Son Dakika


Tarihsel Adalet Bilinci ve Günümüz Ekonomik Tehditleri
Avrupa’da İlki Başardık: Fenerbahçe arsaVev Adını Son 16’ya Yazdırdı!
Konya’daki Tarihi Maç 89. Dakikada “Filistin Özgür Olana Kadar” Ertelendi
Bursa’da Büyük Hayal Kırıklığı: İtalya’ya Boyun Eğdik
Çin ve Asya Medyasından Gündem Sarsan Analiz: Türkiye İki Satranç Tahtasında Aynı Anda Hamle Yapıyor
UEFA Uluslar Ligi Başladı: Millilerden Dirençli Başlangıç ve Tüm Maçların Analizi
Dil, bir ulusun yalnızca anlaşma vasıtası değil; onun hafızası, kültürel kökleri ve düşünce dünyasının en hassas sınırlarıdır. Tarih boyunca medeniyetler, kendi öz dillerini koruma ve geliştirme mücadelesini millet olma bilincinin merkezine koymuşlardır. Bu bağlamda, Türk dilinin sadeleşmesi, halkın rahatça anlayabileceği bir yazı diline kavuşması yolunda atılan adımlar, Osmanlı’nın son dönemlerinden Cumhuriyet’e uzanan köklü bir fikir tarihine sahiptir.
Bu tarihî hafızanın en dikkat çekici belgelerinden biri, 19 Mayıs 1894 tarihinde Sultan II. Abdülhamid tarafından idadîlere (liselere) gönderilen resmî tamimdir. Prof. Fuat Köprülü’nün neşriyatına ve Nihat Sami Banarlı’nın Türkçenin Sırları (s. 206) adlı eserine dayanan bu metin, Osmanlı döneminde yazı dilinin anlaşılırlığı ve Türkçenin korunması adına ortaya konulan hassasiyeti gözler önüne sermektedir.
Sultan II. Abdülhamid’in 1894 Tarihli Tamimi ve Dil Anlayışı
Söz konusu tamimde, yazı dilinin güzel ve doğru olmasının temel şartının “alışılmamış kelimelerle söylenmeyişine” bağlı olduğu açıkça vurgulanmaktadır. Metne göre, yazıda Arapça ve Farsça kelimelerin hepsi birden kullanılmaya kalkışıldığında halkın anlamakta zorlandığı yapay bir lisan ortaya çıkmaktadır. Oysa maksadın, meramı açık ve anlaşılır kılmak olduğu belirtilerek şu çarpıcı tespitler yapılmaktadır:
Sâdelik ve Akıcılık: Mümkün olduğu kadar Türkçe kelimeler kullanarak açık yazılmış sözler, meram ve maksadı tam olarak anlatır; dilde kolaylık ve akıcılık sağlar.
Kelime Gösterişinden Kaçınma: Eski yazarların ne kadar çok Arapça ve Farsça kelime bildiklerini göstermeyi marifet saydıkları, örneğin dilde “taş” kelimesi varken kimsenin bilmediği “denk” veya “hacer” kelimelerini kullanmayı zarafet zannettikleri ifade edilmiştir. Bu durum, dildeki pek çok Türkçe kelimenin unutulmasına yol açmıştır.
Halk Dilinin Esas Alınması: Yazı dili için İstanbul ahalisinin konuştuğu lisanın esas tutulması, cümlelerin sade ve açık yazılarak kelimelerin mümkün mertebe Türkçe olması gerektiği savunulmuştur.
Dinî ve İlmî Dillerin Konumu: Arapça ve Farsçanın okullarda okutuluş gayesinin bu dillerle yazılmış ilmî eserleri anlamak ve Kur’an-ı Kerim’i doğru okumak olduğu; yoksa Türkçeyi Arapça ve Farsça kelimelerle doldurmak olmadığı net bir şekilde vurgulanmıştır. Örnek olarak, bir çocuğun babasına “Babacığım” demesinin kalbe tesir ettiği, aynı sözün süslü tamirlerle ifade edilmesinin ise etkiyi azalttığına dikkat çekilmiştir.
Günümüz Eğitim Politikaları ve Kurumsal Hassasiyetler
“Kaleme aldığım bu makalede söz konusu tarihî belgeyi Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a arz ederken, yöneticilerin her fırsatta Sultan II. Abdülhamid’e duydukları sevgi ve saygıya dikkat çekmekteyim.
Büyük Hakan’ın dilin ve dinin anlaşılabilmesi adına Türkçenin anlamına binaen bizzat bu tamimi kaleme aldığını hatırlatarak, Türk milletinin en hassas ve kutsal kurumu olan eğitimin, cemaatler ve tarikatlar eliyle yürütülen yapılanmalara açılmaması gerektiğini savunmaktayım. Geçmişte yaşanan acı tecrübelerin unutulmaması ve bu tür hassas alanlarda nifak tohumlarının yeşermesine izin verilmemesi gerektiği çağrısında bulunuyorum.
Türk dili Türk ırkının saf ruhunu temsil eder. Tıpkı “lotus çiçeği” gibi.
Necati YÜZÜAK
Etiketler: 1894 tamimi » dil tarihi » eğitim politikaları » Fuat Köprülü » millî eğitim » Necati Yüzüak » nihat sami banarlı » osmanlıca türkçe » sade türkçe » Sultan Abdülhamid » tıpki lotus çiçeği » Türk Dili » türkçe bilinci » türkçe makale » türkçenin sırlarıYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
06 Ekim 2026 Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Soru/Yorum, Tüm Manşetler
06 Ekim 2026 Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Sivil Toplum, Tüm Manşetler
04 Ekim 2026 Dünya, Ekonomi, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler
04 Ekim 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Spor, Tüm Manşetler