Son Dakika


BU YÜZYIL AF DİLEME YÜZYILIDIR
Ümmetin Yiğit Evladı Aliya İzzetbegoviç’i Vefatının 23. Yılında Rahmetle Anıyoruz
Bizim de Suçumuz Var
AZERBAYCAN’DAN TÜRKİYE’YE İNANÇ HÜRRİYETİNİN EVRENSEL SINAVI
Bir Başörtüsünden Fazlası Var, Bilesin Azerbaycan
FIRTINA VE KARTAL’IN AVRUPA ZAFERLERİNDEN PAZARTESİ DERBİSİNE…
Sabah haberlerine bakarken bir öğrenci velisinin okulda herkesin içinde öğretmene demir çubukla saldırısı görüntüleri ile sarsılmaya devam ediyorum.
Doktorlara saldırılar, polislere saldırılar, askere saldırılar. Saldırı oğlu saldırı…
Peki, kim bu saldırıların sahipleri diye baktığımızda bunun sosyolojik olarak bir tanıma ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Çünkü yaşım ve yaşadıklarım dikkate alındığında bunu bir şekilde anlatmak ihtiyacı olarak görmekteyim.
Sosyal kimlikler önceleri geleneklere, törelere, tarihten kalma inançlara ve gerçek anlamıyla atalardan gelen sosyal ağlara dayanıyordu. Çünkü öğretmen bizim için kutsaldı. Çünkü yukarıdaki bahse konu devletinin ve milletinin emrinde çalışan insanlara değil saldırı, üstüne üstlük itibar gösterilirdi…
İşte sorun burada başladı. Geleneksel sosyal ağların zayıflamasıyla güçlenen, yeni sosyal kimlikler ve bağlılık alanları melez kimlikleri üretti. Son zamanlarda ortaya çıkan bu kimlikler, terör ve şiddet yanlısı sosyal grupların alan bulmasını sağladı. (Bugünkü çete, cemaat, mafya, parti, dernekler vs.)
Dikkat ettiniz mi?
Bu grupların türetilmesinde etnik (PKK), tarihi (dini hikâyeler) metaforlar, kısa yoldan zenginlik gibi statüler elde etmede kullanılan kimliklerin ortaya çıkması sağlandı. Bunun için çağdaş iletişim ve ikna teknolojileri melez sosyal kimliklerin üretimini ve çoğaltılmasını kolaylaştırdı.
Çok garip bir durum daha var. Bu gruplar tüm bunları yaşayarak kendilerini geçmiş törelerin, dini inançların geleneklerin, yerleşimlerin ve bağlılıkların uzantısı veya temsilcisi sayıyorlar. Mesela bugünkü bazı partiler veya gruplarda bu söylemleri görebilirsiniz.
Sonra tuhaf bir şey daha oldu. Bu gruplar gün gelince geçmiş tüm yaşam ve sözlerini terk ederek melez olmanın dayanılmaz dürtüsü ile geçmiş inkâr ve terki ile yeni söz ve davranışları sergileyebilir.
Eskiden cemaat, kabile, aşiret, etnik köken, mezhep ve tarikat gibi sosyal oluşumlar; toplumdaki insanlara sosyal kimlikler verirdi. Aidiyet!
Şimdi ben bu melez kimliklere bir aidiyet veremedim!
Sorun burada?
Sayın Millî Eğitim Bakanı, Sayın Ekonomi Bakanı, Sayın Diyanet İşleri Başkanı, Sayın İçişleri Bakanı, Sayın, Sayın… Bir gidişat var farkında mısınız?
Kaybedilen Türk ve ahlaklı insan olma özelliği!
Buraya niye Müslüman yazmadım biliyor musunuz?
Bu yaşanan İslam kültür ve ahlakı ne Tevhid inancına ne de Muhammedi ahlaka ne de Kur’an’ın içinde göremediğim için yazmadım.
Vesselam.
Necati YÜZÜAK
Etiketler: kimlik » melez » Necati Yüzüak » uyarıyoruz » yeni nesil » YENİ NESİL KİMLİKLERYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
20 Ekim 2026 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tüm Manşetler
20 Ekim 2026 Bilim ve Teknoloji, Din ve Yaşam, Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tarih, Tüm Manşetler
19 Ekim 2026 Din ve Yaşam, Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler
19 Ekim 2026 Dünya, Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Sivil Toplum, Siyaset, Tüm Manşetler