Son Dakika


İstanbul’un en hareketli caddelerinden birinde, her gün binlerce kişinin yanından fark etmeden geçtiği, sıradan bir taş sütun duruyor. Ancak bu mütevazı yeşil mermer, sadece bir mimari detay değil, Mimar Sinan’ın büyük bir sırrı ve eski İstanbul’un geometrik merkezi olma unvanını taşıyor.

Mimar Sinan’ın Hassas Hesabı
Rivayetlere göre Kanuni Sultan Süleyman, genç yaşta kaybettiği oğlu Şehzade Mehmed için görkemli bir külliye (Şehzadebaşı Külliyesi) yaptırmaya karar verdiğinde, Mimar Sinan’dan külliyenin, Suriçi İstanbul’un tam orta noktasına inşa edilmesini istedi.
Bunun üzerine Mimar Sinan, Eyüp’ten Sarayburnu’na kadar uzanan hassas ölçümler yaparak bu noktayı tespit etti. Külliyenin güneydoğu köşesine, yani bugünkü Şehzadebaşı Camii’nin avlu duvarının hemen dış köşesine, bu merkezi işaretlemek için özel bir taş sütun dikti.
Evliya Çelebi’den Onay: Ünlü seyyah Evliya Çelebi de Seyahatnâme’sinde bu durumu teyit ederek, “Bütün mühendisler, üçgen şekilli olan İstanbul’un ortası bu Şehzade Camii yeridir,” notunu düşmüştür.

Dönen Sütundan “Mısır Pudingi”ne
Yaklaşık 470 yıldır yerinde duran bu sütun, tarihte birçok özelliğe sahiptir:
Dönen Sütun: Eskiden alt ve üst kısımlarının demir millere oturtulmuş olması sayesinde dönebildiği rivayet edilir. Ancak yol seviyesinin zamanla yükselmesi ve asfalt/kaldırım çalışmaları nedeniyle bu özelliğini kaybetmiştir ve büyük bir kısmı toprağa gömülmüştür.
Taşın Gizemi: Rengi nedeniyle yaygın olarak yeşil somaki mermer, porfir ya da granit sanılan taşın asıl bilimsel adı, Roma döneminde Mısır’daki ocaklardan getirilen “Mısır pudingi” (litolojik tanımıyla “metakonglomera”) olarak biliniyor. Antik Roma’daki adı ise “Lapis Hexecontalithos” (Altmış taşlı kaya) idi.

Tarihin Sessiz Tanığı Tehlikede
Günümüzde, üzerinde İstanbul’un Orta Noktası başlıklı bilgilendirici bir tanıtım levhası bulunmasına rağmen, bu tarihi anıt nokta hâlâ hak ettiği ilgiyi ve korumayı görmüyor. Uzmanlar, sütunun çevresindeki kaldırım ve yol çalışmaları nedeniyle zarar gördüğünü, çatlaklar oluştuğunu ve araç çarpması gibi risklere açık olduğunu belirtiyor. Bu önemli kültürel mirasın acilen koruma altına alınması ve daha estetik bir düzenleme ile sergilenmesi gerektiğini vurguluyorlar. Böylece, levhadaki bilgiye rağmen yanından hızla geçip gidenlerin dahi bu noktanın değerini anlaması sağlanabilir.

Bu taş, sadece bir coğrafi merkezi değil, aynı zamanda Mimar Sinan’ın dehasını ve bir medeniyetin kendine güvenini temsil eden, İstanbul’un ruhuna dikilmiş eşsiz bir işarettir.
Etiketler: Altmış taşlı kaya » Evliya Çelebi » Evliya Çelebi Seyahatnâmesi » Hasbahçe Gazetesi Özel Haber » İstanbul’un geometrik merkezi » İstanbul’un Kalbi » kanuni sultan süleyman » Lapis Hexecontalithos » litolojik » mermer » metakonglomera » Mimar Sinan » Mimar Sinan kimdir » Mimar Sinan’ın büyük sırrı » Mimar Sinan’ın Hassas Hesabı » Mısır Pudingi » Roma » Şehzade Mehmed » Şehzade Mehmed Külliyesi » Şehzadebaşı Külliyesi » Şehzadebaşı’ndaki Sessiz Sütun ve Mimar Sinan’ın Sırrı » seyahatname » Suriçi İstanbul » Tarihin Sessiz Tanığı Tehlikede » yeşil mermer » yeşil somaki mermerYorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER