Son Dakika


İspanya’ya artan göç hareketliliği Fas-İsrail komplosu mu?
10 Kişi Kalan Beşiktaş Çekya’dan Avantajla Döndü: Avrupa’da 100. Zafer!
Fenerbahçe, Sturm Graz Maçında Avantajı Kaptı
Türk Bilardosunun Gururu Semih Saygıner PBA’da Gümüş Madalya Kazandı
U17 Dünya Güreş Şampiyonası’nda 3 Sporcumuzdan 3 Büyük Başarı!
Beşiktaş Avrupa’da Turladı: Midtjylland Engelini İki Golle Geçti
Gerek siyasette gerekse sendikal zeminde sahici toplumsal karşılık ve meşrutiyet en temel varlık sebebidir. Anlık ve konjonktürel sorunları, sadece bir rekabet artığı olmanın verdiği hırsla ortaya çıkan oluşumların uzun soluklu ayakta kalabilmesi eşyanın tabiatına aykırıdır.
Ne kadar cafcaflı açılışlar yaparsanız yapın; arızi sorunlar üzerine inşa ettiğiniz partiler, sendikalar ya da sivil toplum kuruluşları, kendilerine ayrılan süre dolduğunda dışarıdan kurgulanmış birer proje misali kepenkleri indirmek zorunda kalır. Seçim zamanlarında elimize tutuşturulan oy pusulası ile Mayıs mutabakatı sürecinde imza atacağımız listenin benzerliği —bir büyüğümüzün ifadesiyle— merdiven altı, adını dahi duymadığımız nice yapıyı önümüze çıkarır.
Ana akım sendikaların içinden benzer nedenlerle türeyen yapıların da rekabet artığı olmakla malul siyasi partilerin de bu ülkeye ve kamu çalışanlarına bir fayda üretemediği, üretemeyeceği açıktır.
Bilim Sanat Vakfı hikâyesinden, başbakan başdanışmanı olarak hizmet verdiği yıllardan ve Stratejik Derinlik okumalarından tanıdığımız Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu partisinde bir gelecek olmadığını nihayet anlayarak “Gelecek Partisi’ni bugüne taşıyan dava arkadaşlarımızla yaptığımız istişareler neticesinde, kirlenmiş siyasi iklimin bir parçası olmamak amacıyla parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi’nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı almış bulunuyoruz” sözleri, bana hem siyaseti hem de sivil alanı kirleten derme çatma yapıları yeniden hatırlattı.
Sayın Davutoğlu’nun “kirlenmiş siyasi iklim” derken bu iklime kendisinin de su taşıdığının ne kadar farkında olduğu bilinmez; lakin aldığı bu kararın bir arınmaya vesile olması en büyük temennimizdir. Sendikal alanı kirleten —tabir caizse— irapta mahalli olmayan, elde edilen her kazanımın üstüne sosyal medya algı yönetimi ve illüzyon aparatlarıyla çöreklenen sendikamsı yapıların da Gelecek’ten ibret alarak tez zamanda vaziyet almaları gerekir.
Mesleki dayanışma sathının bölünmüşlüğü yetmezmiş gibi bir de hizmet sınıfları ve unvanlar üzerinden memuru parçalayan sorunlu yaklaşımların kime hizmet edeceği aklıselim sahibi herkesin malumudur. Memur sendikacılığı için zaten zor bir alan olan üniversitelerde; idari personeli akademik personelden, üniversite çalışanlarını Millî Eğitim çalışanlarından ayıran lokal zihniyetli yapılar ile unvan ve sınıf bazlı örgütlenme dayatan sendikaların ortak özelliği, çalışanların birliğini sahici bir gerekçe olmaksızın parçalamaktır. Bu durum da doğal olarak işverenlerin ve hükümetlerin işine yaramaktadır.
Tecrübe ile sabit bir hakikat var ki; Ne siyasette ana gövdeden ayrılanların kurduğu türedi partilerden millete bir hayır gelir, ne de sesi çok çıkan lakin kamusal alanda gerçek karşılığı olmayan küçük sendikalardan kamu çalışanlarına bir fayda sağlanır.
Sahicilikten uzak, tabeladan ibaret ve sosyal medyadaki kurgusal köpüklerle ayakta kalmaya çalışan küçük sendikaların da türedi partilerin de akıbeti aynı olmaya mahkûmdur. Hakiki temsil; tabela büyüklüğüyle değil, sahici toplumsal karşılıkla ve köklü örgütlü güçle mümkündür.
Demedi demeyin, vesselam!
İdris ŞEKERCİ
Etiketler: Ahmet Davutoğlu kararı » bürokratik sendikacılık » Gelecek Partisi kapanması » İdris Şekerci » kamu çalışanları hakları » liyakat ve siyaset » memur sendikaları » sahicilik ve siyaset » sendikal birlik » sivil toplum eleştirisi » siyasi ahlak » siyasi iklim » tabela sendikacılığı » toplumsal karşılık » türedi siyaset » yerli ve milli siyasetYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
04 Ağustos 2026 Ekonomi, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Sivil Toplum, Siyaset, Tüm Manşetler
28 Temmuz 2026 Din ve Yaşam, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Nereye Gitsem, Sivil Toplum, Tüm Manşetler
27 Temmuz 2026 Din ve Yaşam, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler
27 Temmuz 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Siyaset, Tarih, Tüm Manşetler