Son Dakika


Filenin Sultanları Tarih Yazdı: Milletler Ligi’nde ŞAMPİYON TÜRKİYE
Yeni Nesil Savaş Stratejisi
Filenin Sultanları Adını Finale Yazdırdı: Çin’i Set Vermeden Geçen Türkiye, Brezilya’nın Rakibi Oldu!
Batı Şeria’da Meşru Direniş: İşgalci Baskınına Karşı Halk Onurunu Savundu
Siyah-Beyazlılar Avrupa’ya Avantajla Başladı: Beşiktaş 1-0 Midtjylland
Başakşehir Rövanş İçin Umutlu: Inter Turku Engeli İstanbul’da Aşılamadı
Türkiye ne zaman kendi medeniyet kodlarıyla barışmaya, küresel dayatmalara karşı dik durmaya başlasın; hemen tanıdık bir koro, senkronize bir şekilde kirli bir gürültü koparıyor. Bakıyorsunuz TMMOB, DİSK, KESK, Türk Tabipleri Birliği ve bilumum şürekâsı, sanki tek bir merkezden düğmeye basılmışçasına aynı nakaratı seslendiriyor. Bu yapıların beslenme kaynaklarının aynılığı ve o çok özledikleri “Eski Türkiye” vesayetine duydukları derin özlem, bugün artık saklanamaz bir boyuta ulaşmıştır.
Sessiz Kalanların “Laikatak” Nöbeti
Bu koro, dünyayı dizayn etmek için her türlü ahlaksızlığı mübah gören Epstein Adası’ndaki o kirli istismar düzenine karşı -ne hikmetse- dilsizdir. Dünyayı dizayn ederek devletleri, yönettikleri eller eliyle pranga altına almak isteyen MOSSAD yapımı küresel tezgâh karşısında sessizliğe bürünürken; konu bu toprakların ruhunu yansıtan etkinlik ve uygulamalar olduğunda anında “laikatak” nöbetine girmektedir.
Bu zihniyetin eğitim camiasındaki uzantıları olan Eğitim-İş ve siyam ikizi Eğitim-Sen’in, malum koronun nakaratı ile hareket etmeleri bu yüzden bizi hiç şaşırtmadı. “Merdi kıpti şecaat arz ederken sirkatin söyler” sözünün hakkını vererek aldıkları eylem ve basın açıklaması kararı hayırlı(!) olsun. Bu şer cephesinin, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in talimatıyla okullarda düzenlenen Ramazan etkinliklerine karşı adeta teyakkuza geçmiş olması, saflarımızı ne kadar sık tutmamız gerektiğini bir kez daha hatırlatmış oldu.
Bu arada kendilerine teşekkür etsek azdır. Malum sendikaların bu tutumlarının gereği olarak iş yeri ziyaretlerinde de aynı cesareti göstermelerini bekliyoruz. Öğretmenler odasına uğradıklarında Ramazan ayı etkinlikleri başta olmak üzere karşı oldukları ne varsa açık yüreklilikle ortaya koymalarını bekliyoruz. Böylece özlük hakları ve eğitim çalışanlarının sorunlarının ardına sakladıkları gerçek yüzlerini de hep birlikte görmüş olacağız.
Birbirimizi kandırmanın manası yok; mesele ne hukuk ne de mevzuat! Biz bu “ikna odası” artıklarının cemaziyelevvelini 28 Şubat’ın karanlık günlerinden biliyoruz. Geçmişte aynı örgüt çatısı altındaki bu siyam ikizi sendikaların ve uzantısı sözde STK’ların, postmodern cunta eliyle başörtüsü başta olmak üzere milletin inancına karşı o gün nasıl da tek sıra halinde vaziyet aldıklarını unutmadık.
Kadın çalışanların pantolon giyme hakları için birlikte iş bırakma eylem kararı aldığımız günün ertesinde, başörtüsü için aynı duyarlılığı gösterme çağrımız üzerine ortaya koydukları iki yüzlü tavrın aynısını; Türkiye’nin normalleşme eğilimi gösterdiği günlerde sivil itaatsizlik eylem kararı aldığımız ve başlattığımız imza kampanyası sürecinde de tekrar görmüş olduk. Her zaman olduğu gibi o gün de milli ve manevi değerler söz konusu olduğunda “laiklik” sopasına sarılan bu sendikaların ve ağababalarının, bugün ortaya koydukları tavırla yerli versiyon bir İslamofobi taşeronluğu yaptıklarının farkındayız.
Kirli İttifak ve Fosilleşmiş Bildiriler
İşin en ibretlik tarafı ise sergilenen bu çifte standarttır. Kendi topraklarının bin yıllık Ramazan geleneğini, okullardaki pano süslemelerini ve paylaşma kültürünü; hasmane tutumlarının klişe söylemi “irtica” kavramıyla yaftalayarak “tehdit” olarak görenler, iş LGBT ve toplumsal cinsiyet gibi dış kaynaklı sapkın ideolojilerin okul sıralarına sızmasına gelince çekinmeden öncülük yapmaktadır. Küresel sapkınlıkların avukatlığını yapıp bu milletin değerlerine savaş açan bu yapılar, tarihin tozlu sayfalarında birer “yabancılaşma örneği” olarak kalmaya mahkûmdur.
Şunu açıkça ifade edelim: TMMOB, DİSK, KESK, TTB ve şürekâsının kaleme aldığı o ortak bildiriler, basın açıklaması çağrıları ve “sözde aydınların” sipariş usulü başlattığı imza kampanyaları; Eski Türkiye’nin miadının dolduğu gerçeğini zerre kadar değiştirmeyecektir. Milletin iradesini sivil toplum tabelası ardına gizlenmiş siyasi ajandalarla dizginleme devri artık kapandı. Milletin vicdanında karşılığı olmayan hiçbir kâğıt parçası bu yürüyüşü durduramaz.
Ya Alışacaksınız ya da Türünüzün Son Örnekleri Olarak Tükeneceksiniz!
Sendikacılığı özlük hakları üzerinden değil, ideolojik bir kavga sahası üzerinden okuyan bu “halka rağmen halkçı” zihniyet için yolun sonu göründü. Kendi toplumuyla kavga eden, küresel ifsad projelerine kapı açan bir anlayışın ne eğitim camiasında ne de bu aziz milletin gönlünde tutunabilme şansı vardır.
Dünün “Beşli Çetesi” heveslilerine hatırlatmakta yarar var: Eski Türkiye düzeni sona erdi.
Bu yeni gerçeğe, bu yerli ve köklerimizle barışık duruşa ya alışacaksınız ya da bu dalganın altında kalıp yok olacaksınız.
İdris ŞEKERCİ
Etiketler: eğitimde ramazan etkinlikleri » Eski Türkiye vesayeti » ideolojik sendikacılığın iflası » idris şekerci » ikna odası artıkları » islamofobi taşeronluğu » küresel dayatmalara karşı dik duruş » küresel ifsad projeleri » laikatak nöbeti » milletin iradesi ve sivil toplum » Milli ve Manevi Değerler » sendikal ideolojik kavga » sessiz kalanların çifte standartı. » toplumun medeniyet kodları » vesayet korosu » yerli ve milli duruşYorum yapabilmek için Giriş yapın.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
26 Temmuz 2026 Din ve Yaşam, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Sivil Toplum, Teknoloji, Tüm Manşetler
26 Temmuz 2026 Din ve Yaşam, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Sivil Toplum, Tüm Manşetler
26 Temmuz 2026 Bilim ve Teknoloji, Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Siyaset, Teknoloji, Tüm Manşetler
26 Temmuz 2026 Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tüm Manşetler