Son Dakika


Türkiye’nin Malatya ilinin Akçadağ ilçesinde konuşlu bulunan Kürecik Radar Üssü, kuruluşundan bu yana tartışmaların odağında yer almıştır. NATO şemsiyesi altında erken uyarı sistemi olarak lanse edilse de üssün gerçek işlevi ve bölgesel etkileri üzerine ciddi soru işaretleri bulunmaktadır.
Gelinen noktada, Türkiye’nin milli egemenliği, bölgesel istikrar ve uzun vadeli çıkarları gözetilerek Kürecik Üssü’nün kapatılması artık kaçınılmaz bir gereklilik haline gelmiştir!
Öncelikle, üssün NATO savunma sistemi içindeki konumu ve Türkiye’nin güvenliğine katkısı muğlaktır. Soğuk Savaş döneminin şartlarında şekillenen bu türden stratejik tesislerin, günümüzün asimetrik tehditleri ve bölgesel güç dengeleri karşısında ne denli etkili olduğu sorgulanmalıdır. Üstelik üssün İsrail’in füze savunma sistemine entegre olduğu yönündeki iddialar, Türkiye’nin bölgesel politikaları ve Filistin davasına verdiği destekle açıkça çelişmektedir. Bu durum, Türkiye’nin müttefikleriyle olan ilişkilerinde de zaman zaman gerginliklere yol açmaktadır.
İkinci olarak; Kürecik Radar Üssü’nün varlığı, Türkiye’yi bölgesel çatışmaların potansiyel hedefi haline getirmektedir. Özellikle Orta Doğu’daki istikrarsızlık ve gerilimler göz önüne alındığında, Türkiye topraklarında bulunan ve yabancı bir gücün kontrolünde olan stratejik bir tesisin varlığı, ülkemizin güvenliğini doğrudan tehdit etmektedir. Herhangi bir bölgesel gerginlikte, bu üssün hedef alınma olasılığı, Türkiye’yi istemediği bir savaşın içine sürükleyebilecek bir risktir.
Üçüncü olarak; üssün varlığı milli egemenliğimiz üzerinde bir gölge oluşturmaktadır. Kendi topraklarımızda, yabancı bir ülkenin askeri personelinin ve teçhizatının bulunması, bağımsız ve egemen bir devlet anlayışıyla bağdaşmamaktadır.
Türkiye, kendi güvenliğini sağlayacak ve bölgesel çıkarlarını koruyacak güce ve iradeye sahiptir. Bu nedenle, yabancı bir üsse bağımlı olmak yerine, kendi savunma sanayisini güçlendirmek ve milli bir güvenlik politikası oluşturmak çok daha akılcı bir yaklaşımdır.
Elbette, Kürecik Radar Üssü’nün kapatılmasının bazı siyasi ve askeri sonuçları olacaktır. Ancak, uzun vadede Türkiye’nin bölgesel etkinliğini artıracağı, milli egemenliğini güçlendireceği ve ülkeyi gereksiz risklerden koruyacağı açıktır. Türkiye, NATO içindeki konumunu farklı şekillerde güçlendirebilir ve müttefikleriyle iş birliğini kendi çıkarları doğrultusunda yeniden tanımlayabilir.
Sonuç olarak, Kürecik Radar Üssü’nün kapatılması, Türkiye için stratejik bir zorunluluktur. Bu adım, bölgesel istikrara katkı sağlayacak, milli egemenliğimizi pekiştirecek ve ülkemizi olası tehditlerden koruyacaktır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi ve hükümet, bu önemli konuda cesur ve kararlı adımlar atmalı, Türk halkının beklentilerini karşılamalıdır.
Kürecik kapatılmalı, Türkiye kendi kaderini kendi ellerine almalıdır.
Vesselam.
Ayetullah COŞKUN
Hasbahçe Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni
Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER