Son Dakika


FIRTINA VE KARTAL’IN AVRUPA ZAFERLERİNDEN PAZARTESİ DERBİSİNE…
Almanya’da Tren İstasyonlarında Yeni Dönem: Alkol Tüketimi Yasaklandı
Türk-İslam Birliği Neden Geciktiriliyor? İşte Küresel Senaryolar ve Çözüm
Doğu’dan Yükselen Uygarlık ve İnsanlığın Ortak Hafızası
Türk Futbolunun Avrupa Gerçekliği: İki Günde On Golün Anatomisi
ÖNDER’den Azerbaycan Çıkışı: “28 Şubat Acısını En İyi Biz Biliriz, Kısıtlamalar Derhal Kaldırılmalı!”
Nicelik tokadı vurdu bize; nitelik ise yerlerde… Kimse dönüp bakmıyor, kaldırmıyor bile. Herkes üç maymun telaşında: “Görmedim, duymadım, bilmiyorum.”
İnsanlık nereye gidiyor? Nereye düştük biz böyle? Fikirler bile istikametini şaştı. İnandığımız gibi değil, yaşadığımız gibi inanmaya başladığımız gündür bugün. Her şeyi mübah görüyoruz; her şeyi yitirdik…
Fetret devrini yaşıyoruz. Cahiliye çocukları gibi bir elimizde çelik, bir elimizde çomak… Vurmuşuz ötelerin ötesine insanlığı! Bu çürümüşlük, bu kokuşmuşluk tepeden tırnağa… Gözümüz var, hakikate perde; kulağımız var, sağır; aklımız var, idrak nerede? Dörtayaklı canlılar bile bizden daha güzel bir duruş sergiliyor!
Sakın sanma İbrahim’i yakmayan ateş bizlere serinlik verecek! Yanan kuşlara, nebata aldanmayın; altında İbrahimler yanıyor, İsmailler kurban oluyor… Bu zalimliğin tuğlalarını kendi ellerimizle dizdik! Biliyorduk, hepimiz biliyorduk… Allah sadece mühlet verdi; az kaldı! Yapıp ettiklerimizin karşılığını görmeye, yüzümüze gözümüze bulaştırdığımız o fesadın sonunu görmeye az kaldı!
Nemelazımcılıktan kapatmışız gözlerimizi, başlamışız saymaya… Bir saklambaç tutturmuş gidiyoruz: “Önüm, arkam, sağım, solum; bana ne!” Susmanın ve tepkisizliğin son demleri artık. Haddi aştık! Kötülüğe set olmanın ders zili çalıyor! Yıkamakla geçmez bu umursamazlık çamuru… Ahiret elbisemize bulaşmadan önce; gayret, biraz gayret!
İnanmadık; inanamıyoruz da… Dillerimizde bile artık söylemeye utanıyoruz. Ne hayra çağıran var ne iyiliği emreden ne de kötülükten meneden… Her şey bitti. Ölü toprağı üzerimize atılıyor. O kadar sessiz ve derinden ki küreğin vuruşları bile hissiz!
Zannettik ki o kor ateş sadece günahı yakacak… Ey tepkisiz insanoğlu! Pazarın kurulsa hiç olursun. Sen kendini âlemde cevher mi sandın ki bu umursamazlık kibrine kapıldın? Niyazî-i Mısrî tam da böyle söylerdi!
Adanmış insanlar lazım bize, tekrar bu varoluş sahnesinde boy göstermemiz için!
Bize bir sahip gönder… Önder, yoldaş gönder! Nemelazımcılık safsatasının karşısında duracak; hayatımıza alamadığımız Kur’an’ı, “uydurma” diye yüz çevirdiğimiz hadis-i şeriflerimizi, ulemanın hikmetlerini tekrar tekrar haykıracak adamları bize ihsan eyle Rabbim!
Önden gidenler, “Kargaşaya mahal yok!” diyerek ellerinizle düzeltin lütfen! Peygamber varisleri, kalemlerinizin ucunu sivriltme vakti geldi; konuşturun! Ey tebaa, bari sen de kalbinle buğz et… Olmaz mı?
Oysa ferdî sorumluluk bilincinin sahipleri sen, ben, bizleriz… Göz ardı etme anlattıklarımı! O sorumluluk bilinci bir su damlacığı gibidir aslında. Küçük görmeyi bırak! O küçük parçacıklar oluktan nehre, nehirden vadiye, vadiden denize, sahili olmayan okyanuslara varan bir esintinin sızıntılarıdır…
Harun TAŞKIRAN
Etiketler: ahlak erozyonu » ferdi sorumluluk » Fetret Devri » Günümüz insanı » hakikat ve idrak » Harun TAŞKIRAN » harun taşkıran » ibretlik yazılar » insanlığın çöküşü » manevi uyanış » nemelazımcılık » nitelik ve nicelik » sorumluluk bilinci » tepkisizlik ve umursamazlık » toplumsal eleştiri » toplumsal yozlaşmaYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
16 Ekim 2026 Bilim ve Teknoloji, Ekonomi, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Siyaset, Tüm Manşetler
16 Ekim 2026 Dünya, Genel, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler
16 Ekim 2026 Bilim ve Teknoloji, Din ve Yaşam, Dünya, Eğitim, Ekonomi, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Siyaset, Teknoloji, Tüm Manşetler
16 Ekim 2026 Bilim ve Teknoloji, Dünya, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler