Son Dakika


Araştırmacı Yazar Adil Hacıömeroğlu, hızla yayılan sanal bağımlılığın geleceğimizi tehdit ettiğini belirterek, asıl sorunun iletişim eksikliği ve çarpıtılan “sınırsız özgürlük” kavramından kaynaklandığını öne sürdü. Uzmanlar, aile sofralarının dağılmasının ve okuma alışkanlığının yok olmasının bağımlılığa davetiye çıkardığı konusunda hemfikir.
BAĞIMLILIĞIN KÖKENİ: BİREYSEL ÇIKAR VE YOK EDİLEN SAYGI
Adil Hacıömeroğlu, yayımladığı analizde, sanal bağımlılığın sadece teknoloji kaynaklı olmadığını, asıl nedenin toplumsal çözülme ve 1980’li yıllardan itibaren bilerek yok edilen toplumsal değerlerde yattığını iddia etti. Hacıömeroğlu’na göre, emperyalist bir izlenceyle topluma sunulan “sınırsız özgürlük” anlayışı, bencilliği körükleyerek milyonlarca kişinin çıkarını tek bir kişinin yararına feda etti.
Yazar, bu yanlış algının toplumda “Ben özgürüm, istediğim gibi davranırım, kimse karışamaz” biçiminde bir kural tanımazlık ve zorbalık düzeni yarattığını belirtiyor. Ortaokul yıllarındaki “Başkasının özgürlüğünün başladığı yerde senin özgürlüğün biter” tanımının yok edilmesiyle, kişilerin birbirine ve topluma olan saygısının ortadan kalktığını vurguladı.
Toplum olarak konuşmaktan ve insancıl ilişkilerden hızla uzaklaşmaktayız. Oysa söyleşmek, duygu ve düşüncelerin aktarımıyla tinsel bir sağaltım sağlıyor.”
AİLE SOFRALARI ÇÖZÜLÜYOR, İLETİŞİM TELEFONA TAŞINIYOR
Hacıömeroğlu, toplumsal çözülmenin ilk olarak evlerde başladığına dikkat çekiyor. Artık dört kişilik bir ailenin bile aynı sofrada bir araya gelemediğini, herkesin kendi odasında sanal dünyasına çekildiğini belirtiyor.
Geleneksel Türk kültüründe sofranın sadece yemek yeme alanı değil, aynı zamanda duygu, düşünce ve sorunların paylaşıldığı eşitlikçi bir alan olduğunu hatırlatan yazar, sofraların yok olmasıyla aile bağlarının koptuğunu ve bunun toplumsal çözülmeyi hızlandırdığını ifade etti. Çocukların sanal dünyasından ayrılmamak için en yaşamsal gereksinimleri olan yemek için bile annelerine telefonda sipariş verdiğini üzülerek belirtiyor.
GERÇEKLİKTEN KOPUŞ VE BİLİNÇSİZ KUŞAKLAR
Sanal bağımlılığın artmasının temel nedenlerinden biri de bireyleri gerçeklerden, doğadan ve tarihten koparması.
Yazar, günümüz çocuklarının bahçedeki üç farklı ağaç türünün adını bilmediğini, tarih ve anadillerine yeterince egemen olmadıklarını söylüyor. Okuma alışkanlığının giderek yok olmasıyla genç dimağlara dünya egemenlerinin düşüncelerinin pompalandığını ve bunun özgün düşünme yeteneğini engellediğini savunuyor.
Hacıömeroğlu, okumayan, sığ düşünceli, sanal dünyanın tutsağı olan çocuk ve gençlerin şiddete yöneldiğini, bu şiddetin ise en çok akran zorbalığı ve hatta ev içi şiddet olarak ortaya çıktığını kaydetti.
Çözüm Yolu:
Adil Hacıömeroğlu, bu tehlikeli gidişattan kurtulmak için tek çıkış yolunun çocuk ve gençleri sanal dünyanın büyüsünden kurtararak gerçek yaşamın içine çekmek olduğunu vurguladı. Yazar, Türkiye’nin geleceğine yapılacak en büyük yatırımın okuma alışkanlığını yeniden kazandırmak için seferber olmak olduğunu belirterek yazısını sonlandırdı.
Etiketler: Adil Hacıömeroğlu » AHTAPOT KOLLARI GİBİ SARIYOR » AİLE SOFRALARI ÇÖZÜLÜYOR » Akran zorbalığı » Araştırmacı Yazar Adil Hacıömeroğlu » BAĞIMLILIĞIN KÖKENİ: BİREYSEL ÇIKAR VE YOK EDİLEN SAYGI » Başkasının özgürlüğünün başladığı yerde senin özgürlüğün biter » Ben özgürüm » bilim haber » çocuk haber » çocuk oyunları » çocuk ve gençleri sanal dünyanın büyüsünden kurtarmak » Çocukların sanal dünyası » doğadan ve tarihten koparma » ev içi şiddet » gerçek yaşam » GERÇEKLİKTEN KOPUŞ VE BİLİNÇSİZ KUŞAKLAR » Hacıömeroğlu » iletişim » İLETİŞİM TELEFONA TAŞINIYOR » istediğim gibi davranırım » kimse karışamaz » okuma alışkanlığı » özgün düşünme yeteneği » SANAL BAĞIMLILIK TOPLUMSAL ÇÖZÜLMEYİ TETİKLİYOR » sınırsız özgürlük » teknoloji haber » telefon haber » toplumsal çözülmeYorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER