin vahametini ve kahramanlığını özetler niteliktedir:

A) İtilaf Donanması: Osmanlı’yı savaş dışı bırakmak amacıyla toplanan İtilaf Devletleri donanmasının yoğunluğunu gösteren ender bir fotoğraf. Çanakkale Boğazı, 1915.

B) Turquoise (Turkuaz) Denizaltısı: Üzerinde Osmanlıca yazıların bulunduğu ikinci fotoğraf, 17 Ekim 1915 günü Çanakkale Boğazı’nı geçmeye çalışırken ele geçirilen Fransız denizaltısı “Turquoise”a aittir. 10 Kasım 1915’te Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın da katıldığı bir törenle, bu denizaltının periskopunu vuran Türk askerinin adına istinaden gemiye “Müstecib Onbaşı” ismi verildi. Savaşın ardından Fransa’ya iade edilen bu denizaltıdan ele geçirilen şifreler sayesinde Alman UB-14 denizaltısı, İngiliz E-20 denizaltısını pusuya düşürerek batırmıştır.

C) HMS Irresistible: Bir diğer fotoğrafta, 18 Mart 1915’te terk edilen ve batışına tanık olduğumuz Kraliyet Donanması zırhlısı HMS Irresistible görülmektedir.

D) Emperyalizmin Karanlık Yüzü: Son fotoğraf, tarihin acı belgelerinden biridir. İtilaf kuvvetleri savaşı kaybedip geri çekilirken, Anadolu’da ele geçirdikleri on binlerce yük atı, sığır, koyun ve keçi gibi hayvanı Arıburnu’nda acımasızca katlettiler.
“Kurşun masrafı” tabirinin literatüre girdiği o günlerde, itilaf güçleri telef edemedikleri canlı hayvanları ise Limni Adası’nda açlığa ve ölüme terk ettiler.
Bir Milletin Bedeli
Büyük şair Mehmet Akif Ersoy, “Çanakkale Şehitlerine” şiirinin ilk mısralarında vatanın hazin kaderini şöyle betimlemiştir:
“Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesîf orduların yükleniyor dördü beşi.
Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde -gösterdiği vahşetle- ‘Bu bir Avrupalı!'”
Düşünsenize kıymetli okurlar; kan ile sulanmış bu aziz topraklarda kaç gencimizin hayatı soldu? Kaç masum vatan koruyucusu; münevver, doktor, asker, hemşire, mühendis, çiftçi, işçi, çocuk ve kadın bu dünyadan erkenden göçüp gitti? Kaç hayal, izini bırakamadan yok oldu; kaç söz bozuldu, kaç kişi evine dönemedi?
Türklerin binlerce yıldır namus ve yurt bellediği bu topraklar için ödediği bedeller çok mühimdir. Bugün hür ve bağımsız bir şekilde yaşıyorsak, bunu şehitlerimize ve gazilerimize borçlu olduğumuzu asla unutmamalıyız. 18 Mart 1915’te elde edilen deniz zaferi, Türkiye’nin geleceği için bir dönüm noktası olmuş ve Çanakkale’nin geçilemeyeceğini tüm dünyaya kanıtlamıştır.
Ey Türk, Ey Müslüman kardeşim! Şanlı tarihinle, atanla ve ecdadınla gurur duy. Ramazan-ı Şerif’in ilk gününe denk gelen bugün vesilesiyle, tüm ecdadımızın ruhları şad olsun. Onlar, kanlarıyla tarih yazdılar.
Cihan FULSER
Etiketler: 111. Yıl Dönümü » 18 Mart 1915 Destanı » Çanakkale Deniz Zaferi » Çanakkale Geçilmez » Çanakkale Savaş Bilançosu » Cihan FULSER » Emperyalizmin Kanlı Yüzü » Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Ecdadımız » HMS Irresistible Batışı » İtilaf Devletleri Donanması » Mehmet Akif Ersoy Şiirleri » Milli Mücadele Ruhu » Müstecib Onbaşı ve Turquoise » Şehitler Abidesi » Türk Askeri Tarihi » Vatan Savunması BedeliYorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER