Son Dakika


Eskiden bayramlar takvimde değil, kalpte başlardı. Bir gün öncesinden sarardı içimizi o eşsiz sevinç. Evde tatlı bir telaş, mutfaktan yükselen mis kokular; annemin maharetli elleri, babamın sessiz gururu canlanırdı gözümüzde.
Sabah erkenden kalkılırdı. Üzerimize giydiğimiz bayramlıklar sadece birer kıyafet değil, sanki mutluluğun kendisiydi. Kapılar ardı ardına çalardı. “Kim o?” diye sormaya gerek duymazdık; çünkü gelen ya komşuydu ya akraba ama en çok da “bizden biri” idi.
Şimdi ise kapılar biraz daha kapalı, sofralar biraz daha eksik, kalpler biraz daha yorgun. Gidenler var, uzak kalanlar var. Bizler, o eski bayramların sıcaklığını artık sadece içimizde arar olduk.
Ama biliyorum, bayram dediğin aslında hâlâ burada: Bir çocuğun gözlerindeki ışıltıda, bir büyüğün duasında, içten söylenen bir “iyi bayramlar” dileğinde. Belki eskisi gibi kalabalık değil artık ama bayram hâlâ var. Biz hatırladıkça, biz yaşattıkça ve en çok da kalbimizden eksiltmedikçe yaşamaya devam edecek.
Kalpten gelen her “iyi bayramlar” mesajı, aslında geçmişe gönderilen zarif bir selamdır.
Recebiye ÇATAK SEZER
Etiketler: aile bağları » Bayram anıları » Bayram gelenekleri » Bayram ruhu » Bayram Sevinci » Bayram sofraları » Bayramlık heyecanı » Çocukluk Hatıraları » Eski bayramlar » Geçmişe özlem » Gönül Köşesi » İçten bir selam » Kalpten gelen dilekler » komşuluk ilişkileri » Nostaljik yazılar » Recebiye ÇATAK SEZERYorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER